

Kamp
In Tranzit
Yonetmen: Tom Roberts
Vizyon Tarihi: 4 Mart 2008
Konu
1946 kışı, Leningrad… Büyük bir yıkıma ve milyonlarca insanın ölümüne neden olan ikinci dünya savaşı sona ermiş, Ruslar savaşı kazanmıştır. Savaş suçlusu olan Alman esirlerden bir grup, acımasız Rus komutanı albay Pavlov (John Malkovich) tarafından bir kadın nakil kampına gönderilir. Bir süre sonra kamptaki mahkumlara iyi davranıldığını ve kadın görevlilerin onlarla yakınlaştığını duyan Pavlov bizzat soruşturma için buraya gelir. Ayrıca albay mahkumların arasına yüksek rütbeli Nazi subaylarının da sızmış olabileceğine dair bilgiler almıştır ve Sovyet hükümeti bu konuda kesin bir sonuç istemektedir. Pavlov, kampın doktoru Natalia’dan (Vera Farmiga) esirlerin gerçek kimliklerini ortaya çıkarabilmek için onlarla samimiyet kurmasını telkin eder. Genç kadın kısa zaman içinde çaresiz Alman mahkumları ve katı Sovyet görevlileri arasında kalacak, delirmek üzere olan kocası ve ona duyduğu özlemin taşması sonucu bir Nazi subayına yakınlaşacaktır.
Oyuncu Kadrosu

Vera Farmiga
Natalia

Thomas Kretschmann
Max

John Malkovich
Pavlov

Daniel Brühl
Klaus

Natalie Press
Zina

Patrick Kennedy
Peter

John Lynch
Yakov

Филипп Азаров
Ivan

Ingeborga Dapkūnaitė
Vera

Yevgeni Mironov
Andrey
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Hindiçin, aslında Kamboçya, Laos, Malezya (yarımada olan kısmı), Myanmar, Singapur, Tayland ve Vietnamı kapsayan bölgeyi tarif eden coğrafi bir terimdir. Film, Vietnamda yaşayan Eliane ile yaşamına giren ve aralarında ana - kız ilişkisi kurulan Vietnam kökenli Camillenin öyküsünü konu edinir. Sömürge günlerinde aşkı anlatan filmin konusu ise, 1930ların Fransız Yeni Çininde kauçuk ağacı fidanlığı sahibi, varlıklı Eliane, nefis karizması, babası ve yerli halktan evlat edindiği kızı Camille ile huzur içinde yaşamaktadır. Bir müzayede sırasında diğer bir karizmatik Jean-Baptiste ile tanışır ve kısa süreli bir ilişki yaşar. Bu arada Camillede başka bir gence âşık olur. Bunun üzerine Elaine, Jean-Baptistei uzaklaştırmak için gereken tüm girişimlerde bulunur ve Jean-Baptise uzak bir adaya gönderilir. Camille ise artık başka bir adamla evlidir fakat aşkın gözü kördür bir kere, sevdiği adamı bulmak için ülke çapında bir yolculuğa çıkar.
Hindiçin

Film detaylari icin tiklayin...
Avalon

Film detaylari icin tiklayin...
Monsieur Batignole

Film detaylari icin tiklayin...
Wohin und Zurück - An uns glaubt Gott nicht mehr

40’lı yılların New York’undayız. C.W. Briggs, çalıştığı sigorta şirketinin en ünlü müfettişidir. Çözemediği sahtekarlık yoktur. Ofisi reorganize etmesi için yeni işe alınan Betty Ann Fitzgerald’la yıldızı pek barışmaz. Betty Ann, parmak izi gibi yeni polisiye metotlara itibar etmeyen C.W.’nin yöntemlerini modası geçmiş bulmaktadır. Suçluların 'beynine girdiğini' iddia eden C.W. ise hisleri ile hareket ederek sonuç almaktadır.
Akrebin Laneti

Film detaylari icin tiklayin...
Rey del ring

Film detaylari icin tiklayin...
Catch-22

Floransa 1934. Değişik kültürlerden gelme bir grup hanımefendi her gün öğleden sonra çay içmek için bir araya gelmektedir. Britanya'nın eski İtalya Büyükelçisinin dul eşi Lady Random, artist ve şarkıcı olan Arabella, aşırı heyecanlı Amerikanlı arkeolog Georgie ile kendi başına buyruk Elsa bu grubun bazı üyeleridir. İçlerinden birisi olan Mary küçük bir çocuğun velisi olur ve kısa süre sonra da tüm grup bu küçük çocuğu sanki kendi evlatlık edinmiş gibi sahiplenmeye ve onu yetiştirmek üzere çalışmaya başlarlar. Ancak bu benzersiz topluluğun düzenli giden yaşantısı politik ortamın değişmeye başlaması üzerine etkilenir ve büyümekte olan Luca artık kendi başının çaresine bakmanın yollarını aramak ve önüne çıkacak zorluklara göğüs germek zorunda kalacaktır.
Mussolini ile Çay

1968 yılında Prag'dayız. Bir beyin cerrahı olan Tomas, o yıllarda ülkede esmekte olan özgürlük rüzgarlarının da etkisiyle hareketli bir cinsel hayata sahiptir. Çalıştığı hastanedeki hemşireler de hastalar da, adeta onu mutlu etmek için sıraya girmiş gibidir. Oysa Tomas'ın gözdesi kendisi gibi hayatı, cinselliği ve ilişkileri hafife alan Sabina'dır. Yakışıklı doktorun hayatına genç ve tuhaf bir cazibesi olan taşralı Tereza girdiğinde işler değişir. Tutku dolu genç kadınla evlenmeyi kabul da etse Tomas hastanedeki çapkınlıklarına devam eder ve Sabina'yı görmeyi sürdürür. Apolitik bir adam olan kahramanımız her ne kadar görmek istemiyor olsa da, ülkedeki özgürlük havası, Sovyetler Birliği'nin demir yumruklu müdahalesi ile yerini şiddete bırakmak üzeredir. Prag Baharı sona ererken hepsinin hayatları derinden sarsılacaktır.
Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği

1940 yılında Fransa’da II. Dünya Savaşı’nın ilk işgalleri yaşanmaktadır. Genç ve güzel bir kız olan Lucile Angellier, üvey annesinin evde gözetiminde, savaşta esir düşen babasından haber almak için beklemektedir. Bir yandan Paris’ten gelen savaş mültecileri küçük kasabaya yerleşmeye çalışırken, diğer yandan Alman askerleri kasabalıların evlerini bir bir işgal etmeye başlar. Lucile evlerine yerleşen Bruno von Falk adlı yakışıklı askerden, başlarda hiç hoşlanmaz ve kendisini geri çeker. Fakat günler ilerledikçe iki genç arasında aşka sürüklenen bir çekim oluşur. Ama karşılarında savaşın en trajik yüzü durmaktadır.