

仁義なき戦い 代理戦争
Yonetmen: Kinji Fukasaku
Vizyon Tarihi: 25 Eylül 1973
Oyuncu Kadrosu

菅原文太
Shozo Hirono

加藤武
Noboru Uchimoto

小林旭
Akira Takeda

成田三樹夫
Hiroshi Matsunaga

田中邦衛
Masakichi Makihara

山城新伍
Shoichi Eda

金子信雄
Yoshio Yamamori

室田日出男
Hideo Hayakawa

梅宮辰夫
Shinichi Iwai

内田朝雄
Kenichi Okubo
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Bayan Daisy, iyi bir yaşamı olsa da kendisini hiçbir zaman zengin görmeyen ve fakir olduğu günleri unutmayan kendi halinde, eski öğretmen olan yaşlı bir kadındır. Daisy, araba kullanma konusunda sürekli sorunlar yaşamaktadır. Bu sebeple, oğlu Boolie, ona bir şoför tutmaya karar verir ve çalıştığı yerde iyi bir iş çıkaran Hoke Colburn'ü annesinin şoförü olarak işe alır. Ancak Bayan Daisy, bir şoföre ihtiyacı olmadığını düşünmekte ve Hoke'u her seferinde azarlamaktadır. Oysa farklı kişiliklere sahip bu iki insanın aslında birçok ortak yönü vardır. Çıktıkları hayat yolculuğunda, ömür boyu sürecek bir dostluk kuracaklardır.
Bayan Daisy'nin Şoförü

1989-1990 yılları arasında çok sayıda insanı öldürerek, dünyanın ilk kadın seri katili olarak ünlenen Aileen Wuornos'un gerçek hikayesi.Yakalandıktan sonra, 1992'de 7 kişiyi öldürmekten suçlu bulunan Wuornos'un öyküsü ABD ve dünya kamuoyunu epey meşgul etmişti. Aynı zamanda bir lezbiyen de olan ve hayat kadınlığı yapan Wuornos, kurbanlarını ilişkiye girdiği insanlar arasından seçiyordu. Dehşet verici kadın katilin kurbanlarını ormana götürüp sakladığı ortaya çıkmış, ancak benzer şekilde öldürdüğünden şüphe duyulan 2 kişinin daha cesedi bulunamamıştı. Wuornos'un eski kadın aşığı mahkemede aleyhine tanıktık etmiş; avukatının sanığın çocukluğunda maruz kaldığı kötü muamele ve tacizi hafifletici neden olarak öne sürmesi jüriyi ikna etmemiş ve 2003'te gerçekleşen idamına karar verilmişti.
Cani

Jamaika'da Doktor No hakkında araştırma yapan bir İngiliz ajanı öldürülür. Araştırma dosyasıysa kayıplara karışır. Bunun üzerine İngiliz Gizli Servisi'nin en gözde ajanı James Bond göreve çağırılır. Öldürülen ajan, Amerikan uzay araçlarının neden garip şekilde kaybolduğunu ve bununla bağlantısı olan Doktor No'yu araştırmakta olduğu için Bond dosyayı devralarak Jamaika'ya gelir. Jamaika'da kendisine yardımcı olan CIA ajanı Felix, ipuçlarının Doktor No'nun sahip olduğu bir adaya kadar gittiğini bildirir Bond'a. Doktor No'nun korkunç planlarını kısa sürede öğrenen Bond, onun zekasını küçümsedikleri için dünyadan intikam almak isteyen Doktor'u engellemek için tüm tekniklerini kullanacaktır.
Dr. No

Jeff Bailey (Robert Mitchum) küçük bir kasabada benzincilik yapmaktadır. Ancak bir gün, pis işler yapan Whit Sterling (Kirk Douglas) ile karşılaşır ve esrarengiz geçmişinin peşini bırakmadığını anlar. Geçmişte Jeff, Whit tarafından tutulan bir özel dedektiftir. Whit’i yaraladıktan sonra 40 bin dolarını alarak Acapulco’ya kaçan sevgilisi Kathie (Jane Greer) ’yi bulmak için görevlendirilir. Ancak Kathie, öyle etkileyici bir kadındır ki Jeff’e Whit hakkındaki her şeyi unutturur. Whit’in yeni işi tabi ki Jeff için bir tuzak kurmaktır ama Jeff’in aldığı önlemler Whit’i daha beter bir tuzağa düşürür.
Darağacımı Yükseğe Kur

