

Münih
Munich
Yonetmen: Steven Spielberg
Vizyon Tarihi: 23 Aralık 2005
Konu
1972 Münih olimpiyatlar'ında 11 İsaril'li atlete yönelik inanılmaz katliamın perde arkasını anlatan filmde, İsrail Gizli Servisi Mossad üyelerinden oluşan bir grup, bu işe karıştıklarını düşündükleri Filistinli suikast komandolarını öldürmekle görevlendirilirler. Liderlerini izleyen İsrail'li grup bu operasyonu intikam almak adına yapmaktadır. Ama zamanla kendileri de bir hedef haline geleceklerdir.
Oyuncu Kadrosu

Eric Bana
Avner

Daniel Craig
Steve

Ciarán Hinds
Carl

Mathieu Kassovitz
Robert

Hanns Zischler
Hans

Ayelet Zurer
Daphna

Geoffrey Rush
Ephraim

Gila Almagor
Avner's Mother

Michael Lonsdale
Papa

Mathieu Amalric
Louis
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Litvanya’da Sovyet yetimhanesinde kalan on altı yaşındaki Hannibal Lecter yetimhanedeki arkadaşlarıyla anlaşamamaktadır. Geceleri kız kardeşiyle ilgili korkunç kabuslar gören Hannibal sonunda yetimhaneden kaçar ve amcasının yaşadığı Paris’e gider.Fakat Hannibal, Lecter Şatosu’na geldiğinde amcasının ölmüş olduğunu keşfeder. Amcasının dul eşi Murasaki Shibuku ona evini açar ve bu gizemli kadın onu, yemek, müzik ve resim hakkında eğitir. Fakat Hannibal bir türlü onu kovalayan geçmişinden ve gördüğü korkunç kabuslardan kurtulamamaktadır. Tıp eğitimi almaya başlayan Hannibal kabuslarında gördüğü savaş suçlularını aramaya karar verir. Tek bir amacı vardır. Açlıktan ölmemek için gözleri önünde küçük kız kardeşini yiyen adamlardan intikam almak.
Hannibal Doğuyor

Özgürlük hareketlerinin kasıp kavurduğu 1970'lerde, Patrick 'Kitten' Braden isimli bir gencin büyüleyici ve dokunaklı öyküsü Plüton'da Kahvaltı. Patrick, daha ufacık bir bebekken ailesi tarafından terk edilmiş ve Peder Bernard'ın kapısına bırakılmıştır. Daha henüz büyüme sancıları çektiği ufak yaşlarında bile kendi farklılığının bilincindedir ve bütün tepkilere ve baskılara rağmen değişmeyi reddeder. Yıllar geçip de kendi başına hareket edebileceğinin bilincine varır varmaz, Londra'ya gidip annesini aramaya karar verir. Bu yolculuk, onu hem kendisi ile ilgili hem de bilmediği bambaşka dünyalarla ilgili yenilikleri keşfetmesini sağlayacaktır.
Plüton'da Kahvaltı

Film detaylari icin tiklayin...
L'Homme qui aimait les femmes

Jean Baptiste Grenouille, 18.yy da Paris’te dünyaya gelmiş olup, son derece değişik bir karakterdir. Her türlü kokuya karşı sıra dışı bir algısı vardır. Duyarlılığı çok yüksektir. Öte yandan diğer duyuları aksine gelişmemiştir. Arzu ettiği kokulara sahip olmak uğrunda her şeyi yapmaya hazırdır. Buna insan öldürmek de dahil. Bir gün kendine ait bir ten kokusunun olmadığını fark eder. Bu durumda tek çare vardır. Ona insan kokusu gerekir. Yeni baştan yaratacağı bir insan kokusu. Bunu elde etmek için de insanlara gereksinimi vardır. Patrick Süskind’in aynı adlı romanından uyarlanan film, koku ile var olabilen Jean Baptiste’in trajedisini anlatmaktadır.
Koku: Bir Katilin Hikayesi

Silahlı ve gitarlı kahraman "El Mariachi" yönetmen Robert Rodriguez'in, Western üçlemesinin, son bölümü olan Once Upon A Time In Mexico'nun destansı finalinde kasabaya geri dönüyor... Antonio Banderas, Salma Hayek, Johnny Depp, Mickey Rourke, Eva Mendes, Enrique Iglesias ve Willem Dafoe performanslarıyla göz dolduruyor...
Bir Zamanlar Meksika’da

