

Orman Kaçkını
George of the Jungle
Yonetmen: Sam Weisman
Vizyon Tarihi: 15 Temmuz 1997
Konu
Doğduğunda öldürülmek istenmesi üzerine, annesi tarafından bir sepetle nehire bırakılan George bir ormanda hayvanlar tarafından bulunur ve büyütülmeye başlanır. George hayvanlarla konuşmayı ve onlarla savaşmayı, yaşamayı öğrenir. Bir gün güzel bir kız olan Jenny orman gezintisi sırasında nişanlısıyla birbirlerini kaybederler ve kahramanmız George Jenny'i bularak ağaç evine getirir. Bir gün boyunca kendine gelemeyen Jenny George'un evinde hiç birşeyden habersiz yatmaktadır. Nişanlısı tarafından aranan Jenny havanın kararmasıyla arama ekibi geri döner. Jenny George'ye aşkı olur ve film için den çıkılamaz bir komediye dönüşür…
Oyuncu Kadrosu

Brendan Fraser
George of the Jungle

Leslie Mann
Ursula Stanhope

Thomas Haden Church
Lyle Van de Groot

John Cleese
An Ape Named 'Ape' (voice)

Richard Roundtree
Kwame

Abraham Benrubi
Thor

Holland Taylor
Beatrice Stanhope

John Bennett Perry
Arthur Stanhope

Greg Cruttwell
Max

Kelly Miracco
Betsy
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Pevensie ailesi, savaş nedeni ile güvende olmadıkları ülkelerini tahliye ettiklerinde karşılaşacakları maceradan haberdar değildiler. Dört kardeş, bir profesörün yanında yaşamaya başlarlaR. Bu sırada saklambaç oynayan en küçük kardeş Lucy, kendisini Narnia topraklarına götüren bir elbise dolabı keşfeder. Karlar altındaki Narnia tuhaf ama eşsiz yaratıklarla doludur. Beyaz Cadı Jadis tarafından da gözlenmektedir. Ailenin tüm çocukları bu dolabın içinden geçtiklerinde bambaşka bir dünya kurulur içlerinde. Hayvanların dile geldiği bu dünyanın yöneticisi Aslanı bulmaları ve Cadıyı da etkisiz hale getirmeleri gerekmektedir.
Narnia Günlükleri: Aslan, Cadı ve Dolap

Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasıyla birlikte Alman ordusu Kongo'yu işgal eder. İşgal sırasında ağabeyi ölünce Rose Mayer, alkolik bir maceraperestin teknesiyle güvenli bir ülkeye kaçmayı dener. Nehir boyunca onları sadece tropikal tehlikeler ve düşman askerleri değil, sürpriz bir aşk da beklemektedir. Afrika Kraliçesi, Katharine Hepburn ve Humphrey Bogart gibi iki efsanevi oyuncu, nefes kesici bir öykü, başarılı bir yönetmen ve Afrika'da gerçekleştirilen çekimler sayesinde, sinema tarihinin en sevilen macera filmlerinden biri olmuştur. Filmdeki unutulmaz rolü, Humphrey Bogart'a En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar kazandırmıştır.
Afrika Kraliçesi

John Shaft, fiziksel güç tehdidi, para vaadi ve güzel bir öğretmenin cazibesiyle Afrika'da anadilini konuşan gezgin bir işçi kimliğine bürünmeye ikna edilir. Görevi, göçmenleri Avrupa'ya kaçıran ve sonra da onları sömüren bir çetenin çökertilmesine yardımcı olmaktır. Ancak kötü adamlar onun yolda olduğunu duymuştur.
Shaft in Africa

Anna Scott, dünyanın en tanınmış film yıldızıdır. Bütün magazin dergilerine kapak olmuştur ve ne yapsa anında bütün dünya bundan haberdar olmaktadır. William Thacker ise bir kitabevi sahibidir. İşi durgundur. Cehennemden çıkmış bir ev arkadaşı vardır. Boşandığından beri bir aşk hayatı yoktur. Her ikisi için de "bir şey" ya da "biri" eksik gibidir. Notting Hill'de bir yerde karşılaştıklarında Anna ve William'ın aklından geçen son şey aşktır.
Aşk Engel Tanımaz

