Little Person
Yonetmen: Joshua Lozano
Vizyon Tarihi: 6 Mayıs 2016
Oyuncu Kadrosu
Sam Ramirez
The Girl
Geraldo Olivas
The Guy
Neylan Chavarria
The Guy's Girlfriend
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Séverine Serizy Paris'te yaşayan ve görünürde mutlu bir evliliği olan her şeye sahip güzel bir kadındır. Séverine doktor olan kocası Pierre'e karşı soğuktur, hatta aralarında fiziksel bir ilişki olmadığı da sezilmektedir. Ancak bu "soğuk sarışın"ın ruhunda fırtınalar kopmaktadır. Günün birinde kendisinde gözü de olan aile dostları Henri Husson'dan özel bir randevu evinin adresini alır ve öğleden sonraları bu lüks genelevde çalışmaya başlar. Buradaki yeni adı "Gündüz Güzeli"dir artık. Şehvet düşkünü Séverine, randevu evine gittikçe kocasına daha çok bağlanır, aynı zamanda buradaki tiksindirici hayatını da garip bir şekilde kabullenir, zira burada mazoşist cinsel fantezilerini keşfedip yaşamaktadır.
Gündüz Güzeli

Güneyli güzel Scarlett O'Hara üç evliliği, iç savaş ve Güneyin yeniden inşaa edilmesi sürecinde zenginlikten fakirliğe düşüşünü, sonra yeniden zenginliğe kavuşmasını anlatan film, Margaret Mitchell'in klasik eserinden sinemaya uyarlanmış olup yapımcı David O. Selznick'in en başarılı eseri kabul edilmiştir.
Rüzgâr Gibi Geçti

Fred Madison, karısının gecmişinden habersiz olarak onunla evlenmiştir. Ancak bu geçmiş onları rahat bırakmayacaktır. Sonuçta iş bir cinayet ve Fred’in kişilik bölünmesi yaşamasına kadar gidecektir. Bir korku hikayesi, bir cinayet bilmecesi, namlunun ucuyla buluşan bir aldatma, psikolojik bozukluğun analizi…
Kayıp Otoban

Film detaylari icin tiklayin...
Gumnaam: The Mystery

Tatlı Hayat, Roma şehir yaşantısının modern yozluğunu ve sofistike ahlak çöküntüsünü yüksek sosyetenin peşinde koşan bir gazetecinin gözünden anlatır. Genç gazeteci Marcello Rubini gerçek bir eser yaratmanın düşüyle yaşar; ancak çalıştığı bulvar gazetesinin ona sağladığı para ve prestijden de vazgeçemez. Filmde Marcello'nun yedi günü ve gecesini, birlikte olduğu farklı kadınlarla ilişkilerini, arka planda 1960'ların gençlik ve heyecanıyla kaynayan Roma sokakları ve sosyete yaşantısından kesitlerle izleriz. Marcello seks, içki, partiler ve alemlerle dolu bir dünyada savrulurken bile aslında haz almadığı bu "tatlı hayat"ı sonuna kadar yaşamaya devam eder. Onunki ruhsuz ve heyecansız bir varoluştur. İtalyan sinemasının ilk 3,5 saatlik filmi olan "Tatlı Hayat" gösterime girmesiyle birlikte büyük skandallara ve polemiklere yol açmış, Vatikan tarafından yasaklanmaya çalışılmış, halk tarafından kucaklanmıştır * Yapılmış en muhteşem İtalyan filmi.
Tatlı Hayat

Sokaklarda yaşayan iki arkadaşı yol hikayesi. Sık sık uyku atakları yaşayan Mike, rüyalarında kendini hiçbir yere gitmeyen yollarda, kaybettiği annesinin peşinde görür. En yakın arkadaşı Scott ise varlıklı bir ailesi olmasına rağmen ailesini zor durumda bırakmak için sokaklardaki yaşamı seçmiştir. İki genç, uyuşturucu bağımlıları, hırsızlar ve satıcılarla dolu bir dünyada kendilerini bulmaya çalışırlar. Motosikletle Pasifik kıyılarından başladıkları bu arayış yolculuğu onları Roma'ya dek götürecektir
Benim Güzel Idaho'm

New Orleanslı asi ruhlu gençler Lula ve Sailor birbirlerine çılgınca aşıktır. Lula'nın dengesiz annesi, nefret ettiği Sailor'ın üstüne belalı bir tipi salar. Sailor biraz amacını aşan bir şekilde istemeden adamın canını aldığında hapsi boylar. Genç adam bir gün şartlı salıverilir ve kendisini onca zaman beklemiş olan Lula ile birlikte Kaliforniya'ya doğru yola çıkarlar. Lula'nın annesi bu kez peşlerine bir özel dedektif ve bir de kiralık katil saladursun, genç aşıklar, birbirlerini ve Amerika'nın garipliklerini keşfedecekleri bir yolculuğu yaşarlar. Hayatı kaba saba çizgileriyle, televizyondan ve filmlerden öğrendiğini sanan bir kuşağın gözünden epeyce sert ve kimi zaman sürrealist bir yolcuğuluğa çıkarıyor bizi David Lynch. Yönetmenin, popülerliğinin zirvesindeyken gerçekleştirdiği bu dört dörtlük filmine Nicolas Cage ve Laura Dern uyumunun katkısı tartışılmaz...
Vahşi Duygular

Danimarka doğumlu (ünlü yazar) Karen Blixen (Meryl Streep) daha iyi bir yaşam sürebilme umuduyla bir baronla mantık evliliği yapar. Çift Nairobi'ye taşınır, ancak kocası burada alkol ve çapkınlığa dayalı bir hayata dönünce, Karen kendisini aşksız bir evliliğin içerisinde hapsolmuş olarak bulur. Karen daha sonra özgür ruhlu bir avcı olan Denys Finch Hatton (Robert Redford) ile karşılaşır: Acaba ilişkileri içerisinden bir aşk yeşerebilecek midir, yoksa Karen'ı bekleyen şey kalp acısı mıdır?
Benim Afrikam

En Uzun Yolculuğun Sonunda Yine Yalnızlık Vardır... Berlin Film Festivali'nde En İyi Film ödülünü alan "Yaban Çilekleri", yaşlı bir profesörün geçmişini ve varoluşunun anlamını sorguladığı bir yol filmidir. Yetmiş sekiz yaşındaki Profesör Borg, bir onur doktorası almak üzere Stockholm'dan Lund'a doğru arabayla yola çıkar. Yanında gelini Marianne da bulunur. Bu yolculuk sırasında, Borg'a kaybettiği ilk gençlik aşkını anımsatan genç bir otostopçu kızla ve kavgacı bir çiftle karşılaşırlar. Tanıştığı bu farklı karakterler ve gençliğinin geçtiği mekanlar Borg'a kabuslar ve düşler yaşatır.
Yaban Çilekleri

Film detaylari icin tiklayin...