

Thunder Road
Yonetmen: Arthur Ripley
Vizyon Tarihi: 10 Mayıs 1958
Oyuncu Kadrosu

Robert Mitchum
Lucas Doolin

Gene Barry
Troy Barrett

Jacques Aubuchon
Carl Kogan

Keely Smith
Francie Wymore

Trevor Bardette
Vernon Doolin

Sandra Knight
Roxanna Ledbetter

James Mitchum
Robin Doolin
Betsy Holt
Mary Barrett (uncredited)
Francis Koon
Sarah Doolin (uncredited)
Randy Sparks
Guitarist (uncredited)
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Joey Doyle, rıhtımda öldürülür ve kimse ölüm hakkında birşey anlatmaya cesaret edemez. Terry Malloy ise bu limanda çalışan bir işçidir ve aynı zamanda eski bir boksördür. Terry kısa zamanda, limandaki patronların dikkatini çeker. Bu sendika ağaları limanda kendi düzenlerini kurmuştur. Ancak, Terry onların sandığından çok daha güçlü bir karakterdir.
Rıhtımlar Üzerinde

Tennessee Williams'ın oyunundan uyarlanan ve gösterime girdiğinde yeri yerinden oynatan film, kaba saba işçi Stanley ile evli kız kardeşini ziyarete gelen Blanche adlı bir kadının, buradaki ilişkilerin yönünü değiştirmesini konu alıyor. Missisipi'de okul yaşındaki bir delikanlıyı baştan çıkarttığı için başı derde girmiş olan yaşça geçkin ama çekici Blanche DuBois, New Orleans'ın Fransız mahallesinde yaşamakta olan hamile kızkardeşi Stella'nın yanına gelir. Tek arzusu kendine yeni bir yaşam kurmak ve herşeyi geride bırakmaktır. Oysa Stella'nın kaba saba bir delikanlı olan kocası Stanley Kowalski, Blanche'ın güneyli nezaketinden hiç hoşlanmamaktadır. Sürekli taciz edilen Blanche'ın Stanley'le yüzleşmesi epey şiddetli olacaktır.
İhtiras Tramvayı

Marion Crane’e patronuyla iş yapan zengin bir adam 40 bin dolar emanet eder ve Marion parayı bankaya yatırmak yerine yanına alıp şehirden ayrılır. Bir polis Marion’un şüpheli davranışları üzerine peşine takılır. Ancak Marion’un peşine takılan sadece polis değildir. Sevgilisi ile buluşmayı planlayan Marion şiddetli yağmur yüzünden geceyi bir otelde geçirmeye karar verir. Otelden içeri girer girmez garip şeyler olduğunun farkına varan Marion uyumadan önce otel sahibi Norman Bates ile biraz sohbet eder. Norman’ın kişiliğinde sorunlar olduğunu, annesine ve kuşlara karşı bir takıntısı olduğunu öğrenen Marion, sohbeti kısa kesip odasına giderek duş almaya karar verir ve olaylar gelişir.
Sapık

Londra, 1929. Çok meşgul bir Scotland Yard dedektifi olan Frank Webber, kız arkadaşı Alice White'tan çok işiyle ilgileniyor gibi görünmektedir. Kendini görmezden gelinmiş hisseden Alice, onu şık dairesine davet eden zarif ve iyi huylu bir sanatçıyla çıkmayı kabul eder.
Şantaj

Agatha Christie’nin “Mrs. McGinty’s Dead” isimli öyküsünün 1964 yılında yapılmış olan bu uyarlamadın konusu; Cinayet suçu ile yargılanan biri, bayan Marple’ın da dahil olduğu ve diğer üyelere katılmamasına rağmen jüri tarafından suçlu bulunmuştur. Marple, adamın suçsuzluğunu kanıtlamak için olayın geçekleştiği yerel tiyatro grubuna katılır. Marple düşüncesinde haklıdır ve gerçek katilin kim olduğunu bulacaktır…
En Kötüyü Öldür

Jeff Bailey (Robert Mitchum) küçük bir kasabada benzincilik yapmaktadır. Ancak bir gün, pis işler yapan Whit Sterling (Kirk Douglas) ile karşılaşır ve esrarengiz geçmişinin peşini bırakmadığını anlar. Geçmişte Jeff, Whit tarafından tutulan bir özel dedektiftir. Whit’i yaraladıktan sonra 40 bin dolarını alarak Acapulco’ya kaçan sevgilisi Kathie (Jane Greer) ’yi bulmak için görevlendirilir. Ancak Kathie, öyle etkileyici bir kadındır ki Jeff’e Whit hakkındaki her şeyi unutturur. Whit’in yeni işi tabi ki Jeff için bir tuzak kurmaktır ama Jeff’in aldığı önlemler Whit’i daha beter bir tuzağa düşürür.
Darağacımı Yükseğe Kur

Yankesici, Bresson’un üslubunu en iyi örnekleyen filmleri arasındadır. Film, Michel (Martin LaSalle) adında entelektüel ve asi bir gencin yankesicilik takıntısına kapılmasının hikâyesini anlatır. Michel başlangıçta, yankesiciliği basit ve geçimini sağlayan bir iş olarak görür; ancak zamanla yankesicilik bir işten çok, bir amaca ve yaratıcı bir edime dönüşür. Neredeyse anında paçayı ele verdiği amatör bir hırsızlık denemesinden sonra, kendisini eğitmesi için usta bir hırsızın yanına çırak olarak girer. Filmdeki yankesicilik sahneleri, heyecanı ve sinema dilini kullanmadaki ustalığıyla nefes kesicidir. Michel, hasta annesi ve kız arkadaşı Jeanne’la (Marika Green) görüşüyorsa da yankesicilik ona en duygusal ve manevi anlamda doyurucu insan ilişkilerini sunar. Bu durum Michel’in çalma sebebinin, sırf para kazanmak olmadığı anlaşılmaya başladığında, daha da açık bir şekilde görülür. Filmin sonunda, artık yakalanmak umurunda bile değilmiş gibidir.
Yankesici

Fred Madison, karısının gecmişinden habersiz olarak onunla evlenmiştir. Ancak bu geçmiş onları rahat bırakmayacaktır. Sonuçta iş bir cinayet ve Fred’in kişilik bölünmesi yaşamasına kadar gidecektir. Bir korku hikayesi, bir cinayet bilmecesi, namlunun ucuyla buluşan bir aldatma, psikolojik bozukluğun analizi…
Kayıp Otoban

Oldukça zengin bir adam olan bay Enderby, bir kalp krizi sonucunda ölür. Cesedi tesadüfen bulan bayan Marple yaşlı adamın ölümünün doğal yollardan olmadığı şüphesine kapılır ve kendisine verilen bir şey sonucu kalp krizi geçirdiğini düşünür… Mirasın okunması için, bay Enderby’nin akrabaları ”Galop Oteli”nde toplandığında Marple’da cinayet olduğunu düşündüğü olayı araştırmaya ve akrabaların hangisinin bu ölüm olayından daha çok kar sağlayabileceğini araştırmaya başlar…
Cenazeden Sonra

Eski bir savaş gemisi, daha önce suç işlemiş olan gençlerin rehabilitasyonu için tahsis edilmiştir. Bayan Marple Rehabilite vakfının yönetim kurulu üyelerinden birisidir ve kurulun rutin toplantısı için davete icabet eder. Kurul üyelerinden birisi gemi ile ilgili yanlış giden bir şeyler olduğunu tam açıklayacakken olduğu yere yığılarak ölür. Marple bu olayı araştırmak için gemiye gider…