

Charlie Wilson'ın Savaşı
Charlie Wilson's War
Yonetmen: Mike Nichols
Vizyon Tarihi: 19 Aralık 2007
Konu
Bu filmde Afganistan’daki Sovyet işgali sırasında komünizme karşı direnen mücahitlere gizli yollardan silah ve finans desteği sağlayan Teksas’lı kongre üyesi Charlie Wilson’un gerçek yaşam öyküsü anlatılıyor. Charlie Wilson, hayatını dolu dolu yaşadı… Kişiliğinin geri planına politik kurnazlığı, derin vatanseverlik duygusunu ve mazlumlara duyduğu tutkuyu başarıyla gizlemiş Teksaslı bir kongre üyesiydi. Charlie’nin yakın dostu, bir numaralı koruyucusu ve bazen de sevgilisi olan Joanne Herring, Teksas’ın en zengin kadınlarından biriydi ve çok önemli bir anti-komünist olarak tanınıyordu. O güne kadar hiç kimsenin yapmadığı birşeyi yaptılar ve mücahitlere gizli fon ve silah sağlayarak ülkedeki Sovyet işgalinin sona ermesini sağladılar. Sıradışı bir ittifak kurabilmek için dünyayı dolaştılar. Başarıları olağanüstüydü.
Oyuncu Kadrosu

Tom Hanks
Charlie Wilson

Julia Roberts
Joanne Herring

Philip Seymour Hoffman
Gust Avrakotos

Amy Adams
Bonnie Bach

Emily Blunt
Jane Liddle

Om Puri
President Zia

Shiri Appleby
Jailbait - Charlie's Angels

Rachel Nichols
Suzanne - Charlie's Angels

Wynn Everett
Receptionist - Charlie's Angel

Jud Tylor
Crystal Lee
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Ergenlikten yeni çıkmış Hughes, babasının matkap ucu fabrikasından kalan serveti, I. Dünya Savaşı'nda savaşan uçakları konu alan "Cehennem Melekleri" adında bir film çekmek için kullanmak gibi çılgın bir karar alan Hughes, benzeri olmayan bir film yapmak üzere yola çıkar ve bu yol ona büyük bir şöhreti de beraberinde getirir.
Göklerin Hakimi

Masumiyetin kaybolup cesarete dönüştüğü bir hikaye.Oliver Stone'un Vietnam'a 'sol'dan bir bakış attığı 'Doğum Günü Dört Temmuz', muhafazakar görüşlü, içi Amerikan vatanseverliğiyle dolu bir gencin savaşa gitmesini ve gerçeklerle yüz yüze gelmesini anlatıyor. Tom Cruise filmdeki rolüyle Oscar adayı olmuş ve unutulmaz bir performans vermişti.
Doğum Günü Dört Temmuz

1787 yılında İngiltere Kraliyet Donanması'na ait HMS Bounty gemisinin William Bligh komutasında Tahiti'ye doğru yaptığı yolculuğu ve ardından gemide çıkan isyanı anlatıyor. Başlangıçta, Bligh ve mürettebatı Tahiti'ye, oradan ekin (özellikle ekmek ağacı fidanı) almak üzere gönderilir. Ancak uzun ve zorlu yolculuk, aşırı disiplinci ve sert yapılı Kaptan Bligh ile mürettebat arasında büyük gerilimler doğurur. Özellikle ikinci kaptan Fletcher Christian, Bligh'ın baskıcı tutumuna karşı isyan eder. Tahiti'deki rahat ve özgür hayatı gören mürettebat da Kaptan Bligh'ın sert disipliniyle daha fazla baş edemez. Sonunda Fletcher Christian önderliğinde bir grup denizci, Bounty'de isyan çıkarır. Bligh ve ona sadık kalanlar küçük bir sandal ile okyanusa bırakılır. Christian ve isyancılar ise gemiyi alıp kendi kaderlerini çizmeye çalışır.
Gemide İsyan

Film detaylari icin tiklayin...
Ancora volano le farfalle

Devrimci-Sosyalist bir politikacı olan Dr.Lambrakis ,(Yves Montand)barış savunucularının gösterisinde devletin sağ kanadının organize ettiği bir suikaste kurban gider. Cinayetin hemen arkasından devlet ve ordu görevlilerinin yaptıkları tek şey, olayı örtbas etmek için gerekli delilleri ortadan kaldırmaktır. Fakat prosedür gereği açılan davaya atanan savcı, olayın derinlerine indikçe karşılaştığı akıl almaz gerçeklerle yılmadan tıpkı bir dedektif gibi araştırmasına devam eder. Ama bu araştırma sırasında karşısına çıkan engeller, devletin içinde tahmininden de derin makamlardan gelecektir. Jean-Louis Trintignant'ın bir savcıyı ve Yves Montand'ın da solcu bir partinin önde gelen temsilcilerinden birini canlandırdığı filmde barışın önemi, faşist çeteler ile hükümet içindeki güçlerin ilişkisi bağlamında derin devlet sorunsalı irdelenmektedir.
Ölümsüz

Film detaylari icin tiklayin...
Half Past Ten

Sarah, erkek arkadaşı Jeff’le evlenmeyi kabul etmişse de, bundan ölesiye korkmaktadır. Şimdi de, kızkardeşi Annie tenis partneriyle evlenmeye karar verdiği için, Sarah’ın düğüne katılmak üzere memleketi Kaliforniya Pasadena’ya dönmesi gerekmektedir. Bu da ailesiyle vakit geçirmek anlamına gelmektedir.Babası Earl onu çok sevse de hiçbir zaman gerçekten anlayamamıştır. Annesinin ölümünden sonraysa babası ile birbirlerinden gitgide uzaklaşmıştırlar. Sarah için, eve gitmek, önünde uzanmasından korktuğu sıkıcı, yerleşik hayatı kuş bakışı izlemek gibidir.Bu geziyi katlanılabilir kılan tek şey asabi anneannesi Katharine’le olabilme fırsatıdır. Katharine yanlışlıkla ağzından, ailede evlilik öncesi korkuyu ilk yaşayanın Sarah olmadığını kaçırır: Aslında, Sarah’ın merhum annesi de 30 yıl önce Sarah’nın babasıyla evlilik arifesinde gizemli bir genç adamla kaçmıştır.
Gerçek Dedikodu

Film detaylari icin tiklayin...
Filth City

Leon Uris’in aynı adlı eserinden uyarlanan 1969 yapımı film, soğuk savaş sırasında yaşanan casus hikâyelerini konu alır. Film, birbirinden farklı birçok kişinin öykülerinin kesiştiği yerdir. Zeki bir Fransız ajanı, sıhhi savaştaki karmaşıklaşmış politikalar içerisinde, 1962 Küba krizine yol açmış olayları gün yüzüne çıkarır. Daha sonrasında ise Fransa’ya geri dönerek uluslararası Rus casusluk çemberinden ayrılır.
Topaz

Film detaylari icin tiklayin...