

Crime of Passion
Yonetmen: Gerd Oswald
Vizyon Tarihi: 28 Aralık 1956
Oyuncu Kadrosu

Barbara Stanwyck
Kathy Ferguson

Sterling Hayden
Lt. William Doyle

Raymond Burr
Inspector Tony Pope

Fay Wray
Alice Pope

Virginia Grey
Sara Alidas

Royal Dano
Capt. Charlie Alidas

Robert Griffin
Police Sgt. James

Dennis Cross
Police Sgt. Jules

Jay Adler
Mr. Nalence

Stuart Whitman
Laboratory Technician
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Kickboxer Os Punhos da Revolta

Bir tenis maçında topun çizgiye yaklaştığı anlar vardır. Biraz da şansın yardımıyla top içeri düşebilir ve kazanırsın… Ya da ileri gider ve kaybedersin… Gerçek bu kadar basit midir? Tenis öğretmeni Chris hayatı boyunca şansı yaver gittiği için kıskanılmıştır. Özellikle en yakın arkadaşı Tom’un kız kardeşi Chloe ile evlenmeye kalkıp büyük bir servetin ortaklarından biri olma şansını yakalayınca...Chris’in hayatının en mutlu günleri olması gereken evlilik aşamasında hayaller, Tom’un rüyaları bile süsleyecek derecede güzel nişanlısı ile tanışınca sona erer. Hayranlık kısa süre sonra takıntı boyutunda tutkuya dönüşecek ve Chris’i zor bir seçime zorlayacaktır.
Maç Sayısı

Film detaylari icin tiklayin...
Altin in città

Vertigo, Hitchcock’un teknik ve işlediği konu itibariyle sinema tarihinin en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilir. Bir suçluyu kovalarken çatıdan düşen ortağını kurtaramayan dedektif Scottie Ferguson’da, bu olayın ardından yükseklik korkusu başgösterir. “Vertigo” hastalığına dönüşen bu korku nedeniyle mesleğini bırakıp emekli olan dedektir, eski bir arkadaşı tarafından, ruhsal sağlığından şüphe ettiği karısı Madeleine’ni izlemesi için kiralanır. Scottie de kadını daha yakından izledikçe bir şeylerin yolunda gitmediğini fark eder; dahası kadının intihara meyilli olduğunu görür. Artık işleri yoluna koymak için uzaktan takip etmek yetersiz kalacak, Scottie’yi kendi korkularıyla da yüzleşeceği bir mücadelenin içerisine sürükleyecektir.
Ölüm Korkusu

Film detaylari icin tiklayin...
फायर

Film detaylari icin tiklayin...
Contrasangre

Eski bir rock yıldızı olan Johnny Boz, seks sırasında acımasızca katledilir ve dava San Francisco Emniyeti'nden dedektif Nick Curran'a verilir. Soruşturma sırasında Nick, Boz'un ölmeden önce en son yanında görülen polisiye roman yazarı kız arkadaşı Catherine Tramell ile tanışır. Catherine çok zeki ve manipülatif bir kadındır ve Nick onun Boz'u öldürdüğüne aşağı yukarı ikna olmasına rağmen, herhangi bir kanıt bulamaz. Daha sonra Catherine ile tehlikeli ve şehvet dolu bir akıl oyunu oynamaya başlar. Ancak ilişkileri ilerledikçe birbirlerine iyice kapılırlar ve çelişen kanıtlar, Nick'i Catherine'in masumiyeti konusundaki şüphelerini sorgulamaya iter.
Temel İçgüdü

Özel dedektif John Shaft sert, havalı ve siyahi bir karakter; bu sert polisiye filmde kadının arkadaşı ama New York'lu suçluların pek de rahat bir amcası değil. Harlem'deki bir gangster liderinin kızı kaçırıldığında, John Shaft davaya dahil edilir ve çok geçmeden kendisini politikacılar, polis memurları, militan siyahlar ve mafya silahlı adamlarının arasında gerçek bir cadı kazanının ortasında bulur.
Kızgın Adam

John Fante‘nin aynı adlı romanından uyarlanan Aşk’a Sor (Ask The Dust), 1930’ların Los Angeles’ında yolları kesişen güzel bir kadın ile karizmatik bir adamın hayallerini gerçekleştirme mücadelelerini anlatıyor. Tutku ve hırslarına yenik düşen bu çift, bir yandan ateşli bir aşk yaşarken, bir yandan da hayalleri uğruna zorlu seçimler yapmak zorunda kalır..
Aşk’a Sor

Giannaris, Eve Dönerken’i 1999’da Kuzey Yunanistan’da yaşanmış gerçek bir olaydan kurgulamış. Arnavutluk kökenli bir adam şehirlerarası bir yolcu otobüsünü rehin alır ve yolcuları bırakmak için 500.000 Euro fidye ister.Elinde otomatik bir silah ve el bombası bulunan adamın para dışında istediği bir şey daha vardır: sorunsuz olarak Arnavutluk’a geçişinin sağlanması. Kısa zamanda polis tarafından kuşatılan otobüste ölüm kalım pazarlığı başlar. Başlarda sert görünmeye çalışan eylemci kısa süre sonra yumuşar ve yedi kişi hariç otobüsteki tüm rehineleri serbest bırakır. Eve Dönerken’de Giannaris Amerikan aksiyon filmlerini aratmayacak bir tema yakalamış. Tansiyon her ne kadar Hollywood gerilimlerindeki kadar yüksek olmasa da özellikle diyaloglar, Yunan-Arnavutluk ilişkilerini ve insan doğasını oldukça iyi yansıtıyor.