

Angel-A
Yonetmen: Luc Besson
Vizyon Tarihi: 21 Aralık 2005
Konu
Andre, şehrin yarısına on binlerce dolar olan borcu olan beceriksiz bir dolandırıcıdır. Kendi güvenliği için hapse girmek istesede giremez. Bir gün tesadüfen sorunlarının çözülmesine yardımcı olacak, uzun bacaklı, seksi Angel-A ile karşılaşır ve hayatı farklı bir yol almaya başlar.
Oyuncu Kadrosu

Jamel Debbouze
André

Rie Rasmussen
Angel-A

Gilbert Melki
Franck

Serge Riaboukine
Pedro

Akim Chir
Le chef des malfrats

Laurent Jumeaucourt
Le dragueur

Solange Milhaud
La femme de Saint-Lazare
Loïc Pora
Le malfrat
Venus Boone
La mère d'Angela
Eric Balliet
Garde du corps Franck
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
L'Homme qui aimait les femmes

Jean Baptiste Grenouille, 18.yy da Paris’te dünyaya gelmiş olup, son derece değişik bir karakterdir. Her türlü kokuya karşı sıra dışı bir algısı vardır. Duyarlılığı çok yüksektir. Öte yandan diğer duyuları aksine gelişmemiştir. Arzu ettiği kokulara sahip olmak uğrunda her şeyi yapmaya hazırdır. Buna insan öldürmek de dahil. Bir gün kendine ait bir ten kokusunun olmadığını fark eder. Bu durumda tek çare vardır. Ona insan kokusu gerekir. Yeni baştan yaratacağı bir insan kokusu. Bunu elde etmek için de insanlara gereksinimi vardır. Patrick Süskind’in aynı adlı romanından uyarlanan film, koku ile var olabilen Jean Baptiste’in trajedisini anlatmaktadır.
Koku: Bir Katilin Hikayesi

Öğrencilerin sesini yükseltmeye başladığı, o ünlü 68 Baharı'ndayız. Isabelle ve erkek kardeşi Theo, bohem aileleri tatilde olduğu için Paris'te yalnız kalmışlardır. Matthew isimli Amerikalı bir öğrenciyi evlerine davet ederler. Üçünün de ortak özelliği ise filmlere olan düşkünlükleridir. Zaman içinde konukla aralarındaki ilişki tutkularının peşinden cinselliği tüm yönleriyle keşfedecekleri arzu dolu bir oyuna dönüşür. Dışarıda ise devrim sesini çoktan yükseltmeye başlamıştır.
Düşler, Tutkular ve Suçlar

Harry Mulisch'in romanından senaryoya uyarlandı. 'Discovery of Heaven' insanın özgür iradesiyle semavi güçler arasında yaşanan savaşı konu ediyor. Film, ortaçağda yaşanan bir iskandinav destanının 60, 70 ve 80'lere yansıması... Max ve Omo iki iyi arkadaştır. Ada onları davranışlarıyla aptala çevirmiştir. Bu arada Ada, her yerde babasını aramaktadır. Dünyada aşk, şehvet, hırs, politika ve dinle ilgili anaforlar varken, meleklerin dünyasında ise kaderden kaynaklanan olaylar söz konusudur.
Cennetin Keşfi

Film detaylari icin tiklayin...
C'était un rendez-vous

İlk kez 2005 Berlin Film Festivali’nde gösterilen bu gerçekçi büyüme öyküsü, klasik müzik ve bir suç imparatorluğu arasında kalan genç bir adamın hayatına mercek tutan nitelikli bir karakter incelemesi. Yirmi sekiz yaşındaki Thomas Seyr, Paris’te bir emlak mafyasının gelecek vaat eden üyelerindendir. Thomas’ın, bu “erkek” mesleğinin gölgesinde kalan bir özelliği ise, bir konser piyanisti olan annesinden miras kalan, piyano çalma yeteneğidir. Annesinin ölümünden sonra tuşlara hiç dokunmamış olan Thomas, emlakçılık uğruna yüz çevirdiği bu yeteneğinin asıl önceliği olduğunu fark eder. Ortağının karısıyla ilişkiye girmesi ve piyanoya verdiği ağırlık yüzünden işini ihmal etmeye başlaması Thomas’ın hayatını çelişkilerle dolu bir çalkantıya sürükler...
Kalbim Bir An Durdu

