

Vahşi Çocuk
L'Enfant sauvage
Yonetmen: François Truffaut
Vizyon Tarihi: 26 Şubat 1970
Konu
Truffaut’nun sağır ve dilsizler için kurulan bir enstitüde çalışan doktor Itard’ı canlandırdığı filmde, ormanda bulunan ve konuşmayı bilmeyen Victor adlı bir ‘vahşi’nin uygarlığa döndürülme macerası anlatılıyor. Enstitünün sert yöntemlerinin Victor’u daha da uzaklaştıracağını düşünen Itard onu evine almaya karar veriyor.
Oyuncu Kadrosu

Jean-Pierre Cargol
Victor, l'Enfant Sauvage

François Truffaut
Le Dr Jean Itard

Françoise Seigner
Madame Guerin

Jean Dasté
Professor Philippe Pinel
Annie Miller
Madame Lemeri

Claude Miller
Monsieur Lemeri

Paul Villé
Remy
Nathan Miller
Baby Lemeri

Mathieu Schiffman
Mathieu

Jean Gruault
Visitor at Institute
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Sidney Young hem ün sahibi olmaya çalışan, hem de bu ışıltılı dünyayı hakir gören düşkırıklığına uğramış bir entelektüeldir. Alternatif dergisi Post Modern Review medyadaki ünlüleri rahatsız etmektedir. Ancak kendisine taban tabana zıt bir mufazakar New York dergisinden iş teklifi gelince, bir anda işler karışır. Kendisini New York'ta bulan Sidney, küçümsediği bu ışıltılı dünyanın artık tam göbeğindedir.
Dost Kazığı

Alan Clay (Tom Hanks) elindeki her şeyi kaybetmiş bir iş adamıdır. Yeniden çıkış yapabilmek, henüz inşaatı başlamamış teknoloji kompleksinin yapımını üstlenebilmek için yanındaki genç arkadaşlarıyla birlikte Suudi Arabistan'a gider. Alıştığından bambaşka bir dünya ve kültürle yüz yüze gelen Clay, içinde bulunduğu duruma uyum sağlamaya ve bir çıkış yolu bulmaya çalışacaktır. Öte yandan Çinliler'in de aynı işi yapmaya talip olması, işini zorlaştıracaktır.
Kral İçin Hologram

4 Haziran 1776. Fransa ve İngiltere neredeyse dünyanın gidişatına yön verir hale gelmiştir. Bu iki ülke arasında, güç elde etme konusunda yıllardır süren açık bir düşmanlık vardır. Amerika, İngiliz İmparatorluğunun aç gözlülüğünün bir ödülüdür adeta... Bağımsızlık bildirgesi henüz verilmiş, İngiliz hükümeti de bu isyanı bastırmak için Long Island da büyük bir deniz donanması hazır etmiştir. New York'lu avcı Tom Dobb, oğlu Ned'in kötü niyetli çavuş Peasy yüzünden zorla İngiliz ordusuna katılması üzerine, istemeyerek de olsa Amerikan başkaldırısına dahil olur.
Devrim

Güney Fransa’da genç bir aristokrat, Marki Gregoire Poncudelon de Malavoy, köylüler arasında ürkütücü boyutlara varan sıtma salgınlarına neden olan bataklığı kurutmak için gereken kanalizasyon sistemini kurmaya karar verir. Ne var ki, bu iş için gereken parası yoktur. Marki Poncudelon, çareyi krala başvurmakta bulur ve Paris’e kralın yaşadığı Versailles Sarayı’na gider. Soylu bir amaca hizmet eden isteğinin geri çevrilmeyeceğine inandığı için de kraldan bir görüşme talep eder. Bilmediği şey, yüzlerce soylunun da kralla görüşmek için beklediğidir. Bu görüşmeyi koparmak hiç de göründüğü gibi kolay değildir. Sarayda iş yaptırabilmenin yolları oldukça farklıdır. Bir kere zeki ve kurnaz olmak gerekir.
Gülünç İlişkiler

20. yüzyılın başlarında, Fransa’da, bir çocuğun hayatından kesitler sunan filmde, Marcel, hayranlık duyduğu öğretmen babası ve ukala Jules Eniştesi’nin başarılarına tanıklık ederek büyümektedir. Marcel, ailesiyle birlikte, bir yaz tatilini Provence kasabasındaki yazlık evde geçirirken, kendisine Provence dağlarının sırlarını öğretecek olan, yaşıtı bir köylü çocuğuyla arkadaş olur.
Babamın Zaferi
Film detaylari icin tiklayin...
Untitled George Clinton Biopic

NEFES NEFESE, ender görülen bir hastalığa yakalanan kızları Chloe'yi kurtarmak için çabalayan Los Angeles Bölge Savcısı Paul Chaney ve karısı Diane'in (Diane Kruger - Mr. Nobody, Inglorious Bastards) soluksuz izlenen öyküsünü anlatıyor. Her iki ciğerinin birden değiştirilmesi gereken ve organ nakli için sıra bekleyen Chloe, gitgide kötülemektedir. Paul, kızını kurtarmak için elinden gelen her şeyi yapmaya hazırdır; Meksika'da Tijuana kentinde yasadışı bir operasyon da buna dahildir. Ama bu yolda uluslararası organ mafyasıyla karşı karşıya gelir. Artık yalnızca kızını değil, kendini de kurtarmalıdır. Filmin yönetmeni İzlandalı Balthasar Kormakur aslında Türk seyircisine yabancı değil. Kormakur, 2003 yılında İstanbul Film Festivalinde The Sea / Deniz adlı filmiyle Altın Lale Ödülüne aday gösterilmiş ve FIPRESCI ödülünü kazanmıştı...
Nefes Nefese

On sekizinci yüzyıl sonu, çok güzel ve büyüleyici Düşes Georgiana Spencer (Keira Knightley), dönemin en etkileyici kadınıdır. Güzelliği ve karizmasıyla toplumda nam salmıştır. Bu namın duyulmasıyla kendinden yaşça büyük olan Devonshire Dükü (Ralph Fiennes) ile görücü usulü evlenir. Bu evlilikle beraber Georgiana moda ikonu ve kurnaz bir politikacı haline gelir. Ancak evliliğinde bulamadığı aşkı umutsuzca aramaya devam eden Georgina’nın hayatı Charles Grey (Dominic Cooper) ile yaşadığı yasak aşk, müsrifliği ve politikaya el atması sonucu yaşadığı itibar kaybı, ve en iyi arkadaşı Bess Foster’ın (Hayley Atwell) ona olan ihaneti sonucu karmakarışık olacaktır.
Düşes

Film detaylari icin tiklayin...
L'Homme de sa vie

Bir adamın bir avuç serserinin üzerinde yarattığı gerilim bir süre sonra vicdan muharebesine dönüyor ve yön değiştiriyor fakat gücünü aldığı yer bu gerilim. Geçmişte yaşanan bir olay ve sorumlularının çok derinlere bastırdığı bir olayı unutmayan biri onlara hatırlatmaya başlıyor. Başta umursanmayan bu adam karşısında bu astığım astık serseriler tutulup kalıyor. Adeta adama dokunamıyorlar ve kendilerinin gideceği talihsiz sona doğru ümitsizce bekleyiş içine giriyorlar. Vicdanları, yıllardır atamadıkları pişmanlıkları onları bir anda zayıf kılıyor. Dokunamıyorlar çünkü daha fazla vicdani rahatsızlık katlanabilecekleri bir şey değil. Cezalandırılmayı bekleyen suçlu gibi sonlarını beklemeye başlıyorlar.