

Birds in Maine
Yonetmen: Raymond St. Pierre
Vizyon Tarihi: 12 Ağustos 2025
Oyuncu Kadrosu

Raymond St. Pierre
Ray/The Doctor
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Pers Kralı Xerxes, zafer kazanmaya alışmış güçlü ordusunu yine kendinden emin bir eda ile Yunan Krallıkları üzerine yollar. Ne denli güçlü bir ordu ile karşı karşıya olduğunun farkında olan Sparta Kralı, Tanrıları savaşmaya ikna edemeyince en cesur 300 askerini toplayarak Thermopylae'de Perslilerle savaşmaya gider. Çocukluklarından beri tamamen savaşçı olarak yetiştirilmiş olan bu 300 asker, hayatlarının en büyük mücadelesini vereceklerdir. Ölüm ne kadar kaçınılmaz olsa da cesaretleri ve güçleri bunu yenmeye hazırdır. Büyük bir dirençle düşmana karşı koyarken bir yandan da savaşmama kararı ile yanlış bir karar vermiş olan konseyin yanlışını anlayarak orduyu savaşa göndermesini bekleyeceklerdir.
300 Spartalı

Enid (Thora Birch) ve Rebecca (Scarlett Johansson) liseden yeni mezun olmuş iki yakın arkadaştır. Rebecca bir kafede iş bulur ve kendine bir daire tutmaya karar verir. Enid ise çok karamsar bir kızdır ve bütün işleri gereksiz, bütün insanları ise aptal ve serseri olarak görmektedir. Fakat hayatı, saplantılı ve yalnız bir kolleksiyoncu olan Seymour (Steve Buscemi) ile tanışınca birden bire değişir, böyle birine karşı hissetmeyeceğini sandığı garip duygular içindedir artık * Daniel Clowes'un underground çizgiromanından beyazperdeye aktarılan film, pek çok eleştirmen tarafından 2001'in en iyi filmi olarak gösterildi * Çok tatlı bir filmdi, pek tarzım olmamasına rağmen oldukça keyifli vakit geçirdim * Söyleyecek çok fazla lafı olan bir film olmuş. Yani detaylara dikkat edildiğinde her yana (aile kavramına, toplum düzenine, kapitalizme, ayrımcılığa, sanat anlayışına, vs...) öyle bir açıktan saldırı var ki, kesinlikle birden çok kez izlenmeli diye düşünüyorum.
Hayalet Dünya

Boksör Jakc la mottanın kendi ağzından anlattığı şampiyonluklardan bar komedyenliğine uzanan hırslı hayat hikayesi.Usta yönetmen Martin Scorsese'nin yönettiği bu film protesto amacıyla siyah-beyaz çekilmiştir,aynı zamanda sinema eleştirmenleri ve yönetmenleri tarafından tüm zamanların en iyi filmleri içinde ilk 10 sıradadır.
Kızgın Boğa

Joel Barish, iki yıl boyunca beraber olduğu sevgilisinden oldukça şaşırtıcı bir haber alıyor. Kadın, bir teknolojik deneye katılarak, ilişkilerini tamamen hafızasından silmiştir. Yani Barish'in kim olduğunu bile hatırlamamaktadır. Bu gelişme üzerine küplere binen adam, aynı prosedürü kendi üzerinde de gerçekleştirmek ister...Film, adamın hafızaları silinirken, yaşanılan ilişkiyi gözler önüne serer. Adam da bir kez daha oldukça iyi başlayan ve sonradan tadı kaçan ilişkiyi izler. Fakat zaman geçtikçe ve sıra yaşanılan güzel şeylere gelince, üzerindeki müdaheleyi durdurmak ister. Pişman olmuştur!
Sil Baştan

Derek Vinyard (EDWARD NORTON), beyaz ırkın üstünlüğüne inanan bir grup gencin karizmatik lideridir. Nefret içindeki Derek, bir siyahı canice öldürünce hapse girer. Hapisten çıktığında artık bambaşka biridir. Geçmişinden ve yaptıklarından utanç duyar ve küçük kardeşi Danny'nin (EDWARD FURLONG) de kendisiyle aynı sonu paylaşmaması için çabalar. Bir aile içinde gelişen ve sonunda aynı aileyi parçalayan ırkçılık hakkında tartışmalı ve çarpıcı bir film. Edward Norton bu filmdeki rolüyle en iyi oyuncu dalında Oscar'a aday gösterilmiştir.
Geçmişin Gölgesinde

Güzel ve seksi eşi, evliliklerinde cinsellik olmadığı gerekçesiyle Karol'dan boşanınca talihsiz adamın yaşamı alt üst olur. Eşiyle birlikte tüm mal varlığını, kuaför salonunu kaybeder, aşağılanır, polis tarafından aranır, sonunda beş parasız ve kimliksiz olarak vatanı Polonyaya geri dönmek zorunda kalır, ancak eşiyle tekrar bir araya gelme ümidini hiç ama hiç yitirmez, bazı planları vardır...
Üç Renk: Beyaz

Noel arifesinde anne ve babasının vahşice öldürülmesine tanık olan Billy, Katil Noel Baba’ya dönüşür ve her yıl planlı, ürpertici bir şiddet dalgası başlatır. Bu yıl ise kanla yoğrulmuş görevi aşkla kesişir; genç bir kadın, onu karanlığıyla yüzleşmeye zorlar.
Sessiz Gece, Kanlı Gece

Genç Vito Corleone, Amerika'ya yeni gelmiştir. 1917 yılında, New York şehri'nin yerel mafyalarından birinin liderini öldürünce saygınlık kazanır ve korkulan biri haline gelir.Bu arada, 50 yıl sonra, Michael Corleone, Washington'da senato komitesine aile işleriyle ilgili ifade vermektedir.1972 yapımı ilk filmin devamı niteliğinde, yine yazar Mario Puzo ve yönetmen Francis Ford Coppola'nın yaratıcı ellerinden çıkmış usta işi bir yapım. Eleştirmenler tarafından, önceki filmden daha başarılı bulunan az sayıdaki devam filminden biri olarak kabul ediliyor.
Baba II

Bir grup acemi genç Alman askerinin, 1.Dünya Savaşı sırasında büyük bir idealizmle başlayan hikayelerinin, hayal kırıklığıyla sonuçlanmasını anlatıyor. Başrol oyuncusu Lew Ayres’in canlandırdığı Paul Baumer’in repliği, filmin konusunu da özetliyor: “Siperlerde yaşıyor ve savaşıyoruz. Ölmemeye çalışıyoruz, tek yaptığımız bu” Modası çabuk geçen pek çok mesaj filmlerinin aksine, Erich maria Remarque’nin savaş karşıtı romanından uyarlanan filmin etkisi yıllar sonra bile hiç azalmamıştır. Lewis Milestone’nun ölçülü, sade ve insanı derinden etkileyen çalışması, yıllar sonra bile pek çok ülkede yasaklıydı.
Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok

Dutch ve komandoları CIA tarafından Güney Amerika ormanlarında esir tutulan havacıyı bulup getirmekle görevlendirilirler. Görev başarılı olur ama dönüş yolunda gizemli bir yaratığın onları izlediğini fark ederler. Ölüm artık onlara çok yakındır.