1970'lerin ortasında, güzellikleriyle komşu oğlanları kendilerine aşık eden beş yeniyetme kız kardeş olan Lisbon kızları, Michigan'ın durgun bir mahallesinde yaşarlar. Aşırı koruyucu anne ve babaları (James Woods ve Kathleen Turner) yüzünden tecrit içinde yaşayan kızlar, banliyö manzaralarının üzerinde süzülen ışıltılı ve ulaşılmaz düşler gibidirler. Ancak okulun en yakışıklısı Trip Fontaine (Josh Hartnett), Lux Lisbon'ı (Kirsten Dunst) ve kız kardeşlerini mezuniyet balosuna gitmeye ikna edince, oğlanların romantik fantezileri bir anda gerçekleşmenin eşiğine gelir – ta ki hayatlarını sonsuza dek değiştirecek bir olaylar zincirinin içine çekilinceye kadar.
Masumiyetin İntiharı

Idi Amin'in Uganda'sı ile ilgili neler biliyorsunuz? Dünyanın tanıdığı en vahşi diktatörlerden bir olan Idi Amin'in Uganda'sı ile bizleri tanıştıran film, insanlık tarihinin karanlık sayfalarından birine kamerasını çeviriyor.Tıbbi bir misyonla Uganda'ya gelen genç doktor Nicholas Garrigan, bu uzak ve çok da fazla tanımadığı ülkeye doğru yola çıktığında oldukça idealist düşüncelerle yüklüdür. Fakat bu düşüncelerinin yerini büyük bir karanlığın alması uzun sürmez. Son derece katı ve barbar bir yönetim şekli yürüten Idi Amin'in emirleri altında, hareket sınırları oldukça dardır. İlk zamanlar bunun onurunu yaşasa da Garrigan'ın, nasıl bir barbarlığın parçası yapılmak istendiğini anlaması uzun sürmeyecektir. Ama yanlışlardan geri dönüş, sandığı kadar kolay olmayacaktır.
İskoçya'nın Son Kralı

Komşularınız. Onları her gün görüyorsunuz. Adlarını biliyorsunuz. Yakından tanıyorsunuz. Peki ya sırlarını biliyor musunuz? Bir kolejde profesör olan Michael Faraday, eşinin sağcı teröristler tarafından öldürülmesi üzerine bu gruptan olan insanlara karşı takıntılar edinmiştir. İlk günlerde dostça görünen ve oğlunun arkadaşlık kurduğu yeni komşularının garip tavırları, evlerine gittiğinde evin bazı bölümlerine girmesine izin verilmemesi Faraday'ı şüphelendirir. Acaba komşuları düşündüğü gibi teröristler midir yoksa karısını kaybetmenin yol açtığı stresle gittikçe paranoyak davranışlar mı sergilemeye başlamıştır?
Korkunç Politika

Öğrencilerin sesini yükseltmeye başladığı, o ünlü 68 Baharı'ndayız. Isabelle ve erkek kardeşi Theo, bohem aileleri tatilde olduğu için Paris'te yalnız kalmışlardır. Matthew isimli Amerikalı bir öğrenciyi evlerine davet ederler. Üçünün de ortak özelliği ise filmlere olan düşkünlükleridir. Zaman içinde konukla aralarındaki ilişki tutkularının peşinden cinselliği tüm yönleriyle keşfedecekleri arzu dolu bir oyuna dönüşür. Dışarıda ise devrim sesini çoktan yükseltmeye başlamıştır.
Düşler, Tutkular ve Suçlar

Uzakdoğu sinemasının yükselen değeri Kim-Ki Duk'un yönettiği, bol ödüllü bu filmde, Avrupa'ya seyahat etme hayalleri kuran liseli iki genç kızın para bulmak için içine düştükleri durum anlatılıyor.Jae Young, internet üzerinden ayarladıkları, erkeklerle birlikte olurken, Yeo-Jin de organizasyonun kusursuz işlemesini sağlar. Ancak Yeo-Jin bir gün büyük bir hata yapar ve polis baskınından kaçmaya çalışan Jae Young camdan atlayarak ağır yaralanır.Genç kız hastanede ölünce Yeo-Jin onun yerini alarak erkeklerle birlikte olmaya başlar.Yeo-Jin’in dedektif olan babası kızının nasıl bir işin içinde olduğunu fark edince kızının müşterilerinden intikam almaya karar verir.