

Ölüm Korkusu
Vertigo
“Alfred Hitchcock seni bir terör ve gerilim girdabının içine çekiyor!”
Yonetmen: Alfred Hitchcock
Vizyon Tarihi: 9 Mayıs 1958
Konu
Vertigo, Hitchcock’un teknik ve işlediği konu itibariyle sinema tarihinin en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilir. Bir suçluyu kovalarken çatıdan düşen ortağını kurtaramayan dedektif Scottie Ferguson’da, bu olayın ardından yükseklik korkusu başgösterir. “Vertigo” hastalığına dönüşen bu korku nedeniyle mesleğini bırakıp emekli olan dedektir, eski bir arkadaşı tarafından, ruhsal sağlığından şüphe ettiği karısı Madeleine’ni izlemesi için kiralanır. Scottie de kadını daha yakından izledikçe bir şeylerin yolunda gitmediğini fark eder; dahası kadının intihara meyilli olduğunu görür. Artık işleri yoluna koymak için uzaktan takip etmek yetersiz kalacak, Scottie’yi kendi korkularıyla da yüzleşeceği bir mücadelenin içerisine sürükleyecektir.
Fragman
Oyuncu Kadrosu

James Stewart
Det. John 'Scottie' Ferguson

Kim Novak
Madeleine Elster / Judy Barton

Barbara Bel Geddes
Marjorie 'Midge' Wood

Tom Helmore
Gavin Elster

Henry Jones
Coroner

Raymond Bailey
Scottie's Doctor

Ellen Corby
Manager of McKittrick Hotel

Konstantin Shayne
Pop Leibel

Lee Patrick
Car Owner Mistaken for Madeleine

Bess Flowers
Diner at Ernie's (uncredited)
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Kiralık katil Jef Costello, cinayet işlerken görülür. Ancak gece kulübünün piyanisti Valérie, polise yalan söyler ve Jef’e yardım eder. Jef’in kız arkadaşı Jane de onunla olduğunu söyleyince polis onu serbest bırakır. Jef’in evine gelen karanlık bir tip, ona silah zoruyla bir iş daha verir ve öder.
Kiralık Katil

Robocop'u yaratan acımasız şirket imparatoru, onun haberi olmadan şehri ele geçirip, orijinalinin yerine daha yeni, büyük ve güçlü bir versiyonu olan Robocop 2'yi geliştirmek ister. Bu ilk devam filminde, Robocop bir uyuşturucu çetesiyle ve filme adını veren yaratıkla savaşıyor - yani kendisinin güya gelişmiş ve kontrolden çıkmış bir versiyonuyla.
RoboCop 2

Film detaylari icin tiklayin...
Send Me No Flowers

Yıl 2079... Dünya on yılı aşkın bir süredir uzaylı istilacıların işgali altında direnmektedir. Spancer Olham hükümet adına çalışan bir bilimadamıdır ve Dünya'nın kaderini istilacı yaratıklardan kurtarmaya yemin etmiştir. Fakat bir anda uzaylıların ajanı olmakla suçlanır ve ülke çapında kendisine yönelik büyük bir insan avı başlar. Olham'ın hayatta kalmak için yetkilelere yaratık olmadığını kanıtlaması ve daha önemlisi buna kendini de inandırması gerekmektedir.
İki Yüzlü

Film detaylari icin tiklayin...
Harjunpää & pahan pappi

Mirasını bırakmak için kaybolan varisini bulmak isteyen yaşlı bir kadın farkında olmadan bir üçkâğıtçıyı ve sahtekâr bir medyumu kiralayınca, Alfred Hitchcock'un alaylı diliyle çekilmiş bu gizemli gerilim filminde işler garipleşmeye başlar. Bruce Dern ve Barbara Harris, yaşlı kadının uzun zamandır kayıp olan yeğenini (William Devane) arayan çifti canlandırıyor. Bu esnada yeğen rolündeki Devane ise güzel sevgilisi (Karen Black) ile fidye için zengin bir Yunan iş adamını kaçırıyor. Gerilim ve komediyi de beraberinde getiren sonu gelmeyen bir gizem, cinayet ve kargaşa...
Aile Komplosu

Tecrübeli hırsız Carter "Doc" McCoy (Steve McQueen) ve eşi Carol (Ali MacGraw) berbat olan bir soygundan ganimetlerle kaçarlar. Kendilerini kanundan ve hınçlı bir gruptan ve suç patronunun ölümcül vuruş takımından kaçarken bulurlar. Tek amaç vardır: En son soygundan başarıyla çıkmak.
Sonsuz Kaçış

Teddy Pierce (Gene Wilder) iyi bir işi, iyi bir eşi, arkadaşları ve çocukları olan mutlu orta yaşlı bir iş adamdır. Görünüşte hayatta istenebilecek her şeye sahiptir. Ancak bir gün kırmızı elbiseler içinde muhteşem bir kadına rastlar (Kelly LeBrock), artık hayatı eskisi gibi olmayacaktır.
Kırmızılı Kadın

Romeo ve Juliet, birbirine düşman olan iki ailenin çocuklarıdır. Karşılaştıkları ilk anda aşık olmuşlar ve böylece kavuşamama öyküleri başlamıştır. Juliet, Romeo'ya kavuşmak için ailesini yok saymayı göze alamaz ve kendini yok saymaya karar verir. Böylece rahibin yardımını alarak bir zehir içer; herkes onu ölmüş bilecektir. Ancak Romeo döndüğünde Julıet'in öldüğünü zanneder ve kendini öldürür. Romeo ve Juliet'te basit olarak aşk anlatılıyor denemez. Bunu "aileleri düşman, engellere rağmen vazgeçmeyen imkansız aşk" diye alımladığımızda daha doğru olur. Çünkü oyunun ana konusu en yalın haliyle, aşk ölümü bile göze alır şeklinde özetlenir.
Romeo ve Juliet

İrlandalı grup The Frames’den Glen Hansard’ın başrole soyunduğu film, bir sokak müzisyeni ile bir Çek göçmenin yegane aşk hikayelerini anlatan şarkılarını yazarak, prova ederek ve kaydederek geçirdikleri olaylı bir haftayı anlatıyor.Babasının elektrikli süpürge tamir dükkanında yarım zamanlı çalışan adamımızın asıl hayali kendi şarkılarını çalıp bir albüm çıkartmak. Yakın zamanda Londra’ya taşınan kız arkadaşı tarafından terk edilmiş ve duygusal olarak çökmüş bir adam.