

Dünyanın Kaderi
The China Syndrome
Yonetmen: James Bridges
Vizyon Tarihi: 16 Mart 1979
Konu
Jack Lemmon, Jane Fonda ve Michael Douglas, nükleer enerji kullanımının tehlikelerine ve televizyon haberlerinin gücüne dikkat çeken bu gerilim filminin başrollerinde. Alternatif enerji kaynakları hakkında raporlar hazırlayan gazeteci Kimberly Wells (Jane Fonda), nükleer santralde bir kazaya tanık oluyor. Kazayı halka bildirmek isteyen Wells, kendini komploların içinde bulunca, kazayı istemeyerek de olsa gizli tutmak zorunda kalıyor. 1979 yılının en çok tartışılan filmlerinden biri olan The China Syndrome, ününü bir ölçüde filmin gösterime girmesinden tam on iki gün sonra gerçekleşen Three Mile Island nükleer felaketine borçlu.
Oyuncu Kadrosu

Jane Fonda
Kimberly Wells

Michael Douglas
Richard Adams

Jack Lemmon
Jack Godell

Scott Brady
Herman De Young

James Hampton
Bill Gibson

Peter Donat
Don Jacovich

Wilford Brimley
Ted Spindler

Richard Herd
Evan McCormack
Daniel Valdez
Hector Salas
Stan Bohrman
Pete Martin
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Emektar CIA ajanı Gaylord Oakes'i zorlu bir görev beklemektedir. Bir sokak serserisi olan Jake Hayes'in tıpatıp benzeri olan ajan kardeşi Kevin Pope öldürülmüştür. Hayes'den bir ajan yaratıp öldürülen kardeşinin yerini almasını sağlamak zorundadır. Üstelik bu zor işi başarmak için önünde sadece dokuz günlük süre vardır. Aksi takdirde hassas nükleer silahlarla ilgili bir anlaşmanın görüşmeleri başlayacak, bunu başaramaması halinde ise herşey için çok geç olacaktır...
Gizli Ortak

Yakın gelecekte Japonya'da, hükümet gençlerin neden olduğu şiddet eğlemlerinin önüne geçememektedir. Öğretmenler, aileler kısacası tüm toplum gençliğin yarattığı korku bulutuna teslim olmuştur. Japon hükümeti olayların kızışmasının ardından "Battle Royale" denilen kanunları kabul etmiştir. "Battle Royale" kanunlarına göre her yıl ülke içinden rastgele bir lise sınıfı seçilir ve bu sınıfın öğrencileri yerini yine hükümetten kimsenin bilmediği bir adaya götürülürler. Bu seneki "Battle Royale" için Nobu'nun sınıfı seçilir. Nobu ve arkadaşları hükümet tarafından "Battle Royale" adasına kaçırılırlar. Adada onları öğretmenleri Takeshi karşılar ve oynayacakları oyunun kurallarını açıklar. Kurallar basittir, Nobu ve 41 arkadaşından sadece bir kişi adadan canlı ayrılabilecektir. Hükümet gençlerin herbirine, içinde farklı silahlar ve yeterli yiyecek bulunan bir çanta verir. Gençler, adadan canlı çıkabilmek için 3 gün içinde birbirlerini öldürmek zorundadırlar...
Ölüm Oyunu

Film detaylari icin tiklayin...
La Mort en direct

Amerika uyuşturucuya karşı verdiği savaşı kaybetmiş durumdadır. Uyuşturucu yüzünden, ajan Fred, Bob isminde uyuşturucu satıcısı olan ikinci bir kişilik geliştirmiştir. Fred'in meslektaşları Bob'u yakalamak üzere bir operasyon başlatırlar ve çözülmesi olanaksız bir yolculuk başlar. Philip K. Dick'in sevilen romanı A Scanner Darkly, gerçek oyuncular üzerine gelişmiş bir animasyon tekniği ile hayat buluyor.
Karanlığı Taramak

Film detaylari icin tiklayin...
Diva

Gerilim sinemasının büyük ustası Alfred Hitchcock “Spellbound”da Sigmund Freud’un psikanaliz teorileriyle bir cinayet çözümlemesi yapıyor. Hitchcock’un düş sekansları için ressam Salvador Dali’yle çalıştığı film, göreve yeni atanan müdürünü bekleyen bir akıl hastanesinde başlıyor. Doktor Ballantine’in gelişiyle merakları bir kat daha artan hastane sakinleri, doktorun kimi tuhaf hallerine anlam vermekte zorlanacak, hatta içlerinde onun katil olduğunu ileri sürenler bile olacaktır.
Öldüren Hatıralar

Amerika’yı etkileyen gerçek bir olaydan uyarlanan Bordertown, bir kadının adalet için verdiği hırslı mücadelesinin öyküsüdür. Lauren Frederick (Jennifer Lopez) Chicago Herald’da çalışan hırslı bir gazetecidir. Editörünü (Martin Sheen) etkilemeyi amaçlayan Lauren ona büyük bir hikaye sözü verir ve araştırma yapmak üzere Meksika sınırındaki Juarez’e gider Juarez korkuyla sarılmış bir şehirdir. Yüzlerce yerel kadın vahşi bir şekilde tecavüze uğrayıp öldürülmüşlerdir ve yetkilerden hiçimse bunu dikkate almıyormuş gibi görünmektedirler.
Sınır Ötesi

1900'lerin Amerikasında orduda görevli albay William Ludlow görevinden ayrılarak, Montana'da kaya dağlarında bir evde 3 oğlu ile yaşamaya başlar. Bu arada 1. Dünya Savaşı başlar. Albayın tüm karşı çıkmalarına rağmen 3 kardeş savaşa katılır. En küçük oğlan Samuel'in öldüğü savaşın ardından diğer oğlu Tristan Samuel'in nişanlısı Susannah'la yakınlaşmaya başlar ve aralarında bir aşk başlar. En büyük kardeş Alfred'inde Susannah'tan hoşlanmaya başlamasıyla olaylar değişir ve gelişir. Bu arada kardeşinin ölümünden kendini sorumlu tutan Tristan bir çıkmazın içine girmiş bulunmaktadır.
İhtiras Rüzgarları

Annelerinin gizemli ölümünden sonra bilinmeyen bir hastalığa yakalanan iki kız kardeş hastaneye yatırılır. Tedavileri tamamlandıktan sonra eve dönen kardeşler, babalarının yeni eşi olan Eun-joo isimli üvey anneleriyle anlaşamaz. Zaman zaman üvey annelerinin garip davranışları ve kardeşlerin hastalığının tekrarlaması evde huzursuzlık yaratır. Ayrıca babalarının olaylara tepkisiz kalışı ve labirenti andıran yapısıyla yaşadıkları ev, kızları tedirgin etmeye başlar. Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de doğaüstü olayların meydana gelmesi, gerilimi arttıracaktır...
Karanlık Sırlar

Tom Mullen, zengin ve başarılı bir uçak şirketi sahibidir. Karısı Kate ve oğlu Sean ile mutlu ve yolunda giden bir hayat yaşarlarken bir gün oğullarının kaçırılması ile herşey tepetaklak olur. Sıradan kaçırılma olaylarının hepsinde olduğu gibi kaçıranlar fidye karşılığı çocuğu bırakacaklarını söylemektedirler. Buraya kadar herşey bildik bir şekilde giderken Tom’un birdenbire vermiş olduğu son derece riskli ve kaçıranlar dahil herkesi kitleyen kararı ile bütün dengeler altüst olur. Artık sadece Sean değil, fidye isteyenler de av durumuna düşmüştür.