

Telebear
Yonetmen: Jack Roman
Vizyon Tarihi: 19 Ekim 2019
Oyuncu Kadrosu
Apollo Freeman
Detective Rick
Sabrina Pearl
Liz
August Van Der Werf
Telebear
Emily Teitelbaum
Agent
Ben Ephraim
Agent
Sam Welsh
Real Actual Cop
Abigail Cannon
Corpse
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Fragmento

Viktorya döneminin Londra'sında, küçük fare kızın oyuncakçı babası tahta bacaklı bir yarasa tarafından kaçırılır. Küçük kız kemirgen dünyasının Sherlock Holmes'u olarak bilinen Baker'lı Basil'in yardımını alır. Olay genişledikçe, Basil işlenen suçun kraliyete işlenen bir suçla ilgisi olduğunu çözer.
Muhteşem Fare Dedektif

Film detaylari icin tiklayin...
The Voice of the City

Üç masum insan, bir fırtına ve bir katil tarafından tutsak edilmiştir. Dışarıda bir fırtına vardır, ama hiçbir şey Key Largo'daki otelin içinde yaşanan fırtınayla karşılaştırılamaz. Orada, sadist mafya patronu Johnny Rocco (Edward G. Robinson), otel sahibi Nora Temple'ı (Lauren Bacall), onun felçli kayınpederini (Lionel Barrymore) ve eski bir asker olan Frank McCloud'u (Humphrey Bogart) silah zoruyla rehin tutar. McCloud, Rocco'ya karşı durabilecek tek adamdır. Ancak savaş sonrası dünyasının gerçeklikleri onu savaşma gücünden yoksun bırakmıştır.
Ölüm Gemisi

Sevimli Köpek Scooby ile eğlence devam ediyor... Televizyonların yıllardır en sevilen animasyon dizisinden sinemaya uyarlanan film, ilk yapımın büyük gişe başarısından sonra yeniden sevimli kahramanların macerasını anlatıyor. Scooby-Doo 2: Canavarlar Kaçtı'da Sırlar Şirketi'nin sevimli üyesi köpek Scooby, takımın diğer üyeleri; Shaggy (Matthew Lillard), Fred (Freddie Prinze Jr.), Daphne (Sarah Michelle Gellar) ve Velma (Linda Cardellini) ile yeni bir sırrı çözmek için tekrar birarada karşımıza geliyorlar. Ancak bu sefer onları çok zorlayan bir TV muhabiri olan Heather Jasper-Howe (Alicia Silverstone) takımın daha fazla güçlükle karşılaşmasına neden oluyor.
Scooby-Doo 2: Canavarlar Kaçtı

Thomas ve David, Herkesin Mutfağı adını verdikleri, özel donanımlı araçlarıyla, Barselona sokaklarında yiyecek satarak geçinmektedir. Yeni tanıştıkları güzel Sylvia, ikisini de çok etkilemiştir.
Dinamit Kardeşler

The Trouble With Harry herkesin kurtulmak isteyip de başaramadığı bir cesedin etrafında döner: birçok Hitchcock filmi gibi… Ama bu kez fark filmin tonunun tümüyle komedi olmasıdır. Sakin taşra kasabasının birbirinden eksantrik kahramanları, bir türlü gömüldüğü yerde kalamayan Harry’nin cesedini oradan oraya taşıyıp dururlar. Hitchcock bu ölüm soslu komedide, sinemasının iki temel unsuru olan korku/gerilim ve komediyi eşsiz bir uyuma kavuşturur. Ve onca başarılı ve usta karakter oyuncusu arasından sivrilen Shirley MacLaine’i de keşfedip ilk kez sinemaya kazandırmış olmanın onurunu taşır.
Harry'nin Derdi

Askeri diktatörlük ile yönetilen, soğuk savaşın son yıllarının yaşandığı Güney Kore'de halk, sürekli olarak tatbikatlar ve Kuzey Kore tehdidi ile korkutulmakta, rejimin baskısı protestolara ve isyanlara neden olmaktadır. Bu esnada, Seul'e yakın bir kasabada, cinayetler işlenmeye başlanır. Kadınlar bağlanarak öldürülmekte, tecavüze uğramaktadırlar. İlk başlarda, yerel bir dedektif olan Park Doo-Man olayı kendi yöntemleri ile çözmeye çalışır. Olayı çözmekte yetersiz kalınca, Seul'dan mektepli bir dedektif Seo Tae-Yoon da ekibe katılır. Tae-Yoon modern yöntemler ve analizler ile olayı çözmeye çalışırken, cinayetler devam edecek, polis teşkilatı yetersiz kalacak ve kasabada kargaşa artacaktır.
Cinayet Günlüğü

Nick Lang, üzerine yapıştırılmış 'iyi adam' imajından sıyrılmak isteyen popüler bir film yıldızıdır. Günün birinde adam öldüren bir dedektif rolü oynamak için gerçek dedektiflerle takılmasının doğru olduğuna kadar verir ve birkaç haftayı, New York sokaklarında dedektif olan John Moss'la geçirmek üzere Hollywood'dan ayrılır.
Ortak

Matthew Bright'in yönetmenlik debutu olan bu kara mizah dolu gerilim, "Kırmızı Başlıklı Kız" masalını modern ve rahatsız edici bir şekilde yeniden yorumluyor. Reese Witherspoon'un genç ve başına buyruk Vanessa rolündeki çarpıcı performansıyla dikkat çeken film, Kiefer Sutherland'ın canlandırdığı sinsi psikopat Bob ile unutulmaz bir kötü adam portresi sunuyor. Oliver Stone'un yapımcılığını üstlendiği bu amoral yol hikayesi, geleneksel masal anlatılarını ters yüz ederken şiddet, karanlık komedi ve sosyal eleştiriyi bir araya getiriyor. "Natural Born Killers" ve "The Devil's Rejects" sevenlerin kaçırmaması gereken bir kült klasik. Film, izleyiciyi rahatsız etmekten çekinmeyen cesur anlatımıyla "politik doğruluk" sınırlarını zorluyor. Sundance'de yarattığı sansasyonun ardından underground sinema severlerin gözdesi haline gelen bu yapım, 90'ların en sıra dışı bağımsız filmlerinden biri olarak kabul ediliyor.