

Cezayir Savaşı
La battaglia di Algeri
Yonetmen: Gillo Pontecorvo
Vizyon Tarihi: 8 Eylül 1966
Konu
1950'lerin ikinci yarısında geçen film, Cezayir'in Fransa sömürgesi altından kurtuluşunun öyküsünü anlatıyor. Fransa tarafından terör örgütü olarak kabul edilen Cezayir direniş örgütü FLN'nin dört yöneticisinin yakalanması etrafında dönen hikayede, işgal altındaki bir ulusun direnişi resmediliyor. Direnişin biçimi terörizm şeklini alırken, yönetmen Pontecorvo silahlı mücadelenin meşrutiyetini ispatlamaya girişiyor * Belgesel tarzda çekilen ve Fransa'da uzun yıllar yasaklı kalan film, ABD ve İngiltere gibi ülkelerde işkence sahneleri makaslanarak gösterime girebilmişti. Oscar tarihinde bir ilke imza atan "La Battaglia di Algeri" hem 1966'da hem de 1968'de ayrı dallarda ödüle aday gösterilmişti. * bir halkın özgürlük arzusunu ve mücadelesini içinizde hissettirecek mükemmel sahneleri bulunan başarılı ve gerçek film. özellikle son sahnesi unutulmaz.
Oyuncu Kadrosu

Brahim Hadjadj
Ali La Pointe

Mohamed Ben Kassen
Petit Omar

Saadi Yacef
El-Hadi Jaffar

Fouzia El Kader
Halima

Mohamed Hadj Smaïn

Larbi Zekkal
Combattant FLN

Rouiched
The Drunk Man (uncredited)

Noureddine Brahimi
Responsable FLN

Si Mohamed Baghdadi
Larbi Ben M'hidi

Abderrahmane Brahimi
Le Marié de la Casbah
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

1987 yılında Danimarka'nın kıyı kasabalarından birinde geçen hikayede iki kız kardeşin öyküsü ele alınıyor. Yaşadıkları köy, katı dini ve ahlaki kuralların baskın olduğu bir yerleşim yeridir ve gündelik yaşamlarının en basit ayrıntıları dahi yasaklarla şekillendirilmiştir. İki kardeş de evlenerek hayatlarını kurtarma şansıyla karşılaşırlar ancak babaları buna izin vermez. Yıllar sonra baba hayatını kaybettiğinde mülteci olarak Fransa'ya göçerler ve her şeye sıfırdan başlarlar. Babette babalarının 100. doğumgününün şerefine bir davet düzenlemeye karar verir ve bu etkinlik her biri için sıradışı bir tecrübe olacaktır. Yabancı Dilde En İyi Film dalında Oscar ödülüne layık görülen filmin yönetmeni Danimarkalı yönetmen Gabriel Axel.
Babette'nin Şöleni

Hayvanların yönetimi ele geçirdiği bir çiftliği anlatmaktadır. Mr jones'un sahip olduğu bu çiftlikte hayvanlar bakımsızlık, az yem verilmesi ve çok çalıştırılmaları gibi gerekçeler nedeniyle major adlı bir domuzun önderliğinde isyana karar verirler. Bir süre sonra insanları çiftlikten kovmayı başarırlar ve kendilerine göre kanunlar yaparlar. buna göre "iki ayaklılar kötü, dört ayaklılar iyidir"; yani insanlar hayvanların tek düşmanıdır ve bütün hayvanlar eşittir. İnsanların yataklarında hayvanların yatması yasaktır ve hiçbir suretle hiçbir hayvan diğer bir hayvanı öldürmeyecektir....
Hayvan Çiftliği

Film detaylari icin tiklayin...
Glineni golub

1572'de Japonya'da sivil savaş hüküm sürmektedir. Bu esnada güçlü bir derebeyi hayatını kaybeder. Yoksul bir hırsız derebeyini öldükten sonra taklit eder ve yerine geçer. Bu zorlu dönemde krallığı birarada tutma görevini istemeyerek de olsa üstlenmek zorunda kalır.
Gölge Savaşçı

Hali vakti yerinde bir yönetici olan Frédéric, mutlu bir evliliğe sahip olsa da, başka kadınlarla ilgilenmekten kendini alamaz. Arzularına gem vurmaya çalışsa da, eski zamanlardan tanıdığı Chloe bir gün ofisinde belirince, duyguları allak bullak olur.
Öğleden Sonra Aşk

Film detaylari icin tiklayin...
Morristown: Where America Survived

Billy Casper İngiltere'nin en fakir semtlerinden birisinde yaşar. Okula konsantre olamayan ve kötü notlar alan Casper, ağabeyi tarafından sürekli dövülür ve diğer insanlar tarafından gözardı edilir. Birgün, Kestrel adında biriyle tanışır ve karakterinin o ana değin hiç farkında olmadığı bir tarafını keşfeder.
Kerkenez

Cezayir, 1959... Askeri operasyonlar yoğunlaşmaktadır. Kabil'in yüksek dağlarında yaşanan savaş sırasında Fransız ordusunda bir bölüğün komutanı öldürülür... Bunun üzerine idealist Teğmen Terrien (Benoit Magimel), bölüğün başına getirilir. Bu bölükte hayattan ümidini kesmiş Çavuş Dougnac (Albert Dupontel) ile tanışır. Aralarındaki farklar ve içindeki bulundukları savaş ortamının zorlukları bu iki adamın da kişiliklerini sınayacaktır. İsimsiz bir savaşta kaybolmuş bu iki adam, aslında en büyük düşmanın kendileri olduklarını fark edeceklerdir.
İçimizdeki Düşman

Film detaylari icin tiklayin...
Troublesome Family

40 yaşındaki Andreas, kendini garip bir şehirde bulur. Oranın neresi olduğu veya nasıl geldiği hakkında en ufak bir fikri yoktur. Bir işi, evi ve karısı vardır. Bir şeylerin yanlış gittiğinin farkına varır ve şehirden kaçmaya çalışır fakat bir çıkış yolu yoktur. Hugo isminde bir adamla tanışır ve onun kaçmasına yardım edebileceğini düşünür. Öteki dünyaya kaçmak için ufak da olsa bir ışık doğunca, bu şansını sonuna kadar kullanmaya karar verir * Çok ama çok güzel. Norveç sinemasının incisi diyebilirim, günümüzün, özellikle de kuzey ülkelerinin sorunsuz yaşantılarına sorun katmalarını hicvediyor * Andreas mutsuz çünkü sanal bir ortamda yaşadığını fark ediyor. Aslında yemeklerin tat vermediği, içkilerin sarhoş etmediği, kimsenin "insani" duygular göstermediği bir dünya orası; "The Truman Show" tarzı bir yapay cennet. Filmin meselesi tam da bu: Konformizmin adeta bir din haline gelmesi