🔍 Filmleri Keşfet
Yıl, tür, puan — hangi modda olursan ol, sana uygun filmi bul.
Filtrele
5.730 film bulundu

Film detaylari icin tiklayin...
G.I. Blues

Film detaylari icin tiklayin...
Supercross

Los Angeles şehrinde 1981 yılında geçen hikayede Quincy ve Monica isimli biri kız biri erkek iki küçük çocuğun basketbola olan aşklarının aralarında nasıl bir bağ kurduğuna değinen hikayede, Quincy’in en büyük hayalinin bir NBA oyuncusu olmak istediğini görüyoruz. Monica ise kız olmasına rağmen basketbolda fazlasıyla yetenekli biridir ve başta aralarında nefretle başlayan ilişki ilerleyen zamanlarda farklı bir hal alacaktır.
Love & Basketball

Ayakları yere basan Şikagolu bir fırıncı ve müstakbel bir prenses, birbirlerine tıpatıp benzediklerini fark ettiğinde yer değiştirmek için Noel'e yakışır bir plan yapar.
The Princess Switch

Lise son sınıf öğrencisi olan Mandy’nın tek hayali, Harvard’a girebilmektir. Bekleme listesine alındığını öğrenen Mandy, nefret ettiği tek kişiden, popüler all-star sporcu Graham Lansing'den yardım istemek anlamına gelse bile, kendini kabul ettirmek için elinden gelen her şeyi yapmaya kararlıdır. Mandy, Graham'ın öğretmeni olduğunda, onda düşündüğünden daha fazlası olduğunu ve belki de hayatta Harvard'dan daha fazlası olduğunu fark etmeye başlar.
Prom Pact

36 yaşındaki Mark O'Brien, 6 yaşındayken geçirdiği çocuk felci nedeniyle, bedeninin boyundan aşağısını kullanamamaktadır. Sadece yatalak değildir, aynı zamanda demirden bir yaşam ünitesinin içinde yaşamaya mahkumdur. Evinden sadece 3-4 saatliğine çıkabilen Mark, gece gündüz bir bakıcının yardımına muhtaçtır. Tüm hayatını yatalak geçirince en büyük tutkusu yazmak ve şiir olmuştur. Fakat bu yaşa kadar kadınlarla hiçbir ilişkisi de olmamıştır. Kilise rahibinin de desteğini alan Mark, Cheryl Cohen-Greene adında profesyonel 'seks vekili' bir kadınla tanışır. Charyl'in de bir evi, ailesi ve her insan gibi sıradan dertleri vardır. İkisi profesyonel seks seansları iki insanın en samimi, en duygusal hislerini paylaşmaya başlarlar...
Aşk Seansları

Paterson gün içerisinde belli bir rutin yaşayan bir adamdır. Her gün şöforlük yaptığı otobüsüyle şehri turlar, akşam köpeğini gezdirdikten sonra bara gider, sevgilisi Laura ile sıradan ama huzurlu bir hayat sürdürür. Ve tüm bu süreçte basit ama etkileyici şiirler yazar. Laura ise evle sınırlandırdığı hayatına renk katmak için her gün farklı uğraşlar arayan, hafif çılgın bir kadındır. Paterson ve Laura farklı karakterlerine rağmen birlikte bir hayat sürdürmeyi başarırlar.
Paterson

Ölümden sonra yaşam olduğu bilimsel olarak Dr. Thomas Harbor (Robert Redford) tarafından kanıtlanmıştır ve bu “keşfin” ardından bir yıl geçmiştir. Dünya üzerindeki milyonlarca kişi “oraya gitmek” için yaşamlarına kendi elleriyle son vermişlerdir. Bu bilim adamının nöroloji uzmanı oğlu Will (Jason Segel), babasının çalışmalarını sürdürdüğü ıssız malikaneye gitmeye karar verir ve feribotta giderken genç ve depresif görünen bir kadın olan Isla (Rooney Mara) ile tanışır. İkisinin de trajik geçmişleri vardır ve ölümden sonraki hayatın kesinliğini Thomas Harbor’un ürettiği makineyle araştırmaya çalışırlarken bir yandan da birbirlerine kayıtsız kalamayacaklardır.
Keşif

