

Oyuncu Kadrosu

Max Davidson
Ferdinand Brandeis

Snitz Edwards
Herr Bauer
Grace Marvin
Molly Brandeis
Bernice Radom
Little Fanny Brandeis
Danny Hoy
Aloysius

E. Alyn Warren
Rabbi Thalman
Raymond Lee
Little Theodore Brandeis

Josef Swickard
The Great Schabelitz
Richard Cummings
Father Ritzpatrick
Joseph Sterns
Little Clarence Hyle
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Dramatik bir dedektiflik hikayesini anlatan The Song of Names filmi iki küçük çocuğu II. Dünya Savaşı arifesinde bir araya getirir. Martin, Mortimer Simmons isimli başarılı bir müzisyenin oğludur. Dovidl ise ise dokuz yaşında başarılı bir kemancıdır. Dovidl, Warsaw'dan Martin'in yaşadığı eve gelerek ünlü müzisyen Carl Flesch ile çalışacaktır
The Song of Names

Film detaylari icin tiklayin...
Canone Inverso

Film Bruno'nun Berlin'de bir hapishaneden tahliye olma sahneleriyle başlar. Hapishane müdürünün sert nasihatlerinden Bruno'nun bir alkolik olduğunu ve işlemiş olduğu bütün suçların alkolizmden kaynaklandığı anlarız. Müdürün alkolden uzak durması gerektiğiyle ilgili uyarılarını kayıtsızca dinleyen Bruno, dışarı çıkar çıkmaz gördüğü ilk bara dalar. Burada iki kadın satıcısının darp ettiği Eva adlı bir fahişeyi teselli eder ve evine davet eder. Evde onları çok yaşlı komşusu Scheitz karşılar. Bruno'nun yokluğunda evine göz kulak olmuş olan bu ufak tefek eksantrik ihtiyar eski bir bilim adamıdır ve Almanya'daki hayatından bıktığı için Wisconsin'e, bir araba tamircisi Amerikalı yeğeni Clayton'ın yanına göçmeyi planlamaktadır. Bruno ise sokaklarda akordeon çalarak hayatını kazanmaya çalışır. İki kadın satıcısının Eva'nın izini bularak eve gelmeleri ve tacizlerini sürdürmeleri üzerine ihtiyar Scheitz Bruno ve Eva'ya Amerika'ya birlikte gitmelerini önerir.
Stroszek

Ian'ın (Paul Nichols) ona pek de iyi davranmadığı bir günün ardından kız arkadaşı Samantha (Jennifer Love Hewitt) bir araba kazasında ölür. Vicdan azabıyla uyanan Ian farkeder ki o günü baştan yaşamaktadır. Olayları değiştirmek için uğraşır * sevdiğiniz insanın son günü olduğunu sadece siz bilseydiniz ne yapardınız?
Keşke

Film detaylari icin tiklayin...
富士見二丁目交響楽団シリーズ 寒冷前線コンダクター

Abisi Gus ve karısı Karin'in evlerinin garajında yaşayan Lars Lindstrom, babası öldükten sonra içine kapanan, insanlarla iletişim kurmaktan ve yakınlaşmaktan çekinen bir gençtir. Lars'ın durumu için endişelenen ve onu ailenin bir parçası yapabilmek için çabalayan Karin ve Gus, Lars'ın bir kız arkadaşı olduğunu öğrenince sevinseler de, gelin adayının internetten sipariş üzerine gelmiş bir şişme bebek olduğunu görünce sevinçleri pek uzun sürmez. İşin zor kısmı ise Lars etkilenmesin diye yeni “kız arkadaşı” Bianca'ya gerçek muamelesi yapmak zorunda kalacak olmalarıdır.
Gerçek Sevgili

Alvin Straight ve kızı küçük bir kasabada yaşamaktadır. Az paraları vardır ve Alvin şeker hastasıdır. Araba kullanamaz, kendi başına yürüyemeyecek haldedir ama söz dinlemez ve inatçı biridir. Eve gelen bir telefonla 10 yıldır görmediği abisinin kalp krizi geçirdiğini öğrenir. Bunun üzerine Alvin macerasına başlar, hem de bir çim biçme makinasının üstünde, ağabeyini ziyaret etmek üzere yola çıkar... Yüzlerce kilometre, bir sürü yeni insan, 6 haftalık bir macera. Sonuçta Alvin hedefine ulaşabilecek mi?
Straight'in Hikayesi

Film detaylari icin tiklayin...
Cock o' the Walk

Janet ve Ursula Widdington sakin bir kıyı kasabasında yaşayan iki kardeştir. Büyük bir fırtınanın sabahında uyandıklarında, kıyıya vurmuş, yaralı bir genç adam Andrea ile karşılaşırlar. Bu genç adam Ursula'nın içindeki özlem duygusunu ve Janet'in içindeki annelik içgüdülerini uyandırırken, savaş zamanını yaşayan kasaba halkı tarafından korku ve şüphe ile karşılanır.
Lavanta Kokulu Kadınlar

Woody Allen filmografisi içinde mütevazi, ama iyi bir yer tutan küçük ve oldukça sempatik bir film. Siyah-beyaz film, Allen'ın bir sanatçı olarak her zaman varolan yaratma komplekslerini en çok dışavuran film olarak biliniyor. Fellini'nin unutulmaz filmi "Sekiz Buçuk"a bir gönderme niteliğindeki filmde ünlü bir sinema yönetmeni olan Sandy, Stardust Oteli'nde düzenlenen bir festivale katılır. Bunalımın eşiğindeki sanatçı burada da hayranlarının ve eleştirmenlerin tacizinden bir türlü kurtulamaz. Üstüne üstlük içinde gitgide artan korku ve komplekslerle karşılaşarak zor günler geçirmektedir. Sandy, festival süresince hayatını ve yaptığı işleri bir kez daha gözden geçirecektir.