

Kanunun Kuvveti
The French Connection
Yonetmen: William Friedkin
Vizyon Tarihi: 9 Ekim 1971
Konu
New York şehri dedektifleri "Popeye" Doyle (Gene Hackman) ve Buddy Russo (Roy Scheider) narkotik kaçakçılık çemberini kırıp eninde sonunda French Connection'ı meydana çıkarmak isterler. Fakat suçlulardan biri Doyle'ı öldürmeye çalışınca, kendisini şehrin sınırlarının dışına taşıyan öldürücü bir takibe başlar. Gerçek bir hikayeden uyarlanan bu gerilim yüklü macera filmi yenilenmiş kovalama sahnesiyle, 1971 yılında en iyi film, en iyi yönetmen (William Friedkin) ve en iyi erkek oyuncu (Gene Hackman) dahil olmak üzere bu film toplam beş tane Oscar® ödülü kazandı.
Oyuncu Kadrosu

Gene Hackman
Jimmy "Popeye" Doyle

Roy Scheider
Buddy Russo

Fernando Rey
Alain Charnier

Tony Lo Bianco
Sal Boca

Marcel Bozzuffi
Pierre Nicoli

Frédéric de Pasquale
Devereaux

Bill Hickman
Mulderig
Ann Rebbot
Marie Charnier
Harold Gary
Weinstock

Arlene Farber
Angie Boca
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Party Monster

Güney Boston'daki İrlanda Mafyasını çökertmek için polis, yeraltı dünyasına sızması amacıyla kendi adamlarından birini gönderir; ancak suç örgütünün de benzer bir hamle yaptığından habersizdir. Gizli görevdeki polis mafya babasının gözüne girerken, kariyer sahibi bir suçlu da polis teşkilatı içinde yükselir. Fakat her iki taraf da çok geçmeden aralarında bir köstebek olduğunu fark eder.
Köstebek

Monty Brogan, uyuşturucu aleminin kralı olmuş, fakat çekirge misali uzun süre yakalanmadan yaşamayı başarsa da sonunda yakayı ele vermiştir. 7 yıllık hapishane serüveninin başlamasına tam olarak 24 saat kalmıştır.Özgürlüğünün son gününü yakın arkadaşları ve kız arkadaşıyla geçirmeye karar verir. Saatler ilerledikçe, beklemediği olaylar kozasını Brogan için örmeye başlar.Spike Lee yönetmen koltuğunda oturduğu filmini oldukça ufak bir bütçeyle çekmiş. Buna rağmen Edward Nortan, Philip Seymour Hoffman, Barry Pepper gibi isimlerden oluşan oldukça sıkı bir oyuncu kadrosunu barındırıyor. Yönetmenin 11 Eylül olaylarının hemen arkasından motor dediği film, tüm Amerika’da, özellikle de New York’da yaşanan toplumsal değişimler ve hortlayan ayrılıkçı politikaları hedefine alıyor.
25. Saat

Dedektif Frank Bullitt'in yeni görevi oldukça basit görünmektedir. Haftasonu süresince önemli bir davanın tanığı olan bir yıldızı korumak. Ama daha gece bitmeden tanık vücudundaki tabanca mermileriyle yere yıkılmış ve ölü yatmaktadır; aklı başında ve seri polis Bullitt ise onu vuranlar ve yöneticilerini yere serene kadar dinlenmeyecektir.
Gangsterin Kaderi

22 Ağustos 1972 tarihinde John Wojtowicz ve Salvatore Naturile bir Brooklyn bankasında yaptığı soygundan esinlenen filmde, Sonny ve Salvatore, Brooklyn'deki bir Tasarruf Bankası'nı soymaya kalkışırlar. Hızla kötüye giden ve bir rehine krizine dönüşen durumuna polis müdahale eder. Sonny'in kısa sürede bitirmeyi planladığı soygun bir medya sirkine dönüşecektir.
Köpeklerin Günü

