
Death's Sonata
Yonetmen: Douglas Downing III
Vizyon Tarihi: 3 Eylül 2024
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
The Dark

Gelecek zaman… İnsanlar iki gruba ayrılmış durumdadır: düşünenler (ancak hiçbir makinenin nasıl çalıştığını bilmiyorlar) ve çalışanlar (fikir sahibi değiller). Düşünenler planları yapıyor, çalışanlar da bunları uyguluyorlar. İki grup da tam değildir ama birleşince bir bütün oluyorlar. Bir gün düşünenlerden biri yeraltına çalışanların yanına iner. Gördükleriyle birlikte hayatın akışı değişmeye başlar…
Metropolis

Chicago Memorial Hastanesi’nde saygıdeğer bir cerrah olan Doktor Richard Kimble, Chicago şehrinin ABD başkanı George W. Bush kadar zeki! polisleri tarafından karısını öldürmekle suçlanmaktadır. Dr. Kimble bunu reddetmekte, karısını tek kollu bir adamın öldürdüğünü söylemektedir, fakat deliller aleyhinedir.Mahkemeye çıkarılan Dr. Kimble suçlu bulunur ve zehirli iğneyle öldürülmesine karar verir. Dr. Kimble öldürüleceği yere nakli sırasında onunla beraber nakledilen diğer mahkumların kaçış entrikaları sayesinde kurtulur ve kaçar. Kimble’ın hedefi karısını öldürdüğünü söylediği tek kollu adamı bulmaktır. Ancak Kimble’ın işi kolay değildir; çünkü peşinde fazlasıyla inatçı bir dedektif olan Samuel “Sam” Gerard vardır. Kimble hem tek kollu adamı bulup cinayeti onun işlediğini kanıtlamak hem de bu süre zarfında dedektif Gerard’a yakalanmamak zorundadır.
Kaçak

1907 yılında İsveç'te geçen filmde Fanny ve Alexander isminde iki kardeşin babaları öldükten sonra değişen hayatları anlatılıyor. Babaları ölünce, anneleri Emily bir pederle evlenir. Katı bir adam olan üvey babalarının kontrolü altında hapis hayatı süren Ekdahl Ailesi, aile büyükleri ve dostları müdahale edene kadar zor günler geçireceklerdir. 5 Saatlik bir TV dizisi olarak planlanan sonradan kısaltılarak sinemaya aktarılan Ingmar Bergman'ın bu 3,5 saatlik yapıtı, 84 yılında En İyi Yabancı Film Oscarı'nı da evine götürdü.
Fanny ve Alexandre

Film detaylari icin tiklayin...
The Girl He Met Online

2002 Cannes Film Festivali'nde En iyi Yönetmen ödülünü alan bu film, apayrı dünyalardan gelen ve hayatlarının aşkını arayan iki insanın uyumsuz aşk hikayesini anlatıyor. Huzursuzluk ve coşkunun beklenmedik bir şekilde sevimlilik ve saflığa dönüştüğü bir komedi! Adam Sandler, küçük bir şirketin sahibi, yedi kız kardeşi tarafından hükmedilen, zavallı asosyal Barry Egan rolündeki muhteşem performansı ile alkış alıyor. Barry aşk gelip onu bulana kadar onu aramaz. Ancak gizemli oir kadın hayatına girer, duyguları karma karışık olur, kendini coşku, şehvet ve kendinden şüphe etmek gibi hisler arasında bocalarken bulur.
Aşk Sarhoşu

Carrie (Sissy Spacek) utangaç, içine kapanık bir genç kız. Dinine fanatik ölçüde bağlı annesiyle birlikte yaşıyor. Bir gün düşünce yoluyla istediği herşeyi yapabileceğini anlıyor. Artık annesini elini bile kıpırdatmadan kanepeye fırlatabilir, aynaları kırabilir, hatta öldürebilir. Sonunda Carrie çıldırıyor ve okulunun düzenlediği bir gecede ortalığı kana buluyor.. Stephen King'in aynı adlı romanından Lawrence D. Cohen tarafından sinemaya uyarlanan "Carrie"nin yönetmeni ise Brian De Palma. De Palma'nın bu ilk önemli filmi, eleştirmenleri ikiye bölmüş, filmi başyapıt olarak nitelendirenler kadar yerin dibine batıranlar da olmuştu...
Günah Tohumu

Film detaylari icin tiklayin...
Ser du månen, Daniel

Film detaylari icin tiklayin...
We, Brothers

Serinin ikinci filmi olan "Aliens"da bıraktığımızda Ripley, Bishop ve Newt uzay marinlerinin de yardımıyla uzaylı yaratıklardan kurtulmayı başarmış ve kendilerini dondurarak bir uzay gemisi ile yola çıkmışlardı.Bu filmde, gemileri Fiorina 161 isimli hapishane gezegenine varır. Çarpışmadan Newt ve Bishop sağ çıkamazlar oysa Ripley'in yanısırai, en büyük kabusu tüm yolculuk boyunca onlara gizlice eşlik etmiştir.Hapishane gezegeninde hiç bir tip silaha izin verilmez. Sakinleri ise eski katil ve tecavüzcülerin oluşturduğu dini bir kültün hakimiyetindeki bir mahkum kolonisinde yıllardır yaşam savaşı verdikleri için aralarına yeni katılan korkunç düşmanla savaşacak cesarete sahiptirler.Serinin, David Fincher tarafından yönetilen ve en çok eleştirilen bu üçüncüsünde, eski bir düşman ve alışık olmadığımız türden klostrofobik bir atmosfer bizleri bekliyor. Bir de hiç kuşkusuz, kalp atışlarımızı hızlandıracak bir gerilim.