

Kutsanmış Çocuk
Bless the Child
“İnsanlığın son umudu altı yaşına girdi.”
Yonetmen: Chuck Russell
Vizyon Tarihi: 11 Ağustos 2000
Konu
Maggie O'Conner (Kim Basinger), yağmurlu bir noel gecesi, çalıştığı hastaneden döndüğünde kapısında uyuşturucu bağımlısı olan genç kızı Jenna'yı (Angela Bettis) kucağında Cody (Holliston Coleman) adında otistik bir çocukla onu beklerken bulur. Jenna, sabah ortadan kaybolur. Cody, Maggie'nin yıllardır özlemini çektiği bir çocuktur. 6 yıl sonra ortaya çıkan Jenny'nin yanında bu sefer gizemli kocası Eric Stark (Rufus Sewell) vardır. Eric, Cody'i kaçırınca Maggie FBI'a başvurur. Ajan John Travis (Jimmy Smits) bu konuyla yakından ilgilenir çünkü Cody'nin doğumgünü hala kayıp olan başka çocuklarla aynıdır. Bu ipucu onları şeytani bir gerçeğin tam ortasına çekmektedir.
Oyuncu Kadrosu

Kim Basinger
Maggie O'Connor

Jimmy Smits
Agent John Travis

Rufus Sewell
Eric Stark

Ian Holm
Reverend Grissom

Angela Bettis
Jenna

Holliston Coleman
Cody

Christina Ricci
Cheri Post

Lumi Cavazos
Sister Rosa

Michael Gaston
Det. Frank Bugatti

Eugene Lipinski
Stuart
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Sissi

Film detaylari icin tiklayin...
36 Fillette

6 kişi uyandıklarında kendilerini garip bir yerde bulurlar. Burası içiçe geçmiş küp şeklindeki odalardan oluşan bir hapishaneye benzemektedir. Dışarıya çıkmak için birlikte çaba sarfetmeleri ve ölümcül tuzaklardan kurtulmaları gerekecektir. Farklı karakterlerdeki insanlar için, üstelik korkunun pençesini enselerinde hissederlerken bu hiç de kolay değildir.
Küp

Travis, sessiz bir adam. Sırlarını sadece yollarla paylaşıyor. Kırmızı şapkasıyla, çoğu insanın arabayla bile zor katlandığı yollara ayaklarıyla meydan okuyor. Bir gün Travis kardeşinin davetiyle yeniden medeniyete dönüyor. Evde onu kardeşinin eşi ve kendi oğlu beklemektedir. Başta uygar ve kuralcı bir yaşamı dışlayan Travis oğlu için katlanmaya başlar. Hatta alıştıkça, uzun süre ertelediği bir şeyi yapmaya karar verir. Yeniden yollara dönmeden önce, eski karısını bulmak... Wim Wenders'in filmi, tüm zamanların en etkileyici filmleri arasına rahatlıkla girebilir. Olağanüstü karakter çalışması, yerleşik hayatı ve konformizmi tartışması ve tabii müthiş karşılaşmayı konu edinen unutulmaz son sahnesi bu filmi 20. yüzyılın zirvelerinden biri yapıyor.
Paris, Texas

Efsane siyahi dedektifin maceralarını konu alan filmde Samuel L. Jackson başrolde. Bir dönemin umut veren yönetmenlerinden John Singleton, Shaft’ın devam filmiyle karşımızda. Kahramanımız ise 1971 yapımı aynı adlı filmin dedektifinin adaşı ve yeğeni John Shaft (Samuel L. Jackson). New York şehri dedektifi John Shaft’a, Trey Howard’ın (Mekhi Phifer), zengin bir emlakçının oğlu olan Walter Wade, Jr. (Christian Bale) tarafından ırkçı nedenlerle öldürülmesi olayını soruşturma görevi verilir. Shaft, cinayetin görgü tanığı Diane Palmieri’yi (Toni Collette) bulur ama kadın çabucak ortadan kaybolur ve mahkemeye çıkmaz. Wade Jr. kefaletle serbest bırakılır, İsviçre’ye kaçar. İki yıl sonra geri döndüğünde Shaft onu ülkeden ayrıldığı için yeniden tutuklar. Pasaportu elinden alınan Wade Jr., emniyet amirliğinde Dominikli uyuşturucu kaçakçısı Peoples Hernandez’e (Jeffrey Wright) rastlar. Katil zanlısı yeniden kefaletle serbest bırakılınca, Shaft görevinden istifa eder.
Korkusuz

Ortaçağ'da Haçlı Seferleri'nden dönen bir şövalye savaşlar sırasında hep ölümle burun buruna gelse de, hayatta kalmayı başarmıştır. Ancak tam huzura kavuşacağını düşünürken, karşısına onun hayatını almaya gelmiş olan ölüm çıkar. Ölümle pazarlığa oturan savaşçı, onu bir satranç oyununa davet eder. Yolculuğu sırasında kendisine eşlik eden ölümle bir taraftan oyun oynayan şövalye, yol boyunca çok farklı insanlara ve durumlara tanık olacaktır.
Yedinci Mühür

Film detaylari icin tiklayin...
Darkside Witches II

Jilet haline getirilmek üzere hurdaya gönderilmeden önceki son yolculuğuna çıkan dev yolcu gemisi Poseidon'un yorgun bedeni, çok zorlanınca yılbaşı gecesi denize yenik düşer. Alabora olan gemi su almaya başladığında, bir papazın örgütlediği hayatta kalanlar yaşam mücadelesine başlar.Kazazedelerin kurtulmak için tek şansı, şimdi tersyüz olmuş ve giderek su alan geminin derinliklerinden deniz seviyesinin üzerine doğru imkansız bir yolculuğa çıkmaktır. Geminin labirent gibi dehlizlerinde yaşam savaşı grubun pek uyumlu olduğu ise söylenemez: başı çeken bir papaz, İsrail'deki torunlarını görmeye giden yaşlı bir çift, bir tüccar, New York'lu bir dedektif ile eski bir olan karısı, iki çocuk, ünlü bir şarkıcı ve bir garson...
Poseidon Macerası

Los Angeles'ta özel dedektif olan John Constantine'in doğaüstü olaylardaki başarısı yadsınamaz. Bu başarısının, kelimenin tam anlamıyla cehenneme gitmiş ve geri dönmüş olmasıyla yakından ilgisi vardır. Eliyle tutup gözüyle görmediği hiçbir şeye inanmayan polis memuru Angela Dodson, ikiz kız kardeşi esrarengiz bir şekilde intihar edince Constantine ile iş birliği yapmak zorunda kalır. İkili, cenennem yaratıkları ve iblisleri alt edip Los Angeles'ın karanlık sokaklarında yollarını bulmak için birlikte savaş verirler.
Constantine

İki kız kardeş, karşı cinse merak duydukları ergenlik döneminde, ailece, şirin bir Fransız beldesinde tatile çıkarlar. Tatilde hukuk fakültesi üçüncü sınıf öğrencisi yakışıklı bir İtalyan genci olan Fernando ile tanışırlar. Fernando bir gece Elena’yı, Anais ile paylaştığı odada baştan çıkarır ve Elena ilk cinsel deneyimini yaşar. Hem kız kardeşini hem de bu ilişkiyi kıskanan Anais’e bir köşede sessizde olanı biteni izlemek düşer. Kız kardeşi Elena, erkek vücudunu keşfederken, Anais de şişmanlığıyla yüzleşerek her geçen gün daha da çok içine kapanmaktadır.