Bir zamanlar aktrist olan fakat şimdi garsonuluk yapan ve sürekli duygusal dalgalanmalar yaşayan Ginny, onun kaba saba kocası olan atlı karınca operatörü Humpty, babası ile yıllardır konuşmayan fakat şimdi onun evinde peşine düşen insanlardan saklanan Carolina ve oyun yazarı olmanın hayalini kuran Mickey’in hayatı Coney Adası’ndaki lunaparkta kesişir.
Dönme Dolap

Dolly Levi, New York City'deki çöpçatanlık becerilerini arkadaşlarının aşk hayatlarını düzenlemek için kullanır ve bir yandan da sevdiği adamı kendisine aşık etmeye çalışır.
Cici Kız

Joan ve Tom uzun yıllardır evlidir. İlişkilerinde ancak bir ömrü beraber geçiren çiftlerin sahip olabileceği bir rahatlık vardır. Şefkat ve mizahla gösterilen derin bir sevgiyle bağlı olmanın getirdiği bir rahatlık. Ancak Joan’a meme kanseri teşhisi koyulunca takip eden tedavi süreci çiftin ilişkisine yeni bir boyut kazandırır ve Joan’a bir şey olursa ne olacağı sorusuyla yüzleşmek zorunda bırakır.
Ordinary Love

Dünyanın en güçlü liderinin aşık olmaya hakkı var mı?Peki ya özel hayatı olabilir mi? Eşini kanserden kaybetmiş, dul bir Amerikan Başkanı güçlü bir lobici kadına aşık olursa ne olur? Politika aşka izin verir mi? Dul Amerikan Başkanı Andrew Shepherd(Michael Douglas)beklenmedık bir şekilde çevre lobicisi olan Sydney Wade(Annette Benıng)adında güzel bir kadına aşık olur. Bu aşkın basına yansımasıyla Shepherd'ın oy oranı hızla düşüşe geçer. Bu aşamada Personel Şefi(Martın Sheen) ve Danışmanı(Michael J.Fox) onu bu zor durumdan kurtarmak için çalışmaya başlarlar...
Amerikan Başkanı

Pola (Marilyn Monroe), Loco (Betty Grable), Schatze (Lauren Bacall), üç genç ve bekar Amerikalı hanımefendi. Şehrin kaymak tabakasının mukim olduğu işlek merkezinde lüks bir daire kiralayan Pola ve Schatze'nin yanlarına Loco da katılacaktır. Filmde bu üçlünün 'zengin koca' bulma tasavvuru ve bu uğurda atıldıkları serüvenleri izliyoruz sonrasında. Üçünün de ortak hayali ve tek tutkusu budur. Öyle ki varsılların yoğun olduğu muhitlere girebilmek, partilere katılabilmek için gerekli sermayeyi dairedeki mobilyaları satarak temin edecek kadar...
Milyoner Avcıları

Jack Grimaldi'nin (Oldman) ikiden fazla hayatı vardır: Hem tecrübeli bir polis, hem eşini aldatan bir koca, hem de mafyaya bilgi sızdıran ahlaksız bir insandır. Ama Federal Polis ona Mafya'nın öldürmesini emrettiği Rus gangster Mona Demarkov'u koruma görevini verdiğinde, Jack'in bencillik ve şehvet dolu dünyası çatırdamaya başlar. Ve kendisi de baştan çıkarıcı ve içten pazarlıklı bir kadın olan Mona'da, bu karışıklığa Jack'i kendi ölümcül planlarına dahil ederek katılır!
Aşk Bir Fahişedir

Film detaylari icin tiklayin...
The Great Race

Julian Felowes tarafından sinemaya uyarlanan yeni filmde Romeo rolünü, daha önce birkaç televizyon dizisinde rol alan Douglas Booth, Juliet'i ise genç yaşta Oscar adaylığı bulunan Hailee Steinfeld canlandırıyor. Juliet'in kuzeni Tybalt rolünde de Gossip Girl'den tanıdığımız Ed Westwick var. 2013 yapımı "Romeo ve Juliet", Leonardo DiCaprio ve Claire Danes'in rol aldığı ve hikayenin modern bir uyarlaması olan filmin aksine, köklerine sadık kalarak çekilmiş...
Romeo Ve Juliet

