

Trans Halindeki Ülke
Terra em Transe
Yonetmen: Glauber Rocha
Vizyon Tarihi: 2 Mayıs 1967
Konu
Hayali bir Latin Amerika ülkesinde, Eldorado’da, idealist ve anarşist şair ve gazeteci Paulo Martins, halk yardakçısı vali Felipe Viera ve muhafazakâr cumhurbaşkanı Porfirio Diaz’a karşı mücadele eder ve devrimciler tarafından desteklenir. Bir tarafta egemen olanlar, toprak sahipleri, ekonomik ya da siyasal gücü ele geçirenler, öte yanda da ezilenler, yanıltılan, sömürülen, boyun eğen ya da başkaldıranlar... Brezilya’da 1964 Martında ordu solcu başkanı devirip diktatörlük kurduktan birkaç yıl sonra (1967) çekilmiş olan “Trans Halindeki Ülke”, böyle bir darbe hiç direnişle karşılaşmadan, nasıl bu kadar çabuk yerleşebilir mi diyor acaba?
Oyuncu Kadrosu

Jardel Filho
Paulo Martins

Paulo Autran
Porfírio Diaz

José Lewgoy
Felipe Vieira

Glauce Rocha
Sara

Paulo Gracindo
Don Julio Fuentes

Hugo Carvana
Álvaro

Danuza Leão
Silvia

Jofre Soares
Padre Gil

Modesto de Souza
Senador

Francisco Milani
Aldo
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

1560 yılında, efsanevi altın ülkesi El Dorado’yu bulmak amacıyla İspanyol “kâşif”ler And dağlarını aşmaktadırlar. Aralarında komutan yardımcısı Don Lope de Aguirre’nin de bulunduğu bir keşif kolu Don Pedro de Ursua başkanlığında yola çıkar. Yerli kölelerin kılavuzluğunda, önce dağlarda ardından haritalarda gösterilmemiş bir nehirde, sallarla sürdürülen yolculuk büyük kayıplara yol açar. Yiyecekleri, salları, mühimatları ve adamları telef olur; artık görünürde nehir ve bataklıktan başka fethedilecek bir şey kalmamıştır. Askerler görünmeyen ellerin attığı ok ve mızraklara hedef olmaktadır. Ursua keşfe son vererek kampa geri dönmeye karar verir. Aguirre ise nehri takip ederek zafere doğru yürümeleri gerektiğini savunur. Ursua yardımcısının zincire vurulmasını emredince Aguirre ve yandaşları isyan ederler. Aguirre komutayı ele aldığında, kimse ona karşı çıkmaya cesaret edemez.
Aguirre, Tanrı'nın Gazabı

Babasının ölümünden sonra Daniel annesi ile Newark'tan New Jersey'e taşınmıştır. Kaldıkları yerde kibar Okinawalı Bay Miagi ile tanışacaktır. Okuldan yeni arkadaşı Ali Mills ile kumsalda gezerken onun eski erkek arkadaşı ve Cobra karate okulunun en iyi öğrencisi Johnny ile başını belaya sokar. Bu çekişme ile süregelen olaylar sonucunda bir gün Daniel Johnny ve onun karate okulu arkadaşları tarafından dövülürken Bay Miagi'nin onu kurtarmasına kadar giden bir süreci başlatır. Miagi ilk sefer Daniel'ın onun sensei olması isteğini reddedecektir. Fakat Johnny ve arkadaşlarının intikam isteği üzerine onun hocası olmayı kabul eder.
Karate Kid

Antonia Fraser’ın çok satan kitabından, Sophia Coppola tarafından beyazperdeye uyarlanan film, tarihin en ünlü kadın figürlerinden birine, Fransa kraliçesi Marie Antoinette’in dramına odaklanıyor. Dönemin politik ve siyasi şartları gereğince Fransa kralıyla evlendirilen genç Avusturya kraliçesi Marie Antoniette, yaşamını sürdüreceği bu yeni hayat düzeninde çeşitli zorluklarla karşılaşıyor. Kayıtsız ve ilgisiz bir kocaya sahip olan genç kraliçe, Versailles sarayının ihtişamlı gölgesi altında çeşitli siyasi oyunlara ve politik hesaplaşmalara tanık oluyor. Genç kraliçe bu alışık olmadığı düzende mücadele etmenin yolunu uçarı partilerde ve tehlikeli dostluklarda ararken, film kadın başrakarakterini tüm insansı halleriyle ele alıp alışılmışın dışında bir Marie Antoniette portresi çiziyor.
Marie Antoinette

Tanrıkent filmiyle dikkatleri üzerine çeken Fernando Meirelles, John Le Carre’ın çoksatan romanından uyarladığı Arka Bahçe’yi; yine kendine has, eşsiz bir üslupla sinemaseverlerle buluşturuyor. Arka Bahçe, Kenya’da vahşice öldürülen aktrist Tessa Quayle’in ölümünün ardındaki esrar perdesini kaldırmak isteyen kocası Justin Quayle’nin bireysel çabalarıyla ortaya çıkardığı büyük bir komployu anlatıyor.
Arka Bahçe
Film detaylari icin tiklayin...
Return Journey

Film detaylari icin tiklayin...
potentiel gâché

Mutlak güç, mutlak yozlaşmayı getirir. Topluma önderlik eden dört insan, özel olarak seçilen genç kız ve oğlanları sistematik bir biçimde aşağılayarak onlardan yararlanır ve işkence eder... Bir dizi müstehcen öyküyle başlayan bu sefahat dolu işkence, dinsel bir tören havasının ardına gizlenmiştir. Filmin gelişimi cinsel sapıklıktan sadizme, işkenceden ölüme kadar amansızca uzanır. İşkencelerin alacağı bir zevk yoktur, acımaları da... Pasolini'nin son filminde bir ölüm kokusu, çöküş ve umutsuzluk sancıları içinde kıvranan insanlığa soyutlanmış son bir ağıt yatar. Faşizme karşı zehir zemberek bu film, kasvetli bir tür vasiyettir sanki...
Salo ya da Sodom'un 120 günü

Tiyatro yönetmeni Caden yeni bir oyun üzerinde çalışmaktadır. Karısı Adele Berlin'deki tablolarını takip edebilmek için küçük kızları Olive'yi de alarak onu terk eder. Terapisti Madeleine ona tavsiyeler vermek yerine çok satan kitabının sayfalarında gezinmektedir. Çekici ve samimi Hazel ile olan ilişkisiyse beklenmedik şekilde karaya oturur. Kendi var oluşunu anlamlı kılmak ve ölümsüzlük saplantısını tatmin etmek için bir binayı tiyatro sahnesi olarak düzenleyip, her bir bölümünde çeşitli yaşamları oynayacak oyuncuları içine yerleştirme ve yönetme kararı alır * Eternal Sunshine of the Spotless Mind ve Being John Malkovich gibi filmlerin hayalgücü sınır tanımayan senaristi Charlie Kaufman'ın yazıp, ilk defa yönetmen koltuğuna oturduğu filmi Synecdoche, New York, ilginç senaryosuyla dikkatleri üzerine çekiyor.
New York Yanılsamaları

John Holmes, 70'lı yılların en ünlü porno film oyuncularından biri. İki kuşak porno yıldızlarıyla kamera önüