

Kralın Seçimi
Kongens nei
Yonetmen: Erik Poppe
Vizyon Tarihi: 29 Eylül 2016
Konu
İkinci Dünya Savaşı’nda yaşanan gerçek olaylardan uyarlanan yapımda, 9 Nisan 1940’ta Alman savaş aracı, Norveç’in başkenti Oslo’ya girer. Norveç Kralı, tarihi değiştirecek bir kararın eşiğine gelir.
Oyuncu Kadrosu

Jesper Christensen
King Haakon VII of Norway

Anders Baasmo Christiansen
Crown Prince Olav of Norway

Karl Markovics
Curt Bräuer

Tuva Novotny
Crown Princess Märtha of Norway

Arthur Hakalahti
Fredrik Seeberg

Svein Tindberg
Peder Wedel Jarlsberg

Andreas Lust
Hartvig Pohlman

Katharina Schüttler
Anneliese Bräuer

Ketil Høegh
Halvdan Koht
Gerald Pettersen
Johan Nygaardsvold
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Issız bir yolda kamyonetiyle gitmekte olan Roy Neary birden motorun garip çalışması yüzünden durmak zorunda kalır ve dışarı çıktığında da tepesinden gelen çok güçlü bir ışığın rahasız edici parlaklığı altında kalır. Bu durumdan çok etkilenen Roy, aradan geçen zaman içinde garip hayeller görmeye ve 5 notadan oluşan bir müzik sesi duymaya başlamıştır. 1945 yılında kaybolduğu kayıtlarda bulunan uçaklar Mojave Çölünde ortaya çıkar. Havayollarına ait bir yolcu uçağı da pilotun ne olduğunu söyleyemediği çok parlak bir cisim gürdüğünü rapor eder. Bütün bu olaylar Birleşik Devletler Hükümetini bu uzaylı yaratıkların nereye inmeyi düşündüklerini bulmak ve paniğe neden olmaması için, halkın oradan uzak durmasını sağlamaya yarayacak bir bahane yaratma çabalarına girmesine neden olur.
Tehlikeli İlişkiler

Macera türünün klasikleri arasında gösterilen The Man Who Would Be King, usta sinemacı John Huston’ın yönettiği sürükleyici bir yapım. Rudyard Kipling’in bir öyküsünden esinlenilerek çekilen film, 1880’lerde Hindistan’da geçiyor.
Kral Olacak Adam

Film detaylari icin tiklayin...
So weit die Füße tragen

Film detaylari icin tiklayin...
Elsk meg i morgen

Kore Savaşı’ndan yıllar sonra, savaş alanda yapılan bir kazı Jin Tae Lee'yi geçmişe götürür. Kazıdan çıkan bazı eşyalarla savaş sırasında kaybolan ağabeyinden bir ize ulaşabileceğini uman Jin Tae sayesinde 1950-53 yıllarında iki ülke arasında patlak veren savaşa tanık oluruz. Savaş çıkmadan önce üniversite öğrencisi olan Jin Tae Lee, ağabeyi ile ayakkabı tamirciliği yapmaktadır. Annesi ve ağabeyinin nişanlısı ile kurdukları mutlu ve sıradan bir yaşamları vardır. Ağabeyi bir yandan annesine ve kardeşine bakarken, diğer yandan da evlilik hazırlıkları yapmaktadır. Her şey normal giderken Kuzey Kore ve Güney Kore arasında savaş çanları çalar. Aile göç etmek durumunda kalır fakat iki kardeş yolculukları esnasında askere alınırlar. Ağabey Jin Seok'un hayattaki tek bir amacı artık savaştan sağ salim ve zaferle çıkarak ailesinin yanına dönmektir...
Kardeşler Savaşı

Mary Boleyn (Scarlett Johansson) 14 yaşında, masum bir kız olarak kraliyet sarayına geldiğinde İspanyol Prensesi Catherine ile evli ancak çok çapkın bir adam olan Kral VIII. Henry’nin (Eric Bana) gözlerini kamaştırır. Kralın sonsuz ilgisi karşısında tüm varlığı alt üst olan Mary’nin krala olan aşkı her geçen gün artarken, apaçık yaşanan bu aşkın beraberinde sarayın taçsız kraliçesi olarak görülmeye başlanır. Zamanla kralın ilgisini kaybetmeye başlayan Mary, karşısında rakip olarak kardeşi Anne’i (Natalie Portman) bulacaktır. Tüm bunlar karşısında, ailesinin hırslı oyunlarında bir piyon haline gelmiş olduğunu ve saray hayatının tehlikeli entrikalarını fark eden Mary, ailesinin isteği üzerine kardeşinin krala yakınlaşmasına yardım eder ve olanları soğukkanlılıkla izler. Anne’i kraliçeliğe götürecek yolda bile sesini çıkarmayacaktır. Kral Henry, Mary ve Anne arasında gidip gelirken, İngiltere’yi de ikiye bölme yolundadır.
Boleyn Kızı

Erik ve Philip, yazıya tutkun olan iki yakın arkadaştır. Özellikle Erik, yapıtlarını yayınlatabilmek için yayıncıların kapısını sürekli olarak aşındırsa da aldığı red cevabı değişmemektedir. Eric her seferinde yeni hayalkırıklıkları yaşarken Philip bir gecede hiç beklenmedik bir şekilde meşhur olur. Fakat birden altı ay sonrasına, bir akıl hastanesine gidiveririz. Philip hastaneden taburcu olmaktadır. Artık içinde yazmaya dair hiç istek kalmamıştır. Ama Eric, arkadaşının yazıya geri dönebilmesi için elinden geleni yapacaktır * orjinal bir film ve adi ile müsemma. adı, içi olan film 10 numaradır benim için. filmde sadece bu var. yaşayan = philip reprise eden= eric. çok iyi müzikler, Uzay gibi bir Norveç. ardından da bir "Oslo 31 August" iyi gider.
Tekrar

Çin'de Budizm'in gelişiyle ilgili fantastik macera. Mutluluk Tanrıçası, Uzun Ömürlü Keşiş'i ve onun öğrencilerini cennetten dışarı attığında (Maymun Kral ölümsüzlüğü elde etmeye çalıştığı için), Maymun Kral, Joker olarak reenkarne edilir. Şimdi zamanını iki kıskanç kadını kovalamak için harcıyor. Biri ölürken, Joker onu kurtarmak için zamanında geri döner.
Çin Destanı Bölüm Bir: Pandora'nın Kutusu

Film detaylari icin tiklayin...
Uno

Film detaylari icin tiklayin...