

Hedefteki Adam
The November Man
“Bir ajan asla oyun dışı kalmaz.”
Yonetmen: Roger Donaldson
Vizyon Tarihi: 27 Ağustos 2014
Konu
Senaristliğini de Bill Granger'ın yaptığı November Man, yazarın "There Are No Spies" adlı serisinin 7. kitabının hikayesinden oluşuyor. Yönetmenliğini Roger Donaldson'ın yaptığı November Man'in beyaz perde uyarlamasında eski bir CIA ajanının bir görev için bir süreliğine emekliliğini kenara bırakması anlatılıyor. Bir katilin peşine düşen ajanın işi pek de kolay değildir. Zamanla topladığı ipuçlarıyla kendini Rusya'nın teşkilata köstebek soktuğu büyük bir komplonun içinde bulunur.
Oyuncu Kadrosu

Pierce Brosnan
Peter H. Devereaux

Luke Bracey
David Mason

Olga Kurylenko
Alice Fournier

Bill Smitrovich
Hanley

Amila Terzimehić
Alexa

Lazar Ristovski
Arkady Federov

Eliza Taylor
Sarah

Akie Kotabe
Meyers

Will Patton
Perry Weinstein

Patrick Kennedy
Edgar Simpson
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Lance Sterling dünyanın en iyi ajanlarından biridir ve dünyayı kurtarmak onun günlük işlerinden biridir. Genç Walter ise zekasıyla göz kamaştıran, sosyal becerileri olmayan bir mucittir. İkilinin yolları Lance’in çalınan gizli bir silah için suçlanmasıyla kesişir. Lance adını temize çıkarmak için Walter’ın deneme aşamasında olan “kılık değiştirme” formülünü içer ve bir anda güvercine dönüşür. Artık ikili hem dünyayı kurtarmak hem de Lance’in adını temize çıkarmak için beraber çalışmak zorundadır.
Ajanlar İş Başında

Film detaylari icin tiklayin...
Jäähyväiset presidentille

Luther Whitney işinde uzman ve mükkemmeliyetçi biridir. Sessizliğe çok önem verir çünkü yaptıklarıyla böbürlenmek onu hapse düşürecek kadar tehlikelidir: o bir hırsızdır... Yıllarca hapis yatıp çıktıktan sonra, son bir işle jübilesini yapmaya karar verir. Amerika'nın en zenginlerinden Walter Sullivan'ın malikanesine girer. Ama Luther gibi usta bir hırsızı bile şaşırtacak bir şey bu dünyada her zaman bulunur! Ucu beyaz saraya kadar uzanan, çok ama çok önemli bir sır...
Mutlak Güç

Umberto Eco'nun ünlü romanından sinemaya uyarlanan Gülün Adı (The Name Of The Rose), ortaçağda yaşanan heyecan yüklü bir detektif öyküsü aslında. Bir manastırda meydana gelen esrarengiz cinayetleri araştıran William ve genç çömezi Adso büyük bir belanın içinde olduklarını anlayacaktır. Felsefe ve edebiyatla dirsek temasını hiç kesmeyen filmi Jean Jacques Annaud yönetiyor. Jean-Jacques Annaud'u, Ayı, Sevgili, Tibet'te Yedi Yıl gibi filmlerden de tanıyoruz.
Gülün Adı

New York'ta uluslarası bir uyuşturucu kaçakçılığı olayını araştıran bazı İngiliz ajanları esrarengiz şekilde öldürülür. Bütün cinayetler, Harlem'li bir suç lordu olan Mr.Big ve bir diplomat olan Katanga'yla bağlantılı gözükmektedir.Olayı araştırması için James Bond New York'a gönderilir. Daha şehre geldiği anda Mr. Big'in adamları tarafından öldürülmeye çalışılan Bond, bu saldırıdan kurtulur ve kendisini öldürtmek isteyen Mr. Big'i araştırırken milyarlarca dolarlık dev bir uyuşturucu operasyonunun merkezinde olduğunu anlar.
Yaşamak İçin Öldür

Öksüz kalan bir genç kız, uzun zaman önce kaybettiği erkek kardeşini bulmak için gizemli bir robotla düştüğü yolda alaycı bir kaçakçı ve onun muzip yardımcısıyla iş birliği yapar.
Sanal Ülke

Amerika'nın en uyduruk havayollarından birinde hava hostesi olan Jackie Brown'ın emekliliği giderek yaklaşmaktadır. Hostesimiz ayın sonunu getirebilmek için silah kaçakçısı Ordell için çalışmaktadır. Polis durumdan haberdardır. Ordell de polisin haberdar olduğundan ve dolayısıyla Jackie'nin hayatının bıçak sırtında olduğundan.Olaylar ortaya çıktığuında Jackie ve Ordell cephelerine yeni yardımcılar katılır ve herkes yarım milyon doların peşine düşer.Yönetmen Tarantino, hayranı olduğu, 70'li yılların kült zenci dizisi "Foxy Brown"ın kadın oyuncusu Palm Grier'e Jackie Brown rolünü vererek tam onikiden vuruyor.
Jackie Brown

Alex (Malcolm McDowell), huzur dolu fütürist evinde tüm gün uyuyan ve de geceleri arkadaşları ile masum insanlara sokaklarda ve evlerinde saldıran acımasız genç bir hayduttur. Sonunda polis tarafından yakalanınca Alex rehabilitasyona gönderilir. Bu istek azaltma formunda olan rehabilitasyonda yaptıklarının kat ve kat fazlası şiddet içeren ve insanı dehşete düşüren bir zaman geçirir.
Otomatik Portakal

Berlin ve Cannes'dan ödülle dönmüş sıradışı bir gerilim/macera… Güney Amerika'daki gözden ırak bir kasabada sıkışıp kalmış dört yabancı; Fransız Mario ile M Jo, Alman Bimba ve İtalyan Luigi… Ülkelerinden kaçmış bu dört adamın tek bir kurtuluş yolu vardır; her an patlamaya hazır iki kamyonu zamanında yerine ulaştırmak!
Dehşet Yolcuları

1980'ler. Küçük bir kasabadaki Oklahomalı gençler ikiye bölünmüştür. Hayatın kendilerine pek bir gelecek sunmadığı Greasers ve genellikle zengin ailelerin çocuklarından oluşan Socs (Socials) iki ayrı çetedir. Greasers'lı iki delikanlı Ponnyboy ve Johnny Socs'lu iki güzel olan Cherry ve Marcia ile flört ettiklerinde, sonuç kaçınılmaz olur: çıkan kavgada Johnny, Socs'un ileri gelenlerinden Bob Sheldon'ı istemeden öldürür. İki genç hem intikam alacakları korkusuyla Socs'lardan hem de polisten saklanmak için kaçak hayatına başlarlar. Yaşayacakları şeyler, hem Ponnyboy'u hem de Johnny'yi tahmin edemeyecekleri kadar olgunlaştıracaktır.