

Gaya'ya Dönüş
Back to Gaya
“Boo, Zino ve Snurklar”
Yonetmen: Lenard Fritz Krawinkel
Vizyon Tarihi: 18 Mart 2004
Konu
Güzel Gaya, Snurklar adı da verilen insanlardan küçük ancak esrarengiz biçimde insanlara benzeyen değişik yaratıklara ev sahipliği yapan bir gezegendir. Fakat Snurklar yaklaşan bir tehlikeyle yüz yüzedir. Dalamite ismi verilen sihirli taşlarını birileri çalmıştır ve bu dünyalarını felakete götürecektir. Boo ve Zino isimli iki Snurk taşo geri getirmek için çok tehlikeli bir göreve çıkarlarç Taşı bulmaya çalıştıkça maceraları onları değişik ve korkutucu başka bir gezegene getirir!
Oyuncu Kadrosu

Michael Herbig
Boo (voice)

Torsten Münchow
Zino (voice)
Vanessa Petruo
Alanta (voice)

Wolfgang Völz
Mayor (voice)
Uwe Büschken
Chad (voice)
Klaus Sonnenschein
Galger (voice)

Bodo Wolf
Professor N. Icely (voice)
Claudia Lössl
E.N.I.A.C. (voice)
Dimitri Kyrianos
Billy (voice)

Lutz Schnell
Taxifahrer
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Yerel bir TV kanalı olan Eyewitness TV'de haber muhabiri olan Bruce, New York'da, genelde insana odaklanan, herkesi mutlu eden haberleriyle tanınmaktadır; ancak o emekli olmak üzere olan haber spikerinin yerine geçmek ya da en azından önemli uluslar arası haberleri sunmak ister. Aslında Bruce'un temel sorunu, yaşamındaki pek çok şeyden tatmin olmaması, çevresindekileri mutlu etmesine karşı, kendisinin çok mutsuz olmasıdır.. Bir gün, Niagara Şelaleleri'yle ilgili bir haber kutlamanın haberini yapmak için bölgeye giden Bruce, canlı yayına saniyeler kala, TV kanalındaki en büyük rakibinin, haber spikerliğine yükseldiğini öğrenince çılgına döner ve milyonlarca izleyicinin önünde kendini tutamayarak küfreder. Doğal olarak işinden olan Bruce'un hayatında her şey -bu sefer şikayet etmeye değecek şekilde- kötü gitmeye başlar: Bir çete tarafından feci şekilde dövülür, arabasını çaldırır, vs. Kötü kader için yakardığı Tanrı, sesini duyunca, Bruce için her şey değişmeye başlar..
Aman Tanrım!

‘‘Şimdi pes etmeli miyim? Eğer pes edersem, insanoğlu hikayecisini kaybeder ve insanoğlu bir kez hikayecisini kaybetti mi, çocukluğunu da kaybetmiş olur!’’ Berlin üzerinde bir melek... Usta isim Wim Wenders’ın yönetimindeki film, Berlin’deki hayatı ve hayat içinde yorgun insanları izleyen meleklerin, özellikle de Melek Damien’in hikayesini anlatmaktadır. Masumiyetlerinden ve gönül gözlerinin açıklığından ötürü olsa gerek, bu melekleri yalnızca çocuklar fark etmektedir. Diğer melekler gibi, tüm dünyayı siyah-beyaz gören, kütüphanede kitap okuyan insanların okuduklarını dinleyen Damien’ın tüm düzeni, sirkte çalışan güzel bir kadına aşık olmasıyla değişecek ve insan olmaya karar vermesine neden olacaktır. Ses getiren Hollywood yapımlarından City of Angels’ın esinlenildiği film olan yapım, Bruno Ganz ve Peter Falk’ın oyunculukları, Nick Cave’in müzikleri, aldığı ve aday olduğu pek çok ödülle dikkat değer bir yapımdır...
Arzunun Kanatları

Geleceğin tuhaf ve gereksiz derecede karmaşık, fütüristik dünyasındayız. Devlet memuru Sam Lowrey, etrafını saran bu bürokrasi ve teknoloji cenderesinden bunalmış bir istatistikçidir. Kaçışı ve sükuneti, kendisini her şeyden izole ettiği hayallerde bulur. Rüyalarında sürekli olarak aynı kadını kurtardığını görür.Sam'in yaşadığı gerçek dünyayı ise, herşeyi görüp kontrol eden bir bilgisayar idare etmektedir. Jill Layton isimli genç kadın terorist olmakla suçlandığında, düzenli olarak hata kontrolleri yapmakta olan Sam bunda bir yanlışlık olduğunu farkeder ve Jill ile tanıştığında onun rüyalarında kurtarıp durduğu kız olduğunu anlar.
Brazil

New York'a zarar veren ufak meteor parçalarından sonra NASA dünyaya hızla yaklaşmakta olan büyük bir meteor tespit eder. Teksas büyüklüğündeki bu meteoru zararsız hale getirmek için bir plan yapılır. Meteora ulaşılacak ve 250 metre derinlikte bir kazı yapılarak merkezine nükleer patlayıcı yerleştirilecektir. İşin başına konunun uzmanı Harry Stamper getirilir. Harry 10 gün gibi kısa bir zamanda astronotları eğitemeyeceğini söyler ve göreve kendi ekibini dahil eder. Plan başarılı olursa meteor ikiye ayrılacak ve dünyanın iki yanından, zarar vermeden geçip uzaklaşacaktır.
Armageddon

