

İçimizdeki Düşman
L'Ennemi intime
Yonetmen: Florent-Emilio Siri
Vizyon Tarihi: 3 Ekim 2007
Konu
Cezayir, 1959... Askeri operasyonlar yoğunlaşmaktadır. Kabil'in yüksek dağlarında yaşanan savaş sırasında Fransız ordusunda bir bölüğün komutanı öldürülür... Bunun üzerine idealist Teğmen Terrien (Benoit Magimel), bölüğün başına getirilir. Bu bölükte hayattan ümidini kesmiş Çavuş Dougnac (Albert Dupontel) ile tanışır. Aralarındaki farklar ve içindeki bulundukları savaş ortamının zorlukları bu iki adamın da kişiliklerini sınayacaktır. İsimsiz bir savaşta kaybolmuş bu iki adam, aslında en büyük düşmanın kendileri olduklarını fark edeceklerdir.
Oyuncu Kadrosu

Benoît Magimel
Terrien

Albert Dupontel
Dougnac

Mohamed Fellag
Fellag

Lounès Tazairt
Saïd

Abdelhafid Metalsi
Rachid

Vincent Rottiers
Lefranc
Lounès Machene
Amar

Adrien Saint-Joré
Lacroix

Guillaume Gouix
Delmas

Aurélien Recoing
Vesoul
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
The Buddy Holly Story

26 kasım 1956’da, Fidel Castro 80 isyancıyla birlikte Küba’ya yelken açar. Bu isyancılardan biri, Castro’yla, Fulgencio Batista’nın yozlaşmış diktatörlüğünü sona erdirmek gibi ortak bir amacı paylaşan Arjantinli doktor Ernesto “Che” Guevera’dan başkası değildir. Che gerilla savaş tarzını çabuk kapar ve vazgeçilmez bir savaşçı olduğunu kanıtlar. Kendini mücadeleye adamasıyla yoldaşları ve Küba halkı tarafından bağırlarına basılır. 'The Argentine', Che’nin Küba devriminde doktorluktan devrimci kahramanlığa yükselişini anlatıyor.
Che: Birinci Bölüm

1950’li yıllarda, Orta Batılı bir aileyi merkezine alan film ailenin en büyük oğlu Jack’in, çocukluk masumiyetinin kaybolmasından başlayarak buruk bir yetişkinlik evresine geçişini konu alıyor. Tam bu geçiş sürecinde de babası (Brad Pitt) ile yaşadığı çalkantılı baba-oğul ilişkisi, öykünün merkezine oturuyor. Jack’in olgunluk hali (Sean Penn) artık modern çağda yolunu yitirmiş bir bireydir. Kaderin varlığını ve çıkmazlarını sorgularken, diğer yandan yaşamın anlamını bulmaya çalışır...
Hayat Ağacı

Film detaylari icin tiklayin...
A Pin for the Butterfly

Amerika'nın gökyüzüne hakim olma ve uzaya yolculuk hayalleri destansı ve görkemliydi. Philip Kaufman'ın Tom Wolfe'un The Right Stuff' adlı romanından uyarladığı, yedi cesur astronot ve maceracı bir test pilotunun yaşamını, ve yaşadıkları renkli dönemi anlatan bu film de öyle. Dört Oscar Ödülü sahibi The Right Stuff, öncü Merkür astronotlarının yaşamını anlatıyor. Shepard, Grissom, Glenn, Carpenter, Schirra, Cooper ve Slayton isimli bu adamlar, ilkel bir uzay aracıyla yeni ufuklara yol alan ilk Amerikalılar oldular.
Boşluktaki Kahramanlar

David, müziğe karşı çok yetenekli bir çocuktur ve müthiş derecede piyano çalma yeteneğine sahiptir. Ancak babası onun en küçük hatasını bile affetmeyecek kadar katı yüreklidir. Bu baskılara dayanamayan David, evden uzaklaşır ancak yıllar sonra yine babasını arar.
Shine

Toby Wolff ve boşanmış annesi için 1950'lerin yaşamı hiç de eğlenceli değildi. Hayata tutunamamış iki özgür ruh ülkeyi bir uçtan bir uca dolaşarak Kuzeybatı Pasifik'te yerleşmeye karar verirler. Burada hayatın daha iyi olacağını umarlar.
Bu Çocuğun Hayatı

Alaycı İngiliz gazeteci Fowler, genç bir Vietnamlı kadına aşık olur ancak saf bir ABD'li yetkili de onun ilgisini çekmek için yarışmaya başlayınca, Fowler dehşete düşer. Misilleme olarak komünistleri, Amerikalıların düşmanlarına silah sattığı konusunda bilgilendirir.
Sessiz Amerikalı

Chris Taylor, genç ve idealist bir Amerikalı'dır, ve çok geçmeden Vietnam'da sadece Viet Cong'larda değil, aynı zamanda içinde büyüyen korku, fiziksel bitkinlik ve gitgide artan kızgınlığıyla da savaşmak zorunda olduğunu anlar. Taylor'ın iki kumanda komutanı düşman ve kendi aralarındaki iki savaş net bir çizgi çizmektedir, ama çelişkiler, kaos ve nefret Taylor'ın içine işler, inançlarını boğar ve duyularını insanın en yüksek tuttuğu değer olan hayata karşı hissizleştirir...
Müfreze

Film, ergenlik çağındaki iki genç kızın arkadaşlıklarının hikayesini anlatıyor. Kendileri dışındaki herkesi dışarıda bırakarak, kendi yarattıkları hayal dünyasında yaşamaya başlayan bu iki genç kız birbirlerine sımsıkı bağlanırlar. Birbirlerinden aslında hayli farklı olan, farklı sınıflara mensup ailelerden gelen bu iki kızı birbirine çeken nedenler izleyiciye arka fonda sunulmaktadır. İlk başta izleyici bu iki genç kızın aşırı bağlılıklarına, kendilerini ayrıcalıklı kişiler olarak görmelerine, hayallerinde sürdürdükleri film yıldızlarıyla, opera sanatçılarıyla, kraliyet ailesi üyeleriyle dostluklarına sevecenlikle yaklaşmaktan alıkoyamaz kendini.Film izleyiciyi onların bu iki kişilik dünyalarının tam da ortasına fırlatır. Onların 4. dünya adını verdikleri bu sanat ve keyif dünyasının büyüleyici atmosferine kapılmamak olanaksızdır. Öte yandan arkadaşlıkları giderek tehlikeli bir seyir izlemeye başlar ve ebeveynlerinin yanlışları bunun üzerine tuz biber eker.