

Игнотас вернулся домой
Yonetmen: Александр Разумный
Vizyon Tarihi: 7 Mayıs 1956
Oyuncu Kadrosu
Kęstutis Genys
кузнец Игнотас

Birutė Raubaitė
жена Игнотаса
Jūratė Jankauskaitė
Карусе
Stasys Motiejūnas
Каролис
Juozas Laucius
Мастайтис
Antanas Mackevičius
Ванагелис
Antanas Sutkus
граф

Balys Bratkauskas
Владас
Lidija Kupstaitė
жена Владаса
Juozas Rudzinskas
член ЦК
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Judy Davis’in canlandırdığı Joan Fraser, 1950’lerde fanatik bir komünisttir ve Joseph Stalin’e (F. Murray Abraham) hayrandır. Stalin’e yazdığı mektuplar dikkat çeker ve Moskova’ya davet edilir. Orada Stalin’le bir gece geçirir, Stalin aynı gece ölür ve Joan hamile kalarak Avustralya’ya döner. Çocuğunun babasının Stalin mi yoksa aynı gece birlikte olduğu ajan Nine (David Ogden Stiers) mı olduğundan emin değildir. Joan, oğlu Joe’yu (Richard Roxburgh) devrimci ideallerle yetiştirir, ancak Joe annesinin sol siyasetine isyan eder ve polis sendikası lideri olur, Avustralya’yı 1989’da iç savaşın eşiğine getirir. Mockumentary tarzındaki film, absürt komediyle politik taşlama sunar. Judy Davis’in performansı ve güçlü kadro (Sam Neill, Geoffrey Rush) öne çıkar, ancak yavaş tempo eleştirilmiştir.
Devrim Çocukları

Film detaylari icin tiklayin...
Ignición

Manor Çiftliği'ndeki hayvanlar, sahibi Bay Jones'un ihmalkarlığına ve zulmüne daha fazla dayanamaz. Domuzlar Snowball ve Napoleon’un liderliğinde isyan ederler, Jones ve eşini çiftlikten kovarak tüm hayvanların eşit olduğu bir dünya kurmaya çalışırlar. Ancak kısa sürede Napoleon, gücün tadını alır ve Snowball’u çiftlikten uzaklaştırır. Artık tek başına iktidarda olan Napoleon, eski efendileri kadar yozlaşmış ve zalim bir rejim kurar. Manor Çiftliği’ndeki hayvanlar, çiftliği bir cennete çevirerek uyum içinde yaşamak için mücadele eder. George Orwell’in klasik eserinden uyarlanan bu eşsiz hikaye, Kelsey Grammer, Patrick Stewart, Peter Ustinov ve Julia Louis-Dreyfus’un seslendirmeleriyle ve Jim Henson’s Creature Shop’un etkileyici animasyon teknikleriyle ustalıkla beyaz perdeye aktarılmıştır.
Hayvan Çiftliği

Film detaylari icin tiklayin...
Das wilde Leben

Devrim kahramanı Che’yi herkes tanır. Peki ya bir zamanlar onun Buenos Aires’in varlıklı kesimlerinde yaşayan 23 yaşında bir tıp öğrencisi olduğu kaç kişi bilir? Peki 29 yaşındaki arkadaşı, biyokimyacı Alberto Granado’yla birlikte yaptıkları motosiklet yolculuğunda Latin Amerika’nın gerçekleriyle nasıl yüzleşmek zorunda kaldıklarını? 1952 yılında Ernesto ve Alberto Buenos Aires’ten bir motosikletin sırtında yola çıkarlar. Araçları arızalandığında otostop yapar, halka kaynaşmaya başlarlar. Bildiklerinden çok farklı bir Latin Amerika gerçeği beklemektedir onları. Astımı olan Ernesto ilaçlarını bir kadınla paylaşır; cüzam kolonisinde, hastaların kaderine ortak olurlar. İnka medeniyetinin üzerinde yükselen çarpık kentleşme ve adaletsizliklere şahit olurlar. Bu yolculuk, iki genç adamın geleceklerini şekillendirecektir.
Motosiklet Günlüğü

Ülkesindeki bir ihtilal sonucu devrilen Kral Shahdov New York'a gelir. Amacı biraz para kazanmaktır ve bir TV'ye gider. Burada ticari ilişkiler kuran Shahdov medya dünyasında ön plana çıkar. Ancak ailesinin komünist oluşundan dolayı kendisi de fişlenir.
New York'da Bir Kral

Film detaylari icin tiklayin...
Brazdat

Russell Price, saygın bir Amerikan foto muhabiridir. Önemli olayların yaşandığı her yerde ortaya çıkar ve çektiği fotoğraflar neredeyse kapışılır. Ünlü editör Alex ve gazeteci Claire ile birlikte, iç savaşın pençesindeki Nikaragua'ya gider. Kendisini Amerikalı bir casus olarak tanıtan bir adamın yardımıyla Russell ve Claire, değerli fotoğraflar çekebilecekleri bir bölgeye ulaşır. Kısa süre sonra isyancıların lideri öldürülür. Liderin adamları bunu gizlemek istemekte ve Price'tan, öldürülen lideri canlı gibi gösteren fotoğraflar çekmesini ister. Kısa süre sonra bu sahte fotoğraf dünyaya yayılır ve öngörülemeyen sonuçlara yol açar...
Ateş Altında

40 yaşındaki Andreas, kendini garip bir şehirde bulur. Oranın neresi olduğu veya nasıl geldiği hakkında en ufak bir fikri yoktur. Bir işi, evi ve karısı vardır. Bir şeylerin yanlış gittiğinin farkına varır ve şehirden kaçmaya çalışır fakat bir çıkış yolu yoktur. Hugo isminde bir adamla tanışır ve onun kaçmasına yardım edebileceğini düşünür. Öteki dünyaya kaçmak için ufak da olsa bir ışık doğunca, bu şansını sonuna kadar kullanmaya karar verir * Çok ama çok güzel. Norveç sinemasının incisi diyebilirim, günümüzün, özellikle de kuzey ülkelerinin sorunsuz yaşantılarına sorun katmalarını hicvediyor * Andreas mutsuz çünkü sanal bir ortamda yaşadığını fark ediyor. Aslında yemeklerin tat vermediği, içkilerin sarhoş etmediği, kimsenin "insani" duygular göstermediği bir dünya orası; "The Truman Show" tarzı bir yapay cennet. Filmin meselesi tam da bu: Konformizmin adeta bir din haline gelmesi
Sorun Yaratan Adam
Film detaylari icin tiklayin...