

Oyuncu Kadrosu

Ken Duken
Obersturmbannführer Voss

Julie Engelbrecht
Eva

Anton Algrang
Lachner

Ricardo Angelini
Bertolussi

Verena Buratti
Therese Hoflehner

Holger Handtke
Balde

Heike Hanold-Lynch
Frau Palauke
Hans Hohlbein
Wendt

Jasmin Barbara Mairhofer
Juanita Gonzales

Stefan Mehren
Herr Lehmann
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

19. yüzyılda geçen hikaye, Rusya'da yaşayan ve Amerika'ya taşınmaya hazırlanan bir fare ailesinin öyküsünü ele alıyor. Ülkelerinde yönetimi ele geçiren kedi hanedanından kaçmak için yola çıkan aile huzuru okyanusun diğer tarafında bulmayı umut eder, kedilerin olmadığı bir dünyaya adım attıklarını zanneder. Ancak yanıldıklarını henüz yolculuğa başladıklarında fark ederler. Yolculuktaki ilk maceraları bir fırtına patlak verdiğinde yaşarlar. Ailenin en küçüğü olan bebek fare kaybolmuştur. Sonunda sağ salim kurtarıldıklarında New York'a varmışlardır. Şehrin banliyölerinden birine yerleşen aile, kedilere karşı kendilerini savunmak durumunda kalacakları yeni bir maceraya atılırlar.
Amerikalı Fare

Chicago Memorial Hastanesi’nde saygıdeğer bir cerrah olan Doktor Richard Kimble, Chicago şehrinin ABD başkanı George W. Bush kadar zeki! polisleri tarafından karısını öldürmekle suçlanmaktadır. Dr. Kimble bunu reddetmekte, karısını tek kollu bir adamın öldürdüğünü söylemektedir, fakat deliller aleyhinedir.Mahkemeye çıkarılan Dr. Kimble suçlu bulunur ve zehirli iğneyle öldürülmesine karar verir. Dr. Kimble öldürüleceği yere nakli sırasında onunla beraber nakledilen diğer mahkumların kaçış entrikaları sayesinde kurtulur ve kaçar. Kimble’ın hedefi karısını öldürdüğünü söylediği tek kollu adamı bulmaktır. Ancak Kimble’ın işi kolay değildir; çünkü peşinde fazlasıyla inatçı bir dedektif olan Samuel “Sam” Gerard vardır. Kimble hem tek kollu adamı bulup cinayeti onun işlediğini kanıtlamak hem de bu süre zarfında dedektif Gerard’a yakalanmamak zorundadır.
Kaçak

Hindistan ordusu subayı Binbaşı Sandeep Unnikrishnan’ın çocukluğundan 2008 Mumbai saldırılarındaki kahramanlıklarına dek uzanan hayatını konu alıyor.
Major

Film detaylari icin tiklayin...
Youngest

Mutlak güç, mutlak yozlaşmayı getirir. Topluma önderlik eden dört insan, özel olarak seçilen genç kız ve oğlanları sistematik bir biçimde aşağılayarak onlardan yararlanır ve işkence eder... Bir dizi müstehcen öyküyle başlayan bu sefahat dolu işkence, dinsel bir tören havasının ardına gizlenmiştir. Filmin gelişimi cinsel sapıklıktan sadizme, işkenceden ölüme kadar amansızca uzanır. İşkencelerin alacağı bir zevk yoktur, acımaları da... Pasolini'nin son filminde bir ölüm kokusu, çöküş ve umutsuzluk sancıları içinde kıvranan insanlığa soyutlanmış son bir ağıt yatar. Faşizme karşı zehir zemberek bu film, kasvetli bir tür vasiyettir sanki...
Salo ya da Sodom'un 120 günü

Film detaylari icin tiklayin...
Lebensborn

Borderline kişilik bozukluğu tanısıyla ailesinden koparılarak “Claymoore” adlı psikiyatri kliniğine yatırılan yazar adayı genç Susanna Kaysen’in (Winona Ryder) buradaki personel ve hastalarla yaşadığı hüzünlü, heyecan verici, iç burkucu ilişkinin hikayesini anlatan film yazar Susanna Kaysen’in aynı adı taşıyan romanından uyarlanmıştır.
Aklım Karıştı

Film detaylari icin tiklayin...
Nasvidenje v naslednji vojni

Film detaylari icin tiklayin...
Escape: Human Cargo

Tek amacı, aynı ırktan oldukları halde Almanların komünist Doğu Almanya'dan özgür Batı'ya kaçmasını engellemek olan Berlin Duvarı'nın inşasının başladığı yıllardayız. Su sporları şampiyonu Harry Melchior, konumundan ötürü kolayca diğer tarafa kaçabilecek durumdadır ama sevgili kızkardeşi Lotte'yi ardında bırakmayı içine sindiremez. Sonunda dayanamaz ve sahte belgelerle sınırı geçer ama geride kalan Lotte'yi de kurtaracağına yemin eder.Genç adam, bir mühendis olan en iyi arkadaşı Matthis ile birlikte bir plan yapar: Lotta'yı kurtarmak için duvarın altından bir tünel kazacaklardır. Matthis de kaçarken yakalanıp Doğu'da kalan sevgilisi Carola'yı bulmayı hayal etmektedir. Gruba annesini kurtarmak için katılan Fred ile tek amacı özgürlüğe hizmet etmek olan idealist Vic de dahil olduğunda harekete geçerler...Gerçek bir hikayeden yola çıkan Tünel, aslında soğuk savaş süresince insanlık dışı bir şekilde ikiye bölünen bir halkın dramını arka planına yerleştiren heyecan dolu bir film.