Alternatif bir gerçeklikte, Japonya baskıcı bir düzenle yönetilmektedir. Kerberos isimli özel polis birimi, çeşitli terörist örgütleri engellemek için gizli bir şekilde faaliyet göstermektedir. Kerberos kuvvetlerinin birinci hedefi Sect isimli aşırı solcu terörist örgüttür. Kerberos, operasyonlarında ağır silah gücü ve güçlü donanım ile acımasız taktikler kullanmaktadır. Jin-Roh bu arka plan kurgusu içerisinde Sect bomba kuryesi Kei Amemiya ve Kerberos üyesi Kazuki Fuse'nin hikayesini anlatır. Sect, eylemlerinde kullanacağı bombaları "kırmızı başlıklı kızlar" adını verdiği kuryeler aracılığı ile hedeflerine yöneltmektedir * Jin-Roh, karanlık bir Kırmızı Başlıklı Kız eğretilemesidir. Film kurt konumundaki Fuse ile kırmızı başlıklı kız rolündeki Kei arasındaki trajik yakınlaşmayı anlatır.
Jin-Roh

Hester Prynne (Demi Moore), kocası uzun süredir kayıp olan bir kadındır. Yeni İngiltere'deki Puritan topluluğunda yaşamaktadır ve bu katı, muhafazakâr toplumun ahlak kurallarına uymak zorundadır. Ancak Hester, kocasının öldüğüne inanarak din adamı Arthur Dimmesdale (Gary Oldman) ile yasak bir aşk yaşamaya başlar. Bu ilişki sonucunda hamile kalır ve toplumun öfkesiyle karşılaşır. Doğan çocuğu nedeniyle Hester, zina ile suçlanır ve "A" harfiyle damgalanır; bu harf, işlediği günahı ve utancı sembolize etmektedir. Toplumun dışladığı Hester, buna rağmen güçlü bir duruş sergiler ve kızını büyütmeye devam eder. Arthur ise aşkı ve dini inançları arasında sıkışıp kalır, bu da kendi içinde büyük bir suçluluk ve vicdan muhasebesine neden olur.
Kırmızı Leke

Bir kadın yazar, 2. Dünya Savaşı sırasında yaşadıkları hakkında bir kitap yazmaya karar veriyor. Yaşadıklarını Daha canlı kılmak, başkalarının da savaştan nasıl etkilendiğini araştırmak için 1946 yılında Guernsey Adasına gidiyor, burada ada sakinleriyle beklenmedik bir bağ kuruyor. Onlardan savaşla ilgili anılarını dinliyor. Film, ada sakinlerinin anlatımlarına göre onların yaşadığı anılara odaklanıyor. Ada sakinleri nasıl mucizevi bir biçimde yaşadıklarını anlatıyorlar. Yazar da, bomba atılan yıkık bir balkondan tam düşmek üzereyken son anda kurtarılmıştır. Böylece adada yaşayanlarla güçlü bir bağ kuruyor. Film, savaşın acımasızlığını, insanlığı yok edişini bir kez daha gözler önüne sürüyor. Özellikle geriye gidişlerde savaşın getirdiği yıkımlar ve insanlarda uyandırdığı dehşet havası son derece gerçekçi bir biçimde verilmiş.
Edebiyat ve Patates Turtası Derneği

Lorelei ve Dorothy taşradan büyük şehire gelmiş iki genç kadındır. Bir müzikholde dansçılık ve şarkıcılık yapan bu iki genç kadın Paris'e giden bir transatlantikte iş bulurlar. Çok geçmeden Lorelei ve Dorothy'nin etrafını zengin adamlar sarar. Zengin bir koca bulmayı isteyen Lorelei ve Dorothy aşkın anlamını öğreneceklerdir.