

Basket Case
Yonetmen: Frank Henenlotter
Vizyon Tarihi: 2 Nisan 1982
Oyuncu Kadrosu

Kevin Van Hentenryck
Duane Bradley

Terri Susan Smith
Sharon

Beverly Bonner
Casey

Robert Vogel
Hotel Manager

Diana Browne
Dr. Judith Kutter
Lloyd Pace
Dr. Harold Needleman
Bill Freeman
Dr. Julius Lifflander
Ruth Neuman
Duane's Aunt
Richard Pierce
Duane's Father
Sean McCabe
Young Duane
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Batı Berlin’de cola firmasında çalışan bir adam, patronunun kızını bir komünistle evlenmekten vazgeçiremezse, işten kovulacaktır... Siyah-beyaz klasik, görüntüleriyle Oscar’a aday gösterildi * Müthiş keyifli bir film, filmin sonunun nasıl geldiğini anlayamayacağınız hızda ilerleyen harika bir senaryo ile tüm bunları birleştiren kusursuz bir kurgu ve yönetime sahip, mutlaka seyredilmesi gereken filmlerden biri. “Bu film resmen Coca Cola reklamı”, “Kapitalist düzene övgü, komünizme yergi” şeklindeki sözlere takılmadan filmi izleyin. Billy Wilder ustanın müthiş mizahlı anlatım dilinin tadına varın.
Bir, İki, Üç

Film detaylari icin tiklayin...
Faster, Pussycat! Kill! Kill!

"Garsoniyer - The Apartment" büyük bir şirkette çalışan ve yükselmek amacıyla, evini garsoniyer olarak kullanması için patronuna vermekte sakınca görmeyen ve bu arada patronun metreslerinden birine aşık olan adamın komik hikayesini konu alıyor... Sevgisine karşılık bulduğundan emin olamadığı için bir süre sesini çıkarmasa da, her şey olacağına varıyor. Kadının güzelliği aklını başından alıyor ve işini kaybetmek pahasına da olsa mücadele etmeye karar veriyor. Fakat adam, genç kadının kimi sevdiği ile ilgili şüpheleri son adımı atmaktan onu hep alıkoyuyor...
Garsoniyer

Görevini tamamlayarak Dünya'ya dönmeye hazırlanan kargo gemisi Nostromo'nun beş erkek, iki kadın ve bir kediden oluşan mürettebatı özel kabinlerinde uykudadır. Bilgisayarların çevredeki bir gezegende yabancı bir yaşam türü tespit etmeleri üzerine uyandırılırlar. Yasalar, akıllı olabilecek her canlının araştırılmasını emretmektedir. Dallas, Lambert ve Kane'den oluşan ekip, gezegene gittiğinde terk edilmiş bir uzay gemisiyle karşılaşır. Buldukları yumurta benzeri organizmaları incelerken, bir tanesi kırılır ve yengeç benzeri bir yaratık Kane'in yüzüne yapışır. Ekip gemiye döndüğünde Ripley, Kane'i içeri almakta tereddüt eder. Karantina kuralları çok açıktır. Fakat mürettebat, arkadaşlarını kurtarmak için bu sorumluluğu alır.
Yaratık

Şemsiyesini kullanarak uçabilen süper-dadı Mary Poppins, Bank Ailesi'nin çocuklarına dadılık yapmaya başladığında aile üyeleri nasıl bir kadının çocuklarına bakıcılık edeceğinden habersizdirler. İlginç alışkanlıkları ve sihirli güçleri olan Mary Poppins, çocuklar gerçeküstü bir yolculuğa çıkarır. Çocuklara hayattan nasıl keyif alınabileceğini öğreten, onlara farklı farklı maceralar yaşatan dadının tek şartı yaşadıkları şeylerden kimselere bahsetmemeleridir. Avustralyalı kadın yazar P. L. Travers'ın 1935 yılından itibaren yayımlanmaya başladığı aynı adlı bir dizi çocuk kitabından uyarlanmıştır.
Mary Poppins

Shaun, hayatında ciddi olarak daha hiçbir şeyi başaramamıştır. Tüm hayatı, ne için yaptığını hala bilmediği işi, iki deli ev arkadaşı Ed ve Pete, kız arkadaşı Liz ve annesi arasında gidip gelmektedir. Hayatındaki en önemli şeyse kendini bulduğu tek yer olan Winchester adlı bardır. Liz tarafından ilgisiz olmakla, annesi tarafından yeteneksiz olmakla suçlanır, arkadaşları ise onun hakkında yorum yapacak kadar bile akıllı değildir. Shaun bir gün hayatının fırsatını yakalayacağını düşünmekle zamanını harcarken bütün Kuzey Londra'yı zombiler basar. Sokaklar ölülerin işgali altında kalınca ve ölüm hemen yanı başınızda olunca ne hissedersiniz? Tabii ki Shaun gibi sevdiğiniz herkesi kurtarmayı. Zaten kurtarılacaklar listesinde sadece dört isim vardır; Liz, Ed, Pete ve annesi.
Zombilerin Şafağı

Amerika'dan gelen iki genç öğrenci, İngiltere kırsalında ne olduğunu anlamadıkları bir yaratığın saldırısına uğrar. Arkadaşını bu saldırı sonucu kaybeden David ise hayatta kaldığına pişman olacaktır. Çünkü, lânet artık onun da kanına girmiştir.
Kurt Adam Londra'da

Belden aşağı yayınlara prim veren ucuz bir televizyonun yöneticisi olan Max Renn, çaresizce rating’leri arttıracak bir program arayışındayken ilginç bir korsan yayına denk gelir. Videodrome isimli underground yayın, ilk başta gerçek cinayetlere yer veren bir "snuff" tv havasındadır. Videodrome’u keşfettikçe altüst edici görüntüler, teknolojiye tapınma, sado-mazoşizm ve cinsellik içerikli yayınlar Max’ın profesyonel ilgisinin kişisel merakına yenik düşmesine sebep olur.
Ekrandaki Dehşet

Dedektif Eddie Valiant (Bob Hoskins), Toontown'un sahibi iş adamı Marvin Acme'nin Jessica Rabbit'le olan uygunsuz ilişkisini kanıtlamak için kiralanmıştır. Tam bu sırada Acme'nin cinayete kurrban gitmesiyle bütün gözler güzel Jessica'nın kocası süperstar çizgi kahraman Roger Rabbit'e çevrilir ve bir anda, adaletin yerini bulmasını isteyen pek tekin bir adam olmayan Yargıç Doom'un hedefi haline gelir.
Masum Sanık Roger Rabbit

Andy'nin tatil için bir kovboy kampına gitmesi sonucu oyuncakları kendi başına kalırlar. Bu sırada paradan başka bir şey düşünmeyen Al McWhiggin adlı kolleksiyoncu, Woody'yi kaçırır. Kaçırılan Woody geçmişine ilişkin bazı gerçeklerle yüzyüze gelerek eski ve yeni arkadaşları arasında bir seçim yapmak zorunda kalır.