

Sosyete Kuaförü
Shampoo
Yonetmen: Hal Ashby
Vizyon Tarihi: 11 Şubat 1975
Konu
Shampoo, 1960'ların sonlarında cinselliğin özgürce yaşandığı, yozlaşmış Los Angeles'ta geçen, yıldız oyuncularla dolu, renkli bir yatak odası komedisi. Oskar ödüllü Warren Beatty (1982 En İyi Yönetmen, Reds) ile Robert Towne'ın (Chinatown) senaryosunu yazdığı ve Hal Ashby'nin (Being There) yönettiği film dört dalda Oskar'a aday olmuş ve Amerikan Film Enstitüsü'nün En Komik 100 Film listesine girmiştir. George, L.A.'in en arzulanan erkeklerinden biri, tüm müşterilerini hiç olmadığı kadar güzelleştiren ve iyi hissettiren bir Beverly Hills kuaförüdür. Kız arkadaşı Jill'in (Goldie Hawn) teşvikiyle kendi salonunu açar ve finansman için muhafazakar iş adamı Lester'dan (Jack Warden) yardım ister. Ancak Lester, George'un karısı (Lee Grant), sevgilisi (Julie Christie) ve ergen kızıyla (Carrie Fisher) yattığından habersizdir. George arzularına direnip Jill'le yuva kuracak mı, yoksa daha da skandal ilişkilere mi girecek?
Oyuncu Kadrosu

Warren Beatty
George Roundy

Julie Christie
Jackie Shawn

Goldie Hawn
Jill Haynes

Lee Grant
Felicia Karpf

Jack Warden
Lester Karpf

Tony Bill
Johnny Pope

George Furth
Mr. Pettis

Jay Robinson
Norman

Ann Weldon
Mary

Luana Anders
Devra
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Bir zamanlar yüksek bir tepedeki kalede, en büyük icadının adı Edward olan bir mucit yaşıyordu. Edward, dayanılmaz bir çekiciliği olmasına rağmen mükemmel değildi. Mucidin ani ölümü onun yarıda kalmasına yol açtı: Elleri yerine uzun, keskin metal parçaları vardı. Edward, merhametli bir Avon hanımefendisinin, onu ailesiyle beraber yaşamak üzere evine götürene kadar karanlıkta yalnız yaşadı. Böylece Edward'ın Suburbia adlı pastek cennetteki fantastik maceraları başladı.
Makas Eller

Derek Vinyard (EDWARD NORTON), beyaz ırkın üstünlüğüne inanan bir grup gencin karizmatik lideridir. Nefret içindeki Derek, bir siyahı canice öldürünce hapse girer. Hapisten çıktığında artık bambaşka biridir. Geçmişinden ve yaptıklarından utanç duyar ve küçük kardeşi Danny'nin (EDWARD FURLONG) de kendisiyle aynı sonu paylaşmaması için çabalar. Bir aile içinde gelişen ve sonunda aynı aileyi parçalayan ırkçılık hakkında tartışmalı ve çarpıcı bir film. Edward Norton bu filmdeki rolüyle en iyi oyuncu dalında Oscar'a aday gösterilmiştir.
Geçmişin Gölgesinde

Film detaylari icin tiklayin...
The Wanderers

Güzel ve seksi eşi, evliliklerinde cinsellik olmadığı gerekçesiyle Karol'dan boşanınca talihsiz adamın yaşamı alt üst olur. Eşiyle birlikte tüm mal varlığını, kuaför salonunu kaybeder, aşağılanır, polis tarafından aranır, sonunda beş parasız ve kimliksiz olarak vatanı Polonyaya geri dönmek zorunda kalır, ancak eşiyle tekrar bir araya gelme ümidini hiç ama hiç yitirmez, bazı planları vardır...
Üç Renk: Beyaz

Danimarka'nın banliyölerinde yaşayan ve akşamları aynı kursa giden 6 kişinin, beklentileri ve sonucunda yaşadıkları hayal kırıklıkları karşısında tutunacak dal olarak İtalyanca'yı görürler. Karısının ölümüyle hayatının yönünü kaybetmiş genç bir rahip, inanılmaz derecede sakar bir kasiyer, cinsel organını kullanmadığı için köreldiğine inanarak iktidarsız olduğunu düşünen bir otel memuru, bulunduğu ülkenin dilini konuşamayan güzel bir İtalyan garson, sivri dili ile başına dert açan futbol delisi bir restoran müdürü ve annesinin hastalığıyla boğuşan hüzünlü bir kuaför.
Yeni Başlayanlar İçin İtalyanca

Zengin ve yakışıklı işadamı Edward etrafındaki kadınlardan ve hayatının tekdüzeliğinden çok sıkıldığı bir anda New York caddelerinde güzel Vivian ile tanışır. Beraber geçirdikleri büyülü bir geceden sonra aralarında bir anlaşma yaparlar. Bir hafta boyunca sevgili olacaklar ama bu haftanın sonunda herkes yoluna devam edecektir. Vivian geceleri tekrar yol kenarlarına, Edward da elit yaşamına...En lüks otellerde kalıp, zengin kıyafetler ile bambaşka bir hafta geçiren Vivian gönlünü kaptırmaya başladığı anda Edward’ dan uzaklaşmaya karar verir. Zira hayat standartlarının farklılığının duyguların önüne geçeceğinden şüphesi yoktur. Fakat aşkın gücü onların bu rüya gibi bir haftalarını gerçek hayatla birleştirir. Ortada ne standart ne de bir fark kalır...
Özel Bir Kadın

“Ahbap” olarak da bilinen Jeff Lebowski bir gün adaşı bir milyonerle karıştırılır. Milyonerin karısının ödemediği borçlar ve bu küçük yanlış anlaşılma sebebiyle mafyadan dayak yiyen ve çok değerli halısı çalınan Lebowski, ortadaki bu yanlış anlaşılmayı bir an önce gidermelidir.
Büyük Lebowski

Audrey Hepburn ve Holly Golightly isimleri, Truman Capote’nin çok satan romanı eğlenceli bir romantik komedi olarak beyaz perdeye aktarıldığından beri eş anlamlı hale geldi. Holly Brazilyalı bir milyonerle evlenmeye kararlı olan fazlasıyla eksantrik bir New York Şehir kızıdır. George Peppard, varlıklı Patricia Neal tarafından finanse edilen yan komşu yazarı canlandırıyor. Holly için doğru erkeğin kim olduğunu tahmin etmek kolay iş.
Tiffany'de Kahvaltı

Detroitli genç bir polis, arkadaşının katilini fiyakalı Beverly Hills'e kadar izler ve yerel polisi zekâsıyla alt edip adaleti sağlamak için sokaklardan öğrendiklerini kullanır.
Sosyete Polisi

Detroit'e dönen polis Axel Foley televizyon izlerken haberlerden Los Angeles polis teşkilatındaki şefi Andrew Bogomil'in esrarengiz bir kadın tarafından vurulduğunu öğrenir. Eski şefini hastanede ziyaret etmek için şehre giden Axel, Bogomil'i vuran kadını bulmaya karar verir. Ona araştırmasında yine Billy ve Taggart yardım edecektir. Üç polis yaptıkları incelemeler sonucunda olayın bir hırsızlık çetesi ile alakalı olduğunu anlarlar.