1998 Cannes Film Festivali ödüllü Seul Contre Nous'un sansasyonel yönetmeni Gaspar Noé'den, gösterildiği hemen her yerde yoğun tartışmalara ve ağır tepkilere hedef olmuş, aşk, tecavüz ve intikam üzerine sarsıcı bir film. Gösterildiği bazı ülkelerde, seyircilerin bayılmaları ya da koltukları parçalamaları gibi vakalara neden olan film, sansürlenip sansürlenmeyeceği tartışmalarını geride bıraktı ve nihayet huzurlarımızda.
Dönüş Yok

Jack Lemmon, Jane Fonda ve Michael Douglas, nükleer enerji kullanımının tehlikelerine ve televizyon haberlerinin gücüne dikkat çeken bu gerilim filminin başrollerinde. Alternatif enerji kaynakları hakkında raporlar hazırlayan gazeteci Kimberly Wells (Jane Fonda), nükleer santralde bir kazaya tanık oluyor. Kazayı halka bildirmek isteyen Wells, kendini komploların içinde bulunca, kazayı istemeyerek de olsa gizli tutmak zorunda kalıyor. 1979 yılının en çok tartışılan filmlerinden biri olan The China Syndrome, ününü bir ölçüde filmin gösterime girmesinden tam on iki gün sonra gerçekleşen Three Mile Island nükleer felaketine borçlu.
Dünyanın Kaderi

1997 yılında suçun artması sonucu duvarlar ve dikenli tellerle çevrilen New York, ABD'nin geri kalanından yalıtılarak adeta dev bir açık hava cezaevine dönüştürülmüştür. En iflah olmaz suçlular oraya atılıp anarşik ve vahşi bir yaşama mahkum edilirken kaçmaya çalışanlar vurulmaktadır. Manhattan'ı anakaraya bağlayan köprüler havaya uçurulmuş ve mayınlanmıştır. ABD başkanının uçağı teröristlerce kaçırılır ve başkan kaçış kapsülüyle New York'a düşer. Onu kurtarmak için eski asker ve şimdinin dik başlı mahkumu katil Snake Pliskin bir anlaşmaya zorlanır. Snake'in koluna 24 saat içerisinde infilak edecek bir patlayıcı yerleştirilip New York'a gönderilecek ve başkanı bulup getirecektir. Zamanında ve bu imkansız görevi tamamlamış olarak dönerse Snake'in hayatı da kurtulacaktır.
New York'tan Kaçış

Güney Afrikalı Patrick Chamusso (Derek Luke) ve eşi Precious’un (Bonnie Henna) kızları ile birlikte mutlu bir yaşamları vardır… Secunda Rafinerisi’nde ustabaşı olarak çalışan Patrick, boş zamanlarında yerel bir futbol takımının koçluğunu yapmaktak, siyahlar üzerinde acımasızca baskı kurmuş ırkçı sistemi de protesto eden bir tutum sergilemekten çekinmemektedir… Oscar ödüllü oyuncu Tim Robbins ise, ülkenin Polis Güvenlik Birimi’nde görevli Albay Nic Vos rolünde… Vos, Afrika Ulusal Kongresi’nin, ırkçı sisteme karşı yürüttüğü yasadışı faaliyetlerine hızlandırmasıyla birlikte, her an alevlenmeye hazır olan olaylarda düzeni sağlamaya çalışmaktadır. Vos aynı zamanda karısının ve kızlarının güvenliğinden de endişe duymaktadır… Albay Vos’la Patrick’in karşılaşması, Secunda Rafinerisi’nin sabote edilmesinden sonra gerçekleşir…
Ateşin Ortasında

1950'li yılların sonuna doğru genç ve kaygısız olmak, mavi suların ortasında güneşin ısıttığı İtalya'da Tom Ripley'in (Matt Damon) şiddetle arzuladığı, ancak Dickie Greenleaf'in (Jude Law) yaşadığı bir hayat tarzı...Dickie'nin varlıklı armatör babası Tom'dan playboy oğlunu evine Amerika'ya geri getirmesini istediğinde, Dickie ve kendisi gibi yabancı kız arkadaşı Margi Sherwood (Gwyneth Paltrow), Ripley'in onların hayat tarzını ele geçirmek için yapabileceklerinden ve karşı karşıya kalacakları tehlikenin boyutlarından asla şüphelenmezler.