

The Slender Thread
Yonetmen: Sydney Pollack
Vizyon Tarihi: 15 Aralık 1965
Oyuncu Kadrosu

Sidney Poitier
Alan Newell

Anne Bancroft
Inga Dyson

Telly Savalas
Dr. Joe Coburn

Steven Hill
Mark Dyson

Ed Asner
Det. Judd Ridley

Indus Arthur
Marian

Paul Newlan
Sgt. Harry Ward

Dabney Coleman
Charlie

H.M. Wynant
Doctor Morris

Robert F. Hoy
Patrolman Steve Peters
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

30 yaşındaki Joy Jordan; anne ve babasının, Florida güneşi altında yeni bir yaşama doğru uzaklaşırlarken arkalarında bıraktıkları New Jersey'deki evde, yalnız yaşayan, bekar bir genç kadındır. Yaşlı çiftin sevgiden yoksun ve acıklı evlilikleri ise, cazibesi yıllar önce sönmüş olan Diane'ın tehdi altındadır. Öte yandan hayattan umudunu kesmemiş olan Joy, doğru erkeğin ve kariyer başarısının hemen köşeyi dönünce karşısına çıkabileceğini düşünecek kadar saf gözlerle bakmaktadır yaşama. Halihazırdaki erkek arkadaşı Andy'yi kaybettikten bir süre iş değiştirip yetişkinler için eğitim veren bir "hayır kurumunda" işe başlar. Buradaki öğrencilerinden Rus göçmeni, taksi şoförü ve bir hırsız olan Vlad ile romantik bir ilişkiye de girecektir.
Mutluluk

Robert Redford, Willem Dafoe ve Helen Mirren gibi yıldızların bulunduğu heyecanlı bir gerilim. Wayne ve Eileen Hayes (Redford ve Mirren) Amerikan rüyasını tam anlamıyla yaşamaktadırlar. Fakat bu güzel görüntü Wayne, beklenmedik şekilde huzurlu evlerinden kaçırılınca paramparça olur. Kurmazlığı ve uzlaşma becerileri ile övünen Wayne birden kendini, kaybedecek hiçbirşeyi olmayan ama herşeyi kazanabilecek bir caninin (Dafoe) elinde rehine olarak bulur. Acaba Wayne "hayatının" en önemli müzakeresinde başarılı olabilecek midir?
Tehdit

Film detaylari icin tiklayin...
Fresa y chocolate

Max Paris'te yaşamaktadır. Bir gün şans eseri kafede en büyük aşkı Lisa'yı görür. Lisa ile tekrar görüşebilme saplantısı yüzünden o günlerde planladığı Tokyo gezisi ve hatta evlilik hazırlıkları hikaye olur çıkar. Lisa'nın yaşadığı yeri öğrenir, sinsi gibi apartmanda saklanmaya başlar. Lisa'ya benzeyen başka bir kadın; Alice, Max'i görür ve cinsel ilşkiye girerler. Şu halde işler biraz karışır tabii. Bu da yetmezmiş gibi Alice, Max'in samimi arkadaşı Lucien'in kız arkadaşı çıkar, iyice alt üst olur ortalık.
Apartman

Hayatını oğluna adamış fakir bir işçi olan Ti, özel okula giden oğlu Dicky'nin masraflarını karşılamak için zor şartlarda çalışmaktadır. Oğlu Dicky, beraber okula gittiği çocuklara uyum sağlayamamıştır çünkü hepsinin durumları iyidir. Dicky ise eski kıyafetlerle idare etmektedir. Bir gün Ti, Dicky'nin sınıf arkadaşlarının hepsinde olan bir oyuncağı bulmak için çöpü karıştırırken ilginç bir küre bulur. Eve getirdiğinde garip bir yaratığa dönüşen bu uzaylı, baba ve oğluna hayata dair önemli dersler verecektir.
Uzaylı Arkadaşım

Film detaylari icin tiklayin...
At Close Range

80’lerin “Altın Çocuğu” Prince’ın başrolde oynadığı Purple Rain, akıllara şarkısıyla kazınmış olsa da film olarak, gözden kaçırılmaması gereken bir dönem kültüdür. Özellikle 80’li yılları özleyenler ya da o dönemi merak edenler için önemli bir başvuru kaynağı potansiyeli taşımaktadır. Film makyajdan saça, giyim tarzından espri anlayışına kadar 80’leri layığıyla yansıtabilen filmler içinde özel bir yere sahiptir.
Mor Yağmur

Film detaylari icin tiklayin...
查無此心

Film detaylari icin tiklayin...
The Chill of Loneliness

Eski bir Çin Atasözü’ne göre, insan yaşamını temsil eden 4 temel duygu vardır: Sevgi, Keder, Zevk ve Mutluluk. The Air I Breathe, bu 4 duyguyu sembolize eden 4 insanın iç içe geçen hikayesini anlatıyor. At yarışı oynayıp kaybeden Mutluluk, Fingers isimli mafya babasına borçlanır. Zevk ise, Fingers’ın yanında çalışan bir çete lideridir ve patronun emriyle yeğeni Tony’nin belaya bulaşmasını engellemekle görevlendirilir. Keder’i temsil eden Trista isimli pop starın menajeri yıldızın sözleşmesini Fingers’a devredince Trista, Fingers’ın baskısı altında kalır. Öte yandan, hayatının aşkı ölmek üzere olan doktor (Sevgi) da umutsuzca sevdiği kadın için çok nadir rastlanan bir kan grubunu bulmak için çırpınmaktadır. Bu 4 insanın hikayesi ummadık şekilde birbiriyle kesişecektir.Jieho Lee’nin senaryosunu yazdığı ve ilk yönetmenlik denemesi olan The Air I Breathe, geniş oyuncu kadrosunun performanslarıyla öne çıkan Türkiye’de gösterim şansı bulamamış başarılı bir ilk film.