

Lizbon Hikâyesi
Lisbon Story
Yonetmen: Wim Wenders
Vizyon Tarihi: 16 Aralık 1994
Konu
Yönetmen Monroe Lizbon üzerine siyah-beyaz bir sessiz film çekmeyi dener, ancak başarısız olur; arkadaşı olan ses mühendisi Phillip Winter’den yardım ister. Ancak Phillip yardımda geç kalır; geldiğinde başlanıp yarım kalmış bir filmle karşılaşır. Monroe ortadan kaybolmuştur.
Oyuncu Kadrosu

Rüdiger Vogler
Phillip Winter

Patrick Bauchau
Friedrich Monroe

Teresa Salgueiro
Herself

Manoel de Oliveira
Himself
Vasco Sequeira
Truck Driver
Joel Cunha Ferreira
Zé

Sofia Bénard da Costa
Sofia
Vera Cunha Rocha
Vera
Elisabete Cunha Rocha
Beta
Ricardo Colares
Ricardo
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Auggie'nin New York'taki tütüncü dükkanında tıpatıp aynı olan günler birbirini takip etmektedir ta ki Auggie, bize hayatın küçük detaylarının farkına varmayı öğretene kadar. Paul Benjamin, her gün sokakta gördüğü ama tam olarak kavrayamadığı hayat ile ilgili kendisine bir roman kazandıran bir sürü olaylar dizisi yaratır. Sonunda artık bir öykü oluşturma sırası Auggie'ye gelmiştir.
Duman

Film detaylari icin tiklayin...
Snow White

Sırt çantası nakit para dolu, iflah olmaz bir kumarbaz... Vegas'ta vadesi geçmiş borç ve yırtık bir radyatör hortumu... Güçlü kocasıyla sapkın bir ilişkinin girdabına yakalanmış hem sıcak, hem soğuk bir kadın... Her ikisinin tek arzusu bir an önce kasabadan ayrılmak. Ve Arizona'nın bu kasabasındaki insanları tanıdıktan sonra siz de bunun nedenini anlayacaksınız.
Kaybedenler

Rus ordusunun gizli bilgilerini içeren üç tane defter bir Rus Kitap konferansı sırasında bir İngiliz yayıncısının eline geçer. Bu defterlerin peşine düşen İngiliz Gizli Servisi defterdeki bilgilerin gerçek olup olmadığını araştırır. Böylece İngiliz yayıncı bir anda kendisini uluslar arası bir ajan kargaşasının içinde bulur…
Rus Evi

Film detaylari icin tiklayin...
The Last Run

Judy Davis’in canlandırdığı Joan Fraser, 1950’lerde fanatik bir komünisttir ve Joseph Stalin’e (F. Murray Abraham) hayrandır. Stalin’e yazdığı mektuplar dikkat çeker ve Moskova’ya davet edilir. Orada Stalin’le bir gece geçirir, Stalin aynı gece ölür ve Joan hamile kalarak Avustralya’ya döner. Çocuğunun babasının Stalin mi yoksa aynı gece birlikte olduğu ajan Nine (David Ogden Stiers) mı olduğundan emin değildir. Joan, oğlu Joe’yu (Richard Roxburgh) devrimci ideallerle yetiştirir, ancak Joe annesinin sol siyasetine isyan eder ve polis sendikası lideri olur, Avustralya’yı 1989’da iç savaşın eşiğine getirir. Mockumentary tarzındaki film, absürt komediyle politik taşlama sunar. Judy Davis’in performansı ve güçlü kadro (Sam Neill, Geoffrey Rush) öne çıkar, ancak yavaş tempo eleştirilmiştir.
Devrim Çocukları

Artık ünlü bir yönetmen olmuş Salvatore, 30 yıl sonra bir arkadaşının öldüğü haberi üzerine doğduğu kasabaya geri döner. Kasabaya geldiğinde eski anıları canlanan Salvatore, Cinema Paradiso adlı sinemada projeksiyoncu olarak çalışan Alfred ile ilişkilerini hatırlar. Küçük bir çocuk olan Salvatore, günlerini Alfred'in yanında geçirmekte, filmlerle ilgili konuşmakta ve Alfred'in sinema konusunda deneyim ve bilgilerinden yararlanmaktadır. Babacan tavırlarıyla Salvatore'nin hayatında önemli bir yere sahip olacak Alfred sayesinde sinemaya olan aşkını ve tutkusu keşfedecektir.
Cennet Sineması

Woody Allen filmografisi içinde mütevazi, ama iyi bir yer tutan küçük ve oldukça sempatik bir film. Siyah-beyaz film, Allen'ın bir sanatçı olarak her zaman varolan yaratma komplekslerini en çok dışavuran film olarak biliniyor. Fellini'nin unutulmaz filmi "Sekiz Buçuk"a bir gönderme niteliğindeki filmde ünlü bir sinema yönetmeni olan Sandy, Stardust Oteli'nde düzenlenen bir festivale katılır. Bunalımın eşiğindeki sanatçı burada da hayranlarının ve eleştirmenlerin tacizinden bir türlü kurtulamaz. Üstüne üstlük içinde gitgide artan korku ve komplekslerle karşılaşarak zor günler geçirmektedir. Sandy, festival süresince hayatını ve yaptığı işleri bir kez daha gözden geçirecektir.
Stardust Memories

Genç Pakistanlı Omar, Londra’da alkolik ve içine kapanık babasıyla yaşar. Amcası ona önce oto yıkamada iş verir, ardından eski bir çamaşırhaneyi işletmesi için fırsat tanır. Omar, eski okul arkadaşı Johnny ile yeniden karşılaşır. Irkçı bir grupla ilişkisi olan Johnny, artık geçmişini geride bırakmış ve Omar’a yardım etmeye başlamıştır. Birlikte çamaşırhaneyi yenileyip işler hale getirirler. Johnny’nin eski arkadaşları dükkâna zarar verse de, ikili yılmadan işlerini sürdürür.
Benim Güzel Çamaşırhanem

Film detaylari icin tiklayin...