

The Killing Floor
Yonetmen: Gideon Raff
Vizyon Tarihi: 10 Mayıs 2007
Oyuncu Kadrosu

Marc Blucas
David Lamont

Shiri Appleby
Rebecca Fay

Reiko Aylesworth
Audrey Levine

Joel Leffert
Goodman
Jeffrey Carlson
Jared Thurber
Bethany Butler
Female Caterer
Andrew Weems
Bobby Reed

Allison McAtee
Kathy Mahoni

Tina Benko
Executive #2

John Di Benedetto
Deputy
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

1978-1990 yılları arasında 53 cinayet işlemiş olan Romanovich Chikatilo; Rusya'nın tek seri katili. Film bir çiftçinin tarladaki otları temizlerken bir ceset görmesi ve kararan ekranda "bu film gerçek olaylardan esinlenmiştir" yazısıyla başlıyor. Sonraki sahnede ceset, filmdeki esas oğlanımız Teğmen Viktor Burakov’a teslim ediliyor. Tam Burakov otopsiye başlarken içeriye 6 ceset daha getirilir. Defalarca bıçaklanmış, gözleri oyulmuş, göğüsleri ve cinsel organları kesilmiş, üzerlerinde sperm olduğu belirlenmiştir. Burakov kurula durumu rapor eder. Ağzından "seri katil" ifadesi çıkar çıkmaz sert bir tepkiyle karşılaşır. Çünkü "seri katil" Komünist Parti yetkilisine göre "Batıya özgü yozlaşmış bir fenomendir" ve Komünist Sovyetler'de böyle bir durum söz konusu olamaz.
Citizen X

Film detaylari icin tiklayin...
The Exam

The Nines oyuncuların farklı rollerde göründüğü 3 kısa filmden oluşuyor. “The Prisoner” (mahkum) bir televizyon yıldızının dışarıyla tek bağlantısının menajeri ve komşusu olan iki kadın olduğu bir ev hapsinde bulmasını konu alır. Gizemli olaylar kadınların kendini gerçek dünya hakkında aldattığını düşünmesine neden olur. İkinci kısa “Reality Television” dizi yapımını anlatan bir belgesel yapımcısının, arkadaşlarının yardımıyla post prodüksiyon aşamasını atlatmasını anlatır. “Knowing” ise başarılı bir video oyunu tasarımcısının karısıyla birlikte ormanlık bir yerde arabalarının bozulması ve kızlarının geri dönülemez seçimlere kadar götüren bir gerçeği/bilgiyi öğrenmesini anlatır. Bu üç hikaye tek bir anlatımla yazar ve karakter, oyuncu ve rol, yaratan ve eseri arasındaki ilişkiyi keşfediyor.
Dokuzlar

Başarılı ve zeki bir öğrenci olan James Clayton okuduğu MIT'i birincilikle bitirerek olağanüstü bir başarıya imza atar. Bu başarı ilk olarak kıdemli bir CIA ajanı olan Walter Burke'un ilgisini çektiğinde genç Clayton'ı ekibine almak için elinden geleni yapmaya karar verir. Bir an önce hayata atılmak isteyen Clayton başlarda bu fikre sıcak bakmasa da sonradan fikrini değiştirecektir. İçine sürüklendiği bu dünya ise zorlu bir sınava dönüşecektir.
Çaylak

Avusturyalı yönetmen Michael Haneke'nin 'Kent Üçlemesi'nin ikinci ayağı olan 'Benny's Video', 14 yaşındaki bir delikanlının çektiği videolarla kendisine yarattığı alternatif gerçeklik içinde nasıl kaybolduğunu anlatan, hazmı güç bir film. Modern burjuvazinin duygusal buzullaşması üzerine yoğunlaşan film şiddetin anlamsızlaştığı bir dünyada bireyler arasında gelişen ilişkilerin şiddetle sınandığı bir öyküyü anlatıyor. Genç Benny'nin akranı bir genç kıza yaşattığı şiddet dolu deneyim ise sinemada çekilmiş en sert sahnelerden bazılarına zemin hazırlıyor.
Benny’nin Videosu

Film detaylari icin tiklayin...
Out of the Blue

Eski bir silahlı soyguncu ve şov kızı, birdenbire anne babası mafya tarafından öldürülen bir çocuğu korumak zorunda kalır. Mafya çocuğu da öldürmek ister ama önce Gloria’yı (1980’de bu rolüyle En İyi Kadın Oyuncu Oscar® Ödülü’ne aday gösterilen Gena Rowlands) aşmaları gerekecektir. Film yapımcılığındaki benzersiz yaklaşımıyla tanınan yönetmen John Cassavetes, etkileyici ve gerilim yüklü bir hikâye sunuyor. Bir muhasebecinin (Buck Henry) elinde, birçok mafya babasını uzun süre hapse attırabilecek bir hesap defteri vardır. Ancak öldürülmeden önce, defteri ve oğlunu komşusu Gloria’ya emanet etmeyi başarır. Gloria isteksizce çocuğu alıp kaçar, bir yandan da bazen silah zoruyla mafyayı uzak tutmaya çalışır. Sonunda kaçmaktan bıkar ve onlarla yüzleşmeye karar verir!
Gloria

Film detaylari icin tiklayin...
Die tödliche Maria

Cok guzel bir kara film.Ayrica filmdeki siddet dozaji oldukca degisken ilerliyor. zaten kanli acilan film, ilerleyen dakikalarda tempo durulsa da ortalara dogru adeta bir takashi miike filmine donusuyor sonunda da aslinda natural born killers, bonnie and clyde gibi manyak asiklarin dehset sactigi bir film oldugu ortaya cikiyor. bu anlamda filmin ozgun bir tarafi var yani bu katil asiklar turune hafiften bir farklilik getiriyor, ancak genelinde yine belli kliseler etrafinda donuyor.
Surveillance

Amerika’nın Büyük Bunalım yıllarında geçen filmde, FBI ajanı Melvin Purvis’in o dönemin en ünlü suçluları John Dillinger, Baby Face Nelson ve Pretty Boy Floyd’u cezaevine tıkma çabası anlatılıyor.