

80 Günde Devr-i Alem
Around the World in 80 Days
“Küçük bir adımla başlayan büyük bir yolculuk!”
Yonetmen: Frank Coraci
Vizyon Tarihi: 16 Haziran 2004
Konu
Jules Verne'in klasik romanından esinlenen bu yapımda, Fogg, Londra'da bir bilim insanı olan Lord Kelvin ile karşılaşır ve onunla bir bahis yapar. Bahiste, Fogg'un dünya turunu tamamlayıp zamanında geri dönmesi gerekmektedir. Bu süreçte, sadık uşağı Passepartout ona eşlik eder. Fogg ve Passepartout, yolculukları sırasında birçok farklı ülke ve kültürle tanışırken, çeşitli zorluklarla da başa çıkmak zorunda kalırlar.
Oyuncu Kadrosu

Jackie Chan
Passepartout / Lau Xing

Steve Coogan
Phileas Fogg

Cécile de France
Monique La Roche

Jim Broadbent
Lord Kelvin

Ewen Bremner
Inspector Fix

Karen Mok
General Fang

Ian McNeice
Colonel Kitchener

Roger Hammond
Lord Rhodes

David Ryall
Lord Salisbury

Mark Addy
Steamer Captain
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

İnsanların dünyayı terk ettiği, okyanusların her yeri kapladığı gelecekte bir zaman. Bir gün, maceraperest Dipdip, tombik bir ahtapottur. Arkadaşları zeki mi zeki fener balığı Evo ve derinlerde yaşamayı seven Alice’in evleri yıkılır. Denizlerin koruyucusu Kraken, yeni bir ev bulmaları için üç maceraperesti uzaklara gönderir. Yanlarına katılan gözü pek Maura ile birlikte sular altındaki New York’tan, Titanik’e ve Kuzey Kutbu’na uzanan harika ama tehlike dolu bir yolculuğa koyulurlar.
Dipdip: Bir Okyanus Macerası

Toplumun kurallarıyla boğuşan, cinsellik ve özgürlüklerinin karmaşasına düşen karakterlerle dolu, birbirine muğlak derecelerde bağlı olan bölümlerden oluşan bir Bunuel filmi. Filmde, bir yemek masası çevresinde klozetlere oturmuş insanların kimsenin görmediği yerlere çekilip yemek yemek için özürlerle sofradan kalkmaları gibi sahneler mevcut. Komik ve çılgın öğelerin bulunduğu filmde, Luis Bunuel sürrealistliğini doyasıya ortaya çıkarmıştır. Onlarca başyapıt çıkarmış bir yönetmenin en sıradışı çalışmalarından biri * bunuel: ironi ve absürtlük... toplumu yerden yere vurarak eleştiren, bitirmediği, yarım bıraktığı hikayeler ile insanı meraktan çıldırtan bir film * İnsanların özgürlüğü aradıkları ama onun anlamını bilmedikleri ve daha çok ondan korkmaları... Sahnelerde hep ters ilişki var, burada asıl özgürlük bir hayalet gibi (komünist manifestonun giriş bölümünde böyle bir hayalet benzetmesi yapılmakta) küçük burjuva ve konfor arayışındaki insanların arasında sadece geziniyor.
Özgürlük Hayaleti

Film detaylari icin tiklayin...
War of the Worlds: Goliath

19. yüzyılda geçen hikaye, Rusya'da yaşayan ve Amerika'ya taşınmaya hazırlanan bir fare ailesinin öyküsünü ele alıyor. Ülkelerinde yönetimi ele geçiren kedi hanedanından kaçmak için yola çıkan aile huzuru okyanusun diğer tarafında bulmayı umut eder, kedilerin olmadığı bir dünyaya adım attıklarını zanneder. Ancak yanıldıklarını henüz yolculuğa başladıklarında fark ederler. Yolculuktaki ilk maceraları bir fırtına patlak verdiğinde yaşarlar. Ailenin en küçüğü olan bebek fare kaybolmuştur. Sonunda sağ salim kurtarıldıklarında New York'a varmışlardır. Şehrin banliyölerinden birine yerleşen aile, kedilere karşı kendilerini savunmak durumunda kalacakları yeni bir maceraya atılırlar.
Amerikalı Fare

Film detaylari icin tiklayin...
Straight Up

Film detaylari icin tiklayin...
Earthquake in New York

Arthur Simon Simpson, Yunanistan Kavala'da yaşayan tembel orta yaşlı adam, havaalanında turistlere ucuz hatıra eşyaları satmaktadır. Sonra onlara araba servisi yapar, aynı zamanda da değerli eşyalarını çalmaya çalışır. Potansiyel kurbanlarından biri ise hırsız Walter Harper'dır. Walter, Topkapı Sarayı'ndan turistlerin görmesi için camlı çerçeve içinde sunulan, Padişah II. Mehmed'in zümrütle kaplı hançerini çalmayı planlamaktadır. Walter ve çekici arkadaşı Elizabeth Lipp, Simpson'ı Amerikan limuzinini Atina'dan İstanbul'a götürmesi için kiralar.
Topkapı

Film detaylari icin tiklayin...
A Fool and His Money

70 yaşında dul bir emekli olan Ben Whittaker hala yapabileceği birşeyler olduğunu göstermek için genç ve güzel Jules Ostin tarafından kurulmuş bir moda sitesine kıdemli stajyer olarak katılır.
Stajyer

Teddy Pierce (Gene Wilder) iyi bir işi, iyi bir eşi, arkadaşları ve çocukları olan mutlu orta yaşlı bir iş adamdır. Görünüşte hayatta istenebilecek her şeye sahiptir. Ancak bir gün kırmızı elbiseler içinde muhteşem bir kadına rastlar (Kelly LeBrock), artık hayatı eskisi gibi olmayacaktır.