Vertigo, Hitchcock’un teknik ve işlediği konu itibariyle sinema tarihinin en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilir. Bir suçluyu kovalarken çatıdan düşen ortağını kurtaramayan dedektif Scottie Ferguson’da, bu olayın ardından yükseklik korkusu başgösterir. “Vertigo” hastalığına dönüşen bu korku nedeniyle mesleğini bırakıp emekli olan dedektir, eski bir arkadaşı tarafından, ruhsal sağlığından şüphe ettiği karısı Madeleine’ni izlemesi için kiralanır. Scottie de kadını daha yakından izledikçe bir şeylerin yolunda gitmediğini fark eder; dahası kadının intihara meyilli olduğunu görür. Artık işleri yoluna koymak için uzaktan takip etmek yetersiz kalacak, Scottie’yi kendi korkularıyla da yüzleşeceği bir mücadelenin içerisine sürükleyecektir.
Ölüm Korkusu

Rachmaninoff'un unutulmaz 'İkinci Piano Koncertosu' eşliğinde, sıradan insanların sıra dışı aşklarına tanıklık etmek istiyorsanız, İngiliz gerçekçiliğinin başyapıtı kabul edilen bu filmi mutlaka izleyin! Lean'e Cannes'da 'Festival Büyük Ödülü'nü kazandıran film, bir rastlantı sonucu tren istasyonunda karşılaşan iki evli yetişkinin yaşadıkları büyük aşkın öyküsünü anlatıyor.
Kısa Buluşma

Yıl 2029... Astronot Leo Davidson, rutin bir uzay görevi sırasında yaşanan arıza nedeniyle 'ilginç' bir gezegene düşer. Gezegenin ilginçliği, burada insanla maymun arası yaratıkların hüküm sürüyor olmasındandır. Aynı zamanda insanların da yaşadığı, ama artık sadece köle olarak kullanıldıkları bir gezegendir burası. Bu gezegenden kurtulmanın hesaplarını yapan Leo, şaşırtıcı gerçeklerle yüzleşeceğinin farkında değildir.
Maymunlar Gezegeni

Bir grup astronot, çok uzun bir yolculuğun sonunda uyanarak, bilinmeyen bir gezegene iniş yapar. Burada konuşmayı bilmeyen ilkel mağara insanları ile, konuşan, avlanan, adeta insanla yer değiştirerek medeniyet kurmuş maymunlar yaşamaktadır. Grup dağılır, astronotlardan George Taylor, insan avcısı maymunlar tarafından esir edilir. Üzerlerinde deney yapılacaktır ki, maymunlardan Dr. Zaius, esir Taylor'ın konuşulanları anlayan, 'maymunlar kadar zeki' bir insan olduğunu fark eder. Bu durumun yerleşik inançlara ters düşüp evrim kuramını altüst edeceğini düşünen tutucu doktor, olan biteni görmezden gelir. O esnada devreye idealist ve sempatik Cornelius ile Dr. Zira girerek Taylor'ı korumaya çalışırlar. Diğer arkadaşlarını bulmak ve esaretten kurtulmak isteyen Taylor, çıkan bir kargaşadan faydalanarak güzel Nova'yla beraber kaçmaya başlar.
Maymunlar Cehennemi

Kral Arthur ve şövalyeleri, Kutsal Kâse'yi aramak için ilahi bir görev alırlar. Ancak bu yolculukta karşılarına türlü düşmanlar çıkar: kötü niyetli rakip şövalyeler, yalnızca çizgi film olarak görülebilen kanlı canavarlar, İngiltere'de bir kaleye sığınmış küstah Fransız şövalyeleri, cadılar, şeytani kahinler, Scotland Yard ve hatta bir katil tavşan! Neyse ki bu ölümcül tavşanı alt etmek için Haçlı Seferleri’nden getirilen komik bir kutsal emanetleri vardır: "Antakya’nın Kutsal El Bombası!"
Monty Python ve Kutsal Kâse

Sizce sıradan bir baba çocukları ile daha fazla zaman geçirebilmek için ne kadar ileri gider? Daniel Hillard (Robin Williams) sıradan bir baba değildir. Eski karısının (Sally Field) evde bir bakıcıya ihtiyacı olduğunu öğrenince hemen bu iş için başvurur. Mükemmel peruğu, birazcık makyaj ve bütün durumlara elverişli elbisesi ile Mrs. Doubtfire kendini işne adamış İngiliz bir bakıcı olarak hemen işe alınır. Ve tüm alesiyle yepyeni bir hayat yaratır. Şok edici, neşeli ve çoğu zaman dokunaklı olan bu filmi Robin Williams tekrar tekrar seyredilmesini sağlıyor.