

Den Underlige Herr BOND
Yonetmen: Stefan Borglycke
Vizyon Tarihi: 7 Kasım 2021
Oyuncu Kadrosu
Filip Lindgren
Herr Bond
Marcus Larsson
Insläppsmästare
Sanna Mingert
Figuren i stentrappan
Fred Norberg
Ö.K-bartender
Malin Nyman
Bondbrud
Fredrik Reimegård
Bondskurken nr #1
Matilda Hendeberg
Orakelkvinnan
Viktor Lindgren
Monstret från "KINO HORROR"
Nicole Berggren
Nora från "KINO HORROR"
Benjamin Dolk
Oddjob / Städare
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Stephane Miroux uyku halindeyken 'Stephane TV'nin karizmatik sunucusudur. Kartondan yapılma kameralar karşısında 'Uyku Bilimi' hakkında yorumlar yapar. Gerçek yaşamındaysa Paris'teki bir takvim yayıncılık şirketinde sıkıcı bir işi vardır. Aynı apartmanda karşı dairede yaşayan Stephanie (Charlotte Gainsbourg) adlı güzel kıza ilgi duyar. Stephanie ilk anda Stephane'den etkilendiği halde sonradan çocuksu tavırlarını ve gerçeklikle zayıf bağlantısını görünce kafası karışarak uzaklaşır. Stephane'ın kaba kişilikli bir insan olan iş arkadaşı Guy, bu işin çözümünün karşıt cinste olduğu önerisinde bulunur ama Stephane onun öğütlerini dinleyemeyecek kadar bulutların üzerindedir. Stephanie'nin kalbindeki sırları uyanıkken çözmeyi başaramayan Stephane, cevaplarını rüyalarında aramaya başlamıştır...
Rüya Bilmecesi

Jan, Jule ve Peter, zenginlerin adaletsiz güçlerine son vermek için bir plan yaparlar. Önceden belirledikleri zenginlerin evlerine girip, onların eşyalarıyla ilginç çalışmalar yapmaktadırlar. Yine bu eylemlerinden biri sırasında, evine girdikleri Hardenberg tarafından fark edilince, yakalanmamak için zengin adamı kaçırırlar. İşler ciddileşir. Kafadarlar için durum gitgide daha da zorlaşır * Adaylıkları ve katıldığı festivallerle adından söz ettiren film, on bir yıldan sonra, Cannes Film Festivali Altın Palmiye ödülüne aday gösterilen ilk Alman filmi.
Eğitmenler

Film detaylari icin tiklayin...
Love in the Time of Advertising

Dönemin özellikle tasarımıyla öne çıkan otomobillerinden olan bir DeLoran'ın içine gizlenmiş icat, Marty'i yanlışlıkla 50'lere geri götürür. Sorumsuz delikanlı bu gösterişsiz Amerikan kasabasında bir kazaya yol açar ve müstakbel anne ve babasının tanışmasına engel olur. Böylece kendisi de hiç doğmamış olacağı için bu durumu düzeltmesi gerekmektedir. Ama hayat sandığından daha karmaşıktır ve sorumluluk kelimesinin anlamını öğrenmek zorundadır.
Geleceğe Dönüş

Güzel ve seksi eşi, evliliklerinde cinsellik olmadığı gerekçesiyle Karol'dan boşanınca talihsiz adamın yaşamı alt üst olur. Eşiyle birlikte tüm mal varlığını, kuaför salonunu kaybeder, aşağılanır, polis tarafından aranır, sonunda beş parasız ve kimliksiz olarak vatanı Polonyaya geri dönmek zorunda kalır, ancak eşiyle tekrar bir araya gelme ümidini hiç ama hiç yitirmez, bazı planları vardır...
Üç Renk: Beyaz