Dutch ve komandoları CIA tarafından Güney Amerika ormanlarında esir tutulan havacıyı bulup getirmekle görevlendirilirler. Görev başarılı olur ama dönüş yolunda gizemli bir yaratığın onları izlediğini fark ederler. Ölüm artık onlara çok yakındır.
Av

Tam sekiz yıl önce John Hammond,65 milyon yıl öncesi, dinazorların yaşadığı çağa ait sivrisinek fosilerinden alınan kan örnekleri sayesinde, DNA moleküllerinden yaratılan ve genetik mühendisliğin ürünü olan dinazorların özgürce dolaşmasını sağlayan Jurassic Park projesini hayata geçirmişti. Sekiz yıl sonra ise, Isa Sorna adası dışında bir başka ada da bilimsel çalışmalar yapılmış ve burada bazı yeni türlerde de dinazorlar üretilmiştir. Büyük bir Jurassic Park deneyimi yaşamış olan Paleog Dr. Allen Grant,dinazor kemikleri üzerinde yaptığı araştırmalarına devam etmektedir.Bir gün kapısını çok zengin olduklarını söyleyen bir karı-koca çalar. Çift, Grant'e Jurassic Park tesisine uçakla bir tur düzenlemek istediklerini ve kendisinin onlara eşlik etmesini isterler.Allen başta isteksiz görünse de teklifi güzel bir ücret karşılığında kabul eder. Ancak işler istedikleri gibi gitmeyecek ve kandırıldığını öğrenecektir.
Jurassic Park III

Dünya, doğanın gazabına uğramaktadır. Şiddetli kasırgalar Los Angeles'ı haritadan silmiş, Yeni Delhi karlar altına gömülmüş, Tokyo devasa dolu yağışıyla yıkılırken New York, ani iklim değişikliği ile dev dalgaların tehditi altında kalmıştır. Bir iklim bilim uzmanı olan Jack Hall, dünyayı, küresel ısınmanın tetiklediği bu felaketten kurtarmak için çözüm arayışındadır. Kurtuluş Günü'nün yaratıcısı Roland Emmerich, dünyayı bu kez uzaylılar tarafından değil, bizzat doğanın kendisi tarafından yok ediyor. Devasa doğal felaketler, büyük paralar harcanarak ve bilgisayar teknolojisinin de katkısıyla nefes kesen gerçekçilikte sahnelere dönüştürülmüş. Denis Quaid, Jake Gyllenhaal ve Ian Holm'un da katılımıyla filmin kadrosu da en az efektleri kadar dikkat çekiyor.
Yarından Sonra

Isa Sorna adı verilen bir adada bazı dinazorlar hayatta kalmıştır.Site B kod adlı dinazor üretim tesisinin yer aldığı bu adada çıkan kasırga sonucunda tesisler yıkılmış ve dinazorlar serbest kalmıştır.Aradan geçen dört yıl içinde dinazorlar büyümüş ve birer canavar haline gelmişlerdir.Dinazorların hala hayatta olduğunu öğrenen tesisin kurucusu Milyarder John Hammond,site B'deki ticari potansiyelin farkındadır.Hammond'ın amacı dinazorları doğal çevrelerinde koruyarak dört yıl önce kaybettiği itibarını geri kazanmaktır.
Kayıp Dünya: Jurassic Park

Ortaçağ'da Haçlı Seferleri'nden dönen bir şövalye savaşlar sırasında hep ölümle burun buruna gelse de, hayatta kalmayı başarmıştır. Ancak tam huzura kavuşacağını düşünürken, karşısına onun hayatını almaya gelmiş olan ölüm çıkar. Ölümle pazarlığa oturan savaşçı, onu bir satranç oyununa davet eder. Yolculuğu sırasında kendisine eşlik eden ölümle bir taraftan oyun oynayan şövalye, yol boyunca çok farklı insanlara ve durumlara tanık olacaktır.
Yedinci Mühür

Genetik olarak bir superman gibi geliştirilmiş olan Khan megalomanyak ve tehlikeli bir suçlu olduğundan yıllar önce ıssız Ceti Alpha 5 gezegenine sürülmüştür. Oğlunun ölümü ve kendi bahtsız kaderinden ötürü Kaptan Kirk'ü suçlamakta ve intikam hisleriyle yanıp tutuşmaktadır.Komutan Chekov yanlışlıkla Khan'ın olduğu yere ışınlanınca, bu tehlikeli düşman sonunda aradığı fırsatı bulur. Kurbanlarının beynini kontrol etmeye yarayan parazimsi bir yaratığı kullanan Khan Yıldızgemisi Reliant'ı ele geçirmeyi başarır. Gemiyi ve bir araştırma projesinden yağmaladığı ekipmanı kullanarak Kirk'ü yoketmeyi planlamaktadır. 'Genesis Effect' isimli projenin asıl amacı sıfırdan bir gezegende canlı yaşamını başlatmaktır. Ancak ekipmanın yeni dünyalar yaratmaya vakıf olan kudreti, aynı zamanda varolanları yoketmeye de imkan tanımaktadır.Kirk ve ekibi bir kez daha tüm güçleri ve cesaretleriyle arkadaşlarını kurtarmak ve Khan'ı sonsuza dek susturmak zorundadırlar.