

Only the Lonely
Yonetmen: Chris Columbus
Vizyon Tarihi: 24 Mayıs 1991
Oyuncu Kadrosu

John Candy
Danny Muldoon

Maureen O'Hara
Rose Muldoon

Ally Sheedy
Theresa Luna

Kevin Dunn
Patrick Muldoon

Milo O'Shea
Doyle

Bert Remsen
Spats

Anthony Quinn
Nick Acropolis

Jim Belushi
Salvatore Buonarte (as James Belushi)

Joe Greco
Johnny Luna
Marvin J. McIntyre
Father Strapovic
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Am Anfang war der Seitensprung

Attilio başarılı bir edebiyatçıdır ve Roma'daki Yabancılar Üniversitesi'nde dersler vermektedir. Hayranı olduğu şair ve yazarların hayali sesleriyle yaşayan, aşık olduğu kadın rüyalarından asla çıkamayan bu delişmen yazarın son kitabı Kar ve Kaplan yeni yayınlanmıştır.Bunun da heyecanı ile hayatının aşkı Vittoria'ya bir kez daha evlenme teklif etse de sonuç değişmez. Kendisi gibi bir edebiyatçı olan Vittoria, Attilio ile evlenmeyi aklının ucundan bile geçirmemektedir. Güzel kadının tek amacı, Amerikalılar işgal etmeden önce vatanına dönmek isteyen Iraklı şairin biyografisini tamamlamaktır.Günün birinde Attilio'nun telefonu çalar? Vittoria biyografiyi tamamlamak üzere şairle beraber Bağdat'a gitmiş ve ilk Amerikan saldırısında başından ağır yaralanmıştır. Aşk ölmek üzeredir? Ancak inatçı Attilio'nun sözlüğünde umutsuzluk kavramına yer yoktur.
Kar ve Kaplan

Cecilia, 1930'ların ekonomik kriz dönemi Amerikası'nda, çok az para için ölümüne çalışan, işe yaramaz kocası tarafından sürekli taciz edilen mutsuz bir garsondur. Tek kaçışı, tutku derecesinde sevdiği sinemadır. Kahire'nin Mor Gülü isimli filmse favorisidir. Defalarca gittiği filmde bir gün baş karakter Tom Baxter perdeden inip gerçek hayata karışır. Üstelik Cecilia'ya aşık olur! * Woody Allen'ın en sevdiği eseri olduğunu itiraf ettiği bu film, büyük ustanın hem komik ve fantastik hem de gerçekçi yapımlarını adeta tek potada eritiyor. Kritiklerin de Allen'ın görüşünü paylaştığını söylememize gerek yok * Bu film Woody Allen'ın sinemaya ve sinemaseverlere armağan niteliğindeki eseridir bence. Çok keyifli, konusuyla farklı, derinlerinde sakladığı hüznüyle iç acıtan bir film, kesinlikle kaçırılmamalı.
Kahire'nin Mor Gülü

Robert, hayallerini gerçekleştirmek için olağanüstü bir çaba harcamaktadır. Küçük yerleşim mekanlarında düğün şarkıcısı olarak çalışmaya başlayan Robbie'nin kaderi, bir düğünde garson Julia ile kesişince olaylar gelişir. Her ikiside nişanlı olan ikili yavaş yavaş yanlış kişilerle beraber olduklarını anlayacaklardır. Robbie, Julia’nın nişanlısının ne kadar güvenilmez bir insan olduğunu keşfeder ve bunu Julia’ya göstermeye çalışır.
Evlilik Öpücüğü

Film detaylari icin tiklayin...
Undertaking Betty

Film detaylari icin tiklayin...
Elsa & Fred

Amerika'nın güney bölgesindeki beyazların gittiği yatılı bir hazırlık okulunun tek zenci öğrencisi olan Odin, okulun basketbol takımının yıldızıdır. Odin için hayat mükemmeldir. Okulun en popüler ve aynı zamanda dekanın da kızı olan Desi onun sevgilisidir. En yakın arkadaşı olan Hugo, ona belli etmeden onu kıskanmakta hatta içten içe kızmaktadır. Diğer arkadaşı Roger ise Desi'ye ölesiye aşıktır ama kimseye belli edememektedir. Basket takımındaki bir oyuncu olan Michael. Hugo'nun onu oyuna getirmesiyle sarhoş olup kavga çıkarınca takımdan atılır ve sevgilisi Emily, aynı zamanda da Desi'nin en yakın arkadaşıdır ve Hugo'nun kimsenin aklına gelmeyen bir oyununun da anahtar konumundaki kişidir.
"O" Bir Dev Adam

Film detaylari icin tiklayin...
Mors Elling

The Trouble With Harry herkesin kurtulmak isteyip de başaramadığı bir cesedin etrafında döner: birçok Hitchcock filmi gibi… Ama bu kez fark filmin tonunun tümüyle komedi olmasıdır. Sakin taşra kasabasının birbirinden eksantrik kahramanları, bir türlü gömüldüğü yerde kalamayan Harry’nin cesedini oradan oraya taşıyıp dururlar. Hitchcock bu ölüm soslu komedide, sinemasının iki temel unsuru olan korku/gerilim ve komediyi eşsiz bir uyuma kavuşturur. Ve onca başarılı ve usta karakter oyuncusu arasından sivrilen Shirley MacLaine’i de keşfedip ilk kez sinemaya kazandırmış olmanın onurunu taşır.
Harry'nin Derdi

Sam, babasının ölümünden sonra üvey annesi ve kızları ile yaşamaya başlar. Hayatı okul, babasından kalan lokanta ve ev işleri arasında geçen Sam'in tek mutluluğu sanal alemdeki aşkı; Göçebe'dir. Fakat Göçebe'nin, okulun en popüler çocuğu Austin olduğunu öğrenince bu mutluluk yerini hayal kırıklığına bırakır. Gitmeyi çok istediği üniversiteden gelen kabul cevabının, üvey annesinin kıvrak zekasıyla yok olması, Sam'i bir kez daha yıkar. Ancak hayatın Sam'a hazırladığı tatlı sürprizlerin gelmesine çok az bir zamanın kaldığından kimsenin haberi yoktur. Gizemli prensesimizin kim olduğu bu kez, cam pabuç yerine cep telefonu ve e-posta yoluyla anlaşılır. 2000'li yılların Cinderella'sının da böyle olması gayet doğal olsa gerek.