James Bond'a, kayıp bir cihazı bulma görevi verilmiştir. Cihaz, güneşin radyasyonunu kullanarak kontrol eden kişiye inanılmaz bir güç vermektedir. Bu arada, Fransisco Scaramanga adlı altın tabancalı bir katil, Bond'u öldürmek amacıyla peşine düşmüştür. Scaramanga, adasına çektiği Bond ile cüce yardımcısı Nick Nack ve çekici sevgilisi Andrea Anders'ın yardımıyla Bond'u öldürmeye çalışır.Bond, bir yandan Scaramanga'yı altedip hayatını kurtarmaya çalışırken, diğer yandan esas görevini yerine getirerek cihazı bulmayı deneyecektir.
Altın Tabancalı Adam

30'ların Amerika'sında Rock dağlarında bir kasabadayız. Peşindeki gangsterlerden kaçan güzeller güzeli Grace, bir kasabaya sığınmak zorunda kalır. Kadına acıyan kasaba halkı, başlangıçta iyi niyetlerle kadına sahip çıkar ve arasına alır. Fakat kadının konumunun kendileri açısından da bir tehlike arz etmesiyle aralarındaki ilişki farklı boyutlar kazanmaya başlayacaktır. Grace, kasabalının öteki yüzünü görmeye başlar ve çaresiz bir şekilde kendini kurban olarak bulur.
Dogville

James Stewart ve Dorıs Day, korku sinemasının tartışmasız üstadı Hitchcock'un bu muhteşem geriliminde özgün ve dramatik bir performans sergiliyorlar. Stewart ve Day, Fas'ta oğulları Hank ile tatil yapan masum Amerikalılar Ben ve Jo McKenna'yı oynuyorlar. Marakeş pazarında bir Fransız ajanı Ben'in kollarında öldüğünde, çift oğullarının kaçırıldığını ve ingiltere'ye götürüldüğünü öğreniyor. Kime güveneceklerini bilmez halde olan McKenna ailesi uluslararası casusluk, suikastçilik ve terörle karşı karşıya kalır. Gerçeğe yaklaştıkça tüm hayatları değisecektir ve film meshur Albert Meydanı'nda gerilim dolu bir doruğa ulaşacaktır.
Çok Şey Bilen Adam

1960’lardan ilham alan, retro-fütüristik bir dünyada geçen Marvel Studios’un “Fantastik Dörtlü: İlk Adımlar” filmi, Marvel’in İlk Ailesi’ni izleyiciyle buluşturuyor. Reed Richards/Mister Fantastic (Pedro Pascal), Sue Storm/Invisible Woman (Vanessa Kirby), Johnny Storm/Human Torch (Joseph Quinn) ve Ben Grimm/The Thing (Ebon Moss-Bachrach), şimdiye kadarki en zorlu mücadeleleriyle karşı karşıya kalıyor. Kahramanlık görevleriyle aile bağlarını dengede tutmak zorunda kalan ekip, dünyayı Galactus (Ralph Ineson) adlı açgözlü bir uzay tanrısından ve onun gizemli habercisi Silver Surfer (Julia Garner)’dan korumak için mücadele ediyor. Ancak Galactus’un tüm gezegeni ve içindekileri yok etme planı yetmezmiş gibi, işler bir anda çok daha kişisel bir hal alıyor.
Fanstastik Dörtlü: İlk Adımlar

Mario Puzo'nun çok satan kitabından Puzo ve yönetmen Francis Ford Coppola tarafından sinemaya uyarlanan eser, 40'lar ve 50'lerin Amerika'sında, bir İtalyan mafya ailesinin destansı öyküsünü konu alıyor. Corleone ailesi, Don Vito Corleone'nin başında olduğu, suça dayalı bir örgüt kurmuş olan İtalyan asıllı meşhur bir ailedir. Aile, New York'taki diğer dört aileyle birlikte New York'un yeraltı işlerini yönetmektedir. Ancak Corleone ailesini diğerlerinden ayıran özelliği, Don Corleone'nin cebinde bozuk para gibi taşıdığı politikacılar ve yargıçlardır. Politikacılar ve yargıçlarla olan bu yakın ilişkileri diğer ailelerin açamadığı kapıları açabilmesini sağlamaktadır.
Baba

David "Noodles" Aaronson ve arkadaşları, 1920'lerin New York'unda beraber büyümüşlerdir. 1930'larda gangster dünyasında fırtına gibi esen sıkı dostlar zamanla dağılırlar. Fakat 1960'ların sonunda Aaronson, New York'a geri dönecek ve geçmişiyle yüzleşecektir.