Xavier Paris'te ekonomi okuyan bir öğrencidir. Babasının bir tanıdığı ona mezun olduktan sonra iş vereceği konusunda söz vermiştir. Maliye Bakanlığı'ndaki bu iş için bir koşul vardır; İspanyolca öğrenmesi gerekmektedir. Erasmus programının da yardımıyla Xavier annesi ve sevgilisi ile vedalaşarak İspanya'ya uçar. Önceleri kalacak yer bulmakta güçlük çeken genç adam, sonunda her biri Avrupa'nın bir başka köşesinden gelen yedi öğrencinin paylaştığı bir daireye yerleşir. Yeni arkadaşlar, yeni deneyimler, farklı uluslardan genç insanların karmaşık ama yine de uyumlu birlikteliği, bambaşka gelenek-görenekler ve yönelimler tüm bunlar Xavier'e erkekliğe geçişinden çok şey öğretir.
İspanyol Pansiyonu

İflasın eşiğine gelen George Bailey (James Stewart) bir Noel gecesinde kendini nehre atarak intihar etmek üzeredir. Doğduğundan bu yana aynı küçük kasabada yaşayan Bailey kendisini buraya ve insanlarına adamış, hoşgörülü, güvenilir ve yardımsever bir insandır. Büyük bunalım'ı hasarsız atlatmış,babasından devraldığı konut ve finans şirketi aracılığı ile kasabalıların neredeyse tamamını konut sahibi yapmıştır. Bu arada para kazanmayı, mimar olma fırsatını,dünyayı gezmeyi, kısaca tüm hayallerini ertelemek zorunda kalmıştır. Kasabaya yaptığı bunca iyilik kötü yürekli banker Henry F. Potter (Lionel Barrymore)'ın çıkarları ile çakışır. Potter, Bailey'in sürekli peşindedir artık.Birgün aradığı fırsat çıkar ve Finans şirketine ait önemli bir miktarda para Bailey'in alkolik ve yaşlı amcası Billy Bailey (Thomas Mitchell)'in dalgınlığı sonucunda Potter'ın eline geçer. Banka müfettişlerinin yaptığı bir denetlemeden sonra şirketin açığı ortaya çıkar. Bu iflas ve tutuklanma anlamına gelmektedir...
Şahane Hayat

Pierre Lachenay, başarılı bir edebiyatçı ve yayıncıdır. Lizbon'a bir konferans için giderken Nicole isminde bir hostesle tanışır. Evli ve bir çocuk babası olmasına rağmen Nicole'a karşı duygularını engelleyemeyen Pierre, tüm varlığını kasıp kavuran bir aşkın içine düşer. Son derece dengesiz bir yapısı olan karısı Franca'dan durumu saklamaya çalışsa da duyguları, artık Nicole'dan ayrı yaşamaya dayanamayacak boyuttadır. Karısından ayrılmaya karar verir ama bu ayrılık herkes için son derece trajik bir sonla noktalanacaktır.
Yumuşak Ten

Fransız Xavier'in, İspanyolca öğrenmek için AB bursuyla Barselona’ya gidip, Avrupa’nın altı farklı ülkesinden gelen insanlarla kaynaştıktan sonra Paris'teki sevgilisinin yanına dönmesinin ardından 5 yıl geçmiştir. Artık hayalini kurduğu gibi bir yazar olmayı başardıysa da, kendini bir kez daha kaybolmuş hissetmektedir. Hem maddi hem de romantik cephede yaşadığı sıkıntılar onu önce Londra'ya, ardından Saint Petersbourg'a sürükler. Bu yolculuk, ona yıllar sonra bir kez daha işi, hayatı ve aşkı yeniden keşfetme imkanı tanıyacaktır.