

Laïcité, l'exception française - 120 ans, et maintenant ?
Yonetmen: Jérôme Revon
Vizyon Tarihi: 9 Aralık 2025
Oyuncu Kadrosu

Caroline Roux
Self
Marie Lavandier
Self

Anne-Charlène Bezzina
Self
Pierre-Henri Tavoillot
Self

Jean Garrigues
Self
Gaëlle Paty
Self

Éric Fottorino
Self
Anne Rosencher
Self
Hakim El Karoui
Self
Jean-François Colosimo
Self
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Frensisken Tarikatı'nın kurucusu. İtalyalı Aziz St. Francesco. "Erkek kardeş güneş, kız kardeş ay, erkek kardeş rüzgar ve kız kardeş nefes" diye betimlediği doğadaki görkem, azizin sahip olduğu varsıllığının ötesine geçer. Düşünmeyi bırakıp bir tercih yaptığında ise yasamış olduğu Ortaçağ'da çevresi tarafından aşağılanmasına ve deli olarak anılmasına neden olur. Onlara göre sefil, kendisine göre sadelik diye değerlendirdiği yaşam biçimi ve başarmak istediği şeyler, ölümünden sonra onu azizlik mertebesine taşır. Anlatmak istedikleri yaşadığı dönemde sonradan idrak edilir ve Papa tarafından takdirle karşılanır. Biyografik filmde, St. Damian Kilisesinin onarılması, Papa Innocence ile görüşmesi gibi Assisi'linin hayatında önemli olan hadiselerin anlatımının yanında, filmin görselliği ve müzikleri de azize yaraşır biçimde huzuru yansıtıyor, belki yaşadığı acılara daha fazla odaklanılabilir ve drama daha fazla ağırlık verilebilirdi ancak, film böylesi huzurlu bir anlatımdan mahrum kalırdı.
Ay ve Güneş Kardeşler

Film detaylari icin tiklayin...
Ateşle Oyun

Film detaylari icin tiklayin...
Monsieur Batignole

Film detaylari icin tiklayin...
David

1. Dünya Savaşı sona ermekteyken, Mathilde isimli genç bir Fransız kadının en büyük savaşı başlamak üzeredir. Mathilde, nişanlısı Manech’in savaş mahkemesinde hüküm giyerek Fransa-Almanya ordularının arasında kalan tarafsız bölgeye gönderilen beş adamdan biri olduğunu ve bunun neredeyse ölüm demek olduğunu duymuştur. Manech’ini sonsuza dek kaybettiğini kabullenmek istemeyen Mathilde, sevgilisinin yazgısını öğrenmek için olağanüstü bir yolculuğa koyulur. Her dönemeçte Manech’in bu son günleri, bu son anları nasıl geçirdiğine dair farklı yorumlar duyar. Yine de asla yılmaz... İnatla sürdürdüğü neşeli tavırları ve umudunun güçlendirdiği şaşmaz inançla, soruşturmasını sonuna kadar götürürken kendisine yardım edenleri ikna, etmeyenleri de gözardı eder. Beş talihsiz asker ve aldıkları vahşet dolu ceza hakkındaki gerçeğe yaklaşırken, savaşın dehşetine ve hayatlarını etkilediği insanlarda bıraktığı izlere de yakından tanık olur...
Kayıp Nişanlı

Film detaylari icin tiklayin...
Riot at the Rite

Film detaylari icin tiklayin...
Half Past Ten

Jean-Luc Godard'ın başyapıtı Pierrot le Fou (Çılgın Pierrot), yönetmenin uzun ve parlak kariyerinde önemli bir kilometre taşıdır. Karışık bir dönüm noktası olan film, Godard'ın Breathless (Nefes Nefese, 1960) ve Vivre Sa Vie (Hayatını Yaşamak, 1962) gibi eserlerinin deneysel yaşam gücü ve Week End (Hafta Sonu, 1967) ve Wind from the East (1969) gibi son derece politik, alaycı ve acı bir biçimde komik filmleri arasında kalır. Pierrot le Fou, her ikisinin öğelerini de barındırır ve sırf bu nedenle izleyici için zengin bir deneyim fırsatı sunar. Ancak filmin sahip olduğu bir başka koz da gerçek güzellik duygusu. Eleştirmenler, Godard'ın polemik yaratan üslubuna karşın zarif bir biçimde güzel filmler de yaptığını unutmaya meyilli ama Pierrot le Fou, hiç kuşkusuz Contempt'le (1963) birlikte, bu açıdan değerlendirilmeli.
Çılgın Pierrot

Les cousins'de Claude Chabrol, Paris'te sofistike bohem kuzeniyle yaşamaya gelen taşralı bir çocuk hakkında sinsi bir ahlaki masal yaratır. Chabrol, birbirine zıt görünen bu karakterler aracılığıyla, iyi ve kötü, aşk ve kıskançlık ve modern dünyada başarı kavramlarını sorgulayan karanlık ve komik bir karakter çalışması yaratır. Chabrol'ün ilk filmi Le beau Serge'in ayna görüntüsü olan Les cousins, o filmin yıldızları Jean-Claude Brialy ve Gérard Blain'i şaşırtıcı bir şekilde tersine çevrilmiş rollerde yeniden canlandırıyor. Bu hançer keskinliğindeki dram Berlin Film Festivali'nde Altın Ayı ödülünü kazandı ve Fransız Yeni Dalgası'nın ilk dönemlerinde önemli bir yere sahip oldu.
Les Cousins

Leon Uris’in aynı adlı eserinden uyarlanan 1969 yapımı film, soğuk savaş sırasında yaşanan casus hikâyelerini konu alır. Film, birbirinden farklı birçok kişinin öykülerinin kesiştiği yerdir. Zeki bir Fransız ajanı, sıhhi savaştaki karmaşıklaşmış politikalar içerisinde, 1962 Küba krizine yol açmış olayları gün yüzüne çıkarır. Daha sonrasında ise Fransa’ya geri dönerek uluslararası Rus casusluk çemberinden ayrılır.