

Çifte Tazminat
Double Indemnity
“İlk görüşte aşk ve cinayet!”
Yonetmen: Billy Wilder
Vizyon Tarihi: 6 Temmuz 1944
Konu
Büyük bir sigorta şirketinde çalışan Walter, sondaj işinde çalışan zengin kocası sürekli seyahat ettiği için yalnız yaşayan genç ve güzel Phyllis'in evine gider ve genç kadına kapsamlı bir sigorta paketi satmaya çalışır. Sondaj işinin tehlikelerini bilen Phyllis'in sahte korkularının altında yatan hain düşünceleri fark eden Walter, genç kadının evini terk eder. Sigorta şirketlerinden para alabilmek için çevrilen dolapların ince noktalarını dahi bilen Walter, genç kadına olan hislerine yenik düşer ve Phyllis ile kapsamlı bir cinayet planı hazırlar. Plana göre, Phyllis'in kocası sigortalanacaktır ve şirketin onay vermesi sonrasında bir tren kazasında hayatını kaybedecektir. Walter'in ustaca kurduğu bu plan yolunda giderse, Phyllis'in kocası öldükten sonra sigorta şirketi bir değil, iki tazminat ödeyecektir...
Oyuncu Kadrosu

Fred MacMurray
Walter Neff

Barbara Stanwyck
Phyllis Dietrichson

Edward G. Robinson
Barton Keyes

Porter Hall
Mr. Jackson

Jean Heather
Lola Dietrichson

Tom Powers
Mr. Dietrichson

Byron Barr
Nino Zachetti

Richard Gaines
Edward S. Norton Jr.

Fortunio Bonanova
Sam Garlopis
John Philliber
Joe Pete
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

1959 yılında, pek çok insanı öldürmüş bir katil olan Kit (Martin Sheen) ile yeni kız arkadaşı Holly (Sissy Spacek), Güney Dakota'dan Montana'ya giderken suç ve cezanın hayal alemine dalmış kendi halinde bir çifttir. Gerçek mermi kullanırlar ve insanları öldürürler ama herşey aslında onlar için bir oyundur.
Kanlı Toprak

Nadine tecavüze uğradıktan sonra anlık bir öfkeyle cinayet işler ve kaçar. Kaçışında aynı acıyı yaşamış Manu ile tanışır. İki kadın, geçmiş travmalarının tetiklediği bir intikam çılgınlığına kapılarak Fransız kırsalında ölümcül bir yolculuğa çıkar. Erkekleri baştan çıkarıp acımasızca öldürürken, toplumsal normları tamamen reddederler. Polisin peşlerine düşmesiyle kaçışları giderek tehlikeli bir çılgınlığa dönüşür.
Sev Beni

Film detaylari icin tiklayin...
The Kills

Yakın gelecekte Japonya'da, hükümet gençlerin neden olduğu şiddet eğlemlerinin önüne geçememektedir. Öğretmenler, aileler kısacası tüm toplum gençliğin yarattığı korku bulutuna teslim olmuştur. Japon hükümeti olayların kızışmasının ardından "Battle Royale" denilen kanunları kabul etmiştir. "Battle Royale" kanunlarına göre her yıl ülke içinden rastgele bir lise sınıfı seçilir ve bu sınıfın öğrencileri yerini yine hükümetten kimsenin bilmediği bir adaya götürülürler. Bu seneki "Battle Royale" için Nobu'nun sınıfı seçilir. Nobu ve arkadaşları hükümet tarafından "Battle Royale" adasına kaçırılırlar. Adada onları öğretmenleri Takeshi karşılar ve oynayacakları oyunun kurallarını açıklar. Kurallar basittir, Nobu ve 41 arkadaşından sadece bir kişi adadan canlı ayrılabilecektir. Hükümet gençlerin herbirine, içinde farklı silahlar ve yeterli yiyecek bulunan bir çanta verir. Gençler, adadan canlı çıkabilmek için 3 gün içinde birbirlerini öldürmek zorundadırlar...
Ölüm Oyunu

Film detaylari icin tiklayin...
Alta tensión

Earl Brooks (KEVIN COSTNER) başarılı bir ticaret adamıdır. Karısı (MARG HELGENBERGER) ve kızı (DANIELLE PANABAKER) ile mutlu bir hayat sürmektedir. Ancak Brooks'un, bir başka yüzü daha vardır; aslında o "Parmak İzi Katili" namıyla ün salmış bir seri katildir. Tilki kadar kurnaz ikinci benliği Marshall (WILLIAM HURT) tarafından masum bir çifti öldürmek için harekete geçtiğinde, şantaj yapan bir fotoğrafçı (DANE COOK) tarafından görüntülenir. Bu son cinayeti "Parmak İzi Katili"nin kimliğini çözmeye çalışan, bunalımdaki dedektif Tracy Atwood'un da (DEMI MOORE) peşine düşmesine sebep olur...
Mr. Brooks

Film detaylari icin tiklayin...
Le Trio Infernal

Usta yönetmen John Frankenheimer'in imzasını taşıyan filmde, Paris her an Nazilerin kontrolünden çıkıp özgürlüğüne kavuşabilecek gibidir. En azından Alman subayı Albay Franz von Waldheim (Paul Scofield)'in aldığı istihbarat bu yöndedir. Yukarıdan ona gelen emir Jeu de Paume müzesindeki paha biçilmez sanat eserlerini anayurda getirmesi şeklindedir. Eserler Almanya'ya bir trenle sevk edilecek; demiryolu müfettişi Labiche (Burt Lancaster) de bu sevkiyata engel olmaya çalışacaktır. Tren sahnelerinde gerçek trenler ve istasyonlar kullanmakta ısrar eden Frankenheimer'in ne kadar haklı olduğu görülmüş, filme son derece gerçekçi ve heyecan dolu bir hava katan sahneler birçok yönetmeni etkilemişti.
Tren

Seattle'da mahkeme için çalışan çok ünlü bir psikiyatr ve kolej profesörü Jack Gram, bir seri katil olan Jon Foster'ın ölüm cezasına çaptırılması konusunda jüriyi etkileyen, mahkumiyetinden sorumlu bir kişi konumundadır. Seri katil, Jon Foster, Jack Gramm'ı kendisiyle ilgili manipülasyon yapmakla suçlar. Jon'un cezasının infazı öncesi Jack'e bir telefon gelir. Telefonda cinayeti çözmesi için sadece 88 dakikası olduğu söylenmektedir.
88 Dakika

Film detaylari icin tiklayin...