

Örümcek Kadının Öpücüğü
Kiss of the Spider Woman
Yonetmen: Bill Condon
Vizyon Tarihi: 9 Ekim 2025
Konu
Manuel Puig’in ünlü romanını temel alarak sahnelenen ve Broadway’i kasıp kavuran Kander & Ebb müzikalinin sinema uyarlaması, üç başrol oyuncusunun olağanüstü performanslarıyla dikkat çekiyor: filme adını veren rolde Jennifer Lopez, Diego Luna ve Tonatiuh. Örümcek Kadının Öpücüğü, siyasi mahkûm Valentin ile aynı hücreyi paylaşan, ahlâka aykırı davranıştan hüküm giymiş Molina’nın sıradışı dostluklarını anlatıyor. Molina Valentin’e, bayıldığı film yıldızı Ingrid Luna'nın başrolünü oynadığı şatafatlı bir Hollywood müzikalinin hikâyesini anlatıyor; küçük, karanlık hücreleri böylece ışıl ışıl canlanıyor. Bu sahnelerde Technicolor renk tonları ve muhteşem danslarla izleyicinin gözlerini kamaştıran Örümcek Kadının Öpücüğü, The Greatest Showman ve Chicago gibi hit müzikal filmlerin senaryolarını yazan, Dreamgirls’ün de yönetmenliğini üstlenen Bill Condon tarafından beyazperdeye aktarıldı. Film, Sundance’te prömiyerini yaptı ve Locarno Film Festivali'nin kapanış filmi olarak gösterildi.
Oyuncu Kadrosu

Diego Luna
Valentín Arregui / Armando

Tonatiuh
Luis Molina / Kendall Nesbitt

Jennifer Lopez
Ingrid Luna / Aurora / The Spider Woman

Bruno Bichir
Warden Ledesma

Josefina Scaglione
Marta

Aline Mayagoitia
Paolina Paz

Driton 'Tony' Dovolani
Johnny Desiderio

Lucila Gandolfo
Señora Molina
Federico Repetto
Castellanos
Lucas Barreiro
Marcos
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak
Film detaylari icin tiklayin...
Hit the Hay

Film detaylari icin tiklayin...
Der Rücktritt

Film detaylari icin tiklayin...
시간위의 집

Film detaylari icin tiklayin...
Where Do We Go from Here?

Bayan Daisy, iyi bir yaşamı olsa da kendisini hiçbir zaman zengin görmeyen ve fakir olduğu günleri unutmayan kendi halinde, eski öğretmen olan yaşlı bir kadındır. Daisy, araba kullanma konusunda sürekli sorunlar yaşamaktadır. Bu sebeple, oğlu Boolie, ona bir şoför tutmaya karar verir ve çalıştığı yerde iyi bir iş çıkaran Hoke Colburn'ü annesinin şoförü olarak işe alır. Ancak Bayan Daisy, bir şoföre ihtiyacı olmadığını düşünmekte ve Hoke'u her seferinde azarlamaktadır. Oysa farklı kişiliklere sahip bu iki insanın aslında birçok ortak yönü vardır. Çıktıkları hayat yolculuğunda, ömür boyu sürecek bir dostluk kuracaklardır.
Bayan Daisy'nin Şoförü

John Forbes Nash kazandığı bir bursla Princeton Üniversitesi'nde öğrenim görmeye başlar. Bu süreçte parlak zekasını her daim hissettiren ancak çevresindekilerle uyum sorunu yaşayan dahi Nash, inanılmaz bir teoriyi ortaya sürüp kanıtlama aşamasına kadar gelir. Böylece matematik çevrelerince ününü yayan dahi adam zamanla şizofreni belirtileriyle mücadele etmeye başlar. Nash artık kendi kurgusal gerçekliklerinden oluşturduğu dünyasıyla asıl gerçekleri ayırt edemeyecek bir aşamaya gelir.
Akıl Oyunları

Ailesi ile birlikte İngiltere'de yaşayan 18 yaşındaki Jess'in anne ve babası, onun kibar ve Hint geleneklerine bağlı bir genç kız olarak yetişmesini istemektedir. Ancak Jess'in tek bir hayali vardır: David Beckham gibi futbol oynamak!... Jess, bir gün parkta top koştururken Jules tarafından fark edilir. Jules, Jess'e bölgenin kız futbol takımında oynamasını teklif eder. Aynı yaşta, aynı düşü paylaşan iki genç kız, kısa sürede arkadaş olurlar ve takımlarının durumu gün geçtikçe iyiye gider. İkisinin de ailesi, kızlarının futbol topu peşinde koşmasından son derece rahatsızdır. Jess'in ailesi, onun neden hukuk fakültesine gitmediğini ve ablası Pinky gibi uygun bir gençle nişanlanmadığını merak etmektedir. Pinky'nin başına geleceklerden henüz haberleri yoktur! Jules'in annesi de diğer kızlar gibi giyinmeyen kızının nasıl erkek arkadaş bulacağını kara kara düşünmektedir. Oysa Jules, top peşinde değil; takımlarının yakışıklı koçu erişilmez Joe'nun peşinde koşmaktadır!
Hayatımın Çalımı

Vertigo, Hitchcock’un teknik ve işlediği konu itibariyle sinema tarihinin en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilir. Bir suçluyu kovalarken çatıdan düşen ortağını kurtaramayan dedektif Scottie Ferguson’da, bu olayın ardından yükseklik korkusu başgösterir. “Vertigo” hastalığına dönüşen bu korku nedeniyle mesleğini bırakıp emekli olan dedektir, eski bir arkadaşı tarafından, ruhsal sağlığından şüphe ettiği karısı Madeleine’ni izlemesi için kiralanır. Scottie de kadını daha yakından izledikçe bir şeylerin yolunda gitmediğini fark eder; dahası kadının intihara meyilli olduğunu görür. Artık işleri yoluna koymak için uzaktan takip etmek yetersiz kalacak, Scottie’yi kendi korkularıyla da yüzleşeceği bir mücadelenin içerisine sürükleyecektir.
Ölüm Korkusu

Film detaylari icin tiklayin...
I Didn't Like You

1989-1990 yılları arasında çok sayıda insanı öldürerek, dünyanın ilk kadın seri katili olarak ünlenen Aileen Wuornos'un gerçek hikayesi.Yakalandıktan sonra, 1992'de 7 kişiyi öldürmekten suçlu bulunan Wuornos'un öyküsü ABD ve dünya kamuoyunu epey meşgul etmişti. Aynı zamanda bir lezbiyen de olan ve hayat kadınlığı yapan Wuornos, kurbanlarını ilişkiye girdiği insanlar arasından seçiyordu. Dehşet verici kadın katilin kurbanlarını ormana götürüp sakladığı ortaya çıkmış, ancak benzer şekilde öldürdüğünden şüphe duyulan 2 kişinin daha cesedi bulunamamıştı. Wuornos'un eski kadın aşığı mahkemede aleyhine tanıktık etmiş; avukatının sanığın çocukluğunda maruz kaldığı kötü muamele ve tacizi hafifletici neden olarak öne sürmesi jüriyi ikna etmemiş ve 2003'te gerçekleşen idamına karar verilmişti.