

The Wedding March
Yonetmen: Erich von Stroheim
Vizyon Tarihi: 6 Ekim 1928
Oyuncu Kadrosu

Erich von Stroheim
Nicki / Prince Nickolas

Fay Wray
Mitzi / Mitzerl Schrammell

George Fawcett
le prince Ottokar

Maude George
la princesse Maria

Cesare Gravina
Martin Schrammell

Dale Fuller
Katerina Schrammel

Matthew Betz
Schani Eberle

Zasu Pitts
Cecelia Schweisser

George Nichols
The Industrialist

Hughie Mack
Johann Eberle - the Wine-grower
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Fordi det er Sommer

İkinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde, bir kont bir haftasonu av partisi düzenler. Ne var ki av partisi efendilerle hizmetçiler arasında bir köşe kapmacaya dönüşür, ahlaksızlıkta ve zalimlikte birbirleriyle yarıştıkları, acımasız ve umutsuz bir ahlak tablosu çizer. İzleyicinin gözünün yaşına bakmadan drama dönen bu güldürüde, kırda tavşanların katledilmesi, 1940 ilkbaharındaki çatışmaların habercisi değilse de, duyguları konusunda fazlasıyla hilekar bir toplumun aptalca şiddete yönelmesini yansıtır. Dünyanın sonu, en azından bir dünyanın sonu yakındır, der bize bu acı ve karanlık trajikomedi. İlk gösterime girdiği sırada anlaşılmayan, uzun zaman boyunca yerden yere vurulan, yasaklanan, kesilen film savaş sonrasında sinemaseverler tarafından yeniden keşfedilmiş ve övgülere boğulmuştur * "Oyunu kuralına göre oynayan oyunda kalır" ana fikriyle şekillenen hikaye
Oyunun Kuralı

Kathryn Merteuil ve Sebastian Valmont, çok zengin ve kötü niyetli iki üvey kardeştir. Kolayca baştan çıkardığı kızlardan sıkılan Sebastian, kendine son bir hedef bulur: okul müdürünün güzel ve bakire kızı Anette Hargrove. Bu yüzden, iki üvey kardeş bir bahse tutuşurlar. Her kim bahsi kazanırsa en çok istediği şeye sahip olacaktır.
Seks Oyunları

Mutlulukları sadece görünüşten ibaret olan bir çift... Oldukça varlıklı yaşamlarında artık ne birbirlerinden ne de yaşadıkları hayattan zevk alabilen bu orta yaşı geçmiş çift, dillendirmeseler de evliliklerinin sonuna geldiklerinin farkındadırlar. Hızla ilerledikleri son ise her ikisinin de birbirlerini aldatmaları ile sarsırı bir noktaya ulaşacaktır. Mutsuz geçen yılların intikamını almak istercesine büyük bir öfke ile ihanetlerini taçlandıran ikili, eşşiz bir son yapacaklardır.
Yüzler

Agrabah şehrinin kalbinde, köylü Alaaddin ve onun yaramaz maymunu Abu, özgür ruhlu güzel prenses Yasemin'i kurtarmak için savaş vermektedirler. Sihirli bir lambayı ovmasıyla hayatı değişen Alaaddin'in şimdi çılgın ve şekilden şekile giren bir cini vardır! Cin'in de yardımıyla Alaaddin artık bir prenstir. Fakat kötü yürekli Cafer ve onun sinir bozucu papağanı Yago da lambanın gizli güçlerinin peşindedir. Şimdi Alaaddin'in onları yenmesi, güzel prensesin kalbini kazanması ve en sonunda görünüşte değil, yüreğinde prens olduğunu kanıtlaması gerekmektedir!
Alaaddin

Gerçeğin, güzelliğin, özgürlüğün ve aşkın kutlamasının yapıldığı 1900'lü yılların göz alıcı, parlak fakat kötü şöhretli gece kulübünün adıdır Moulin Rouge... Satine, bu gece kulübünün parıldayan elması, en güzel yıldızı ve şehrin en tanınmış fahişesidir. Ama gece kulübünü finanse edecek zengin bir adamın takıntısı olmakla, gerçekten aşık olduğu beş parasız bir şair arasında seçim yapmak zorunda kalacaktır.
Kırmızı Değirmen

New York Brooklyne’de, yılın en sıcak günündeyiz. Mahallede geveze bir DJ’yin yeteneklerini sergilediği bir radyo istasyonu ve Koreli bir çiftin işlettiği bakkal dükkanı dışındaki yegane hareket merkezi, mıntıkanın bir beyazın işlettiği tek ticarethane olan pizzacıdır. Sal’ın Meşhur Pizzaları isimli dükkanda adamın birbirinden deli saçması iki oğlu ve bezgin siyahi Mookie çalışmaktadır. Mookie’nin hayatında ise gereğinden fazla sorumluluk sahibi kızkardeşi Tina dışında, iki kankası, rap düşkünü sessiz Radio Raheem ve çabuk alevlenen mizacıyla Buggin' Out vardır. Buggin’ bir gün Sam’ın dükkanında asılı bir İtalyan asıllı Amerikalılar köşesinde neden hep beyazlar olduğunu gündeme getirip mahalle çapında eylem yapmaya kalkar. Küçük aklıyla hesabedemediği şey ise, sinirlerin zaten gergin olduğu bu yılın en sıcak gününde olayların ne kadar kolay kontrolden çıkabileceğidir.
Doğruyu Seç

Şehir Işıkları, görme engelli genç bir kızla evsiz bir gencin hikayesini anlatıyor. Kör bir çiçekçiye aşık olan ve sokaklarda yaşayan iyi niyetli bir serseri, kıza kendisini varlıklı biri olarak tanıtır. Bir milyonerin hayatını kurtarmıştır ve onun kendisine yardım edeceğine güvenmektedir. Adamı ziyaret edip sevdiği kızın gözlerini ameliyat ettirebilecek kadar para ödünç alabileceğini düşünür. Ama zengin insanlar aslında ikiyüzlü bir yaşam sürmektedirler. Mesaj sessiz, fakat evrenseldir: aşkın gözü kördür...
Şehir Işıkları

Eşini kaybetmiş Sam Baldwin, oğlu Jonah ile birlikte sakin bir hayat sürmektedir. Ulusal bir radyo kanalında yayın yapmaya başlayınca hayatında bazı değişiklikler olacaktır; çok sayıda kadın hayrana sahip olmak gibi...Sam'in yaşadığı yerden hayli uzak olan Annie de Sam'in hayranlarından biridir. Evlenmek üzere olduğu halde kafası bu konuyla ilgili karışık olan Annie, Sam'e göndermeyeceğini bildiği bir mektup yazar. Ardından dayanamaz ve etkilendiği bu erkekle tanışmaya karar verir.
Sevginin Bağladıkları

Şarlo, 19. yüzyılın sonunda Klondike’de maceraperestlerle birlikte karlı dağlarda altın bulma umuduyla yola çıkar. Şiddetli bir fırtınada terk edilmiş bir kulübeye sığınır ve burada iki altın avcısıyla daha karşılaşır. Şehre eli boş döndüğünde Georgia adında bir kadınla tanışacak, aşık olacaktır.