Genç bir kadın aşık olduğu yakışıklı Maxim De Winter'la evlendikten bir süre sonra Maxim'in eski eşi Rebecca'nın birkaç ay önce gizemli bir şekilde ölmüş olduğunu öğrenir ve kocası ile olan ilişkisinin her zaman Rebecca'nın gölgesinde kalacağını farkeder. Film boyunca adı telafuz edilmeyen kadın, aynı zamanda kendisini evin yeni kadını olarak kabul etmek istemeyen hizmetçi Mrs. Danvers'ın kıskanç ve takıntılı tavırları ile başa çıkmak zorundadır. Alfred Hitchcock'un Daphne Du Maurier'ın bir romanından uyarladığı Rebecca yönetmenin aynı zamanda ilk Amerikan yapımı filmi olma özelliğini taşıyor. 1940'ta En İyi Film dalında Akademi Ödülü'nü kazanan filmin yapımcısı David Selznick'in bir önceki filmi Rüzgar Gibi Geçti de, aynı dalda ödül sahibi olmuş ve efsaneleşmişti.
Rebecca

New York'ta uluslarası bir uyuşturucu kaçakçılığı olayını araştıran bazı İngiliz ajanları esrarengiz şekilde öldürülür. Bütün cinayetler, Harlem'li bir suç lordu olan Mr.Big ve bir diplomat olan Katanga'yla bağlantılı gözükmektedir.Olayı araştırması için James Bond New York'a gönderilir. Daha şehre geldiği anda Mr. Big'in adamları tarafından öldürülmeye çalışılan Bond, bu saldırıdan kurtulur ve kendisini öldürtmek isteyen Mr. Big'i araştırırken milyarlarca dolarlık dev bir uyuşturucu operasyonunun merkezinde olduğunu anlar.
Yaşamak İçin Öldür

Bu yapmacık dünyada gerçek bir şey bulmak ve ona bağlanmak isteyen Amerikalı gezgin Richard, Thailand'a gelir. Bangkok'ta ucuz bir otelde kalan çılgın gezgin, Fransız bir çift ve Daffy adında ilginç bir adamla tanışır. Dünya üzerinde hiç kimsenin dokunmadığı, turistler tarafından işgal edilmemiş gizli bir cennetten, bir adadan söz eden Daffy, Richard'a elde çizilmiş bir harita bırakarak ortadan kaybolur. Fransız çifti de yanına alan Richard, keşfedilmemiş sahili bulmak üzere yola çıkar.
Kumsal

Emekliliğine günler kalmış olan saygın psikiyatrist Dr. Jack Mickler (Marlon Brando),Zorro gibi giyinmiş bir genci (Johnny Depp) tam intihar edecekken kurtarır ve çalıştığı Psikiyatri kliniğine getirir. Bu genç kendisinin efsanevi Don Juan olduğunu ve ilk aşkını aramak üzere New York'a geldiğini söylemektedir. Dr.Mickler kendisine tanınan 10 günlük süre içerisinde gencin hayat hikâyesini dinler ve gittikçe onun gerçekten Don Juan olduğuna inanmaya başlar. Bu on gün içinde ondan dinledikleri Dr.Mickler'in de yaşantısını da etkilemeye başlar, eşi Marilyn (Faye Dunaway) ile olan ilişkisi canlılık kazanmıştır. Dr.Mickler kişilerin kendi gerçeklerini yaşamaya çalışmalarının onların deli olmaları anlamına gelmeyeceği sonucuna varır.
Don Juan DeMarco

Jean Paul Belmondo filmografisinin hatırı sayılır yapıtlarından olan Le Professionnel, özellikle Ennio Morricone'nin Chi Mai soundtrack'i ve Paris sokaklarında geçen araba kovalama sahnesiyle hafızalarda yer etmiştir. Filmde Malagawi isimli Afrika ülkesinin başkanını öldürmek üzere görevlendirilen ajan Joss politik ilişkilerin değişmesiyle Fransa gizli servisi tarafından ele verilir...... ve iki senelik hapis hayatından sonra amirlerinden intikam almak üzere ülkesine döner. Belmondo'nun karizmasıyla lezzetlenen Fransız usulü aksiyon yönetmen Georges Lautner'in imzasını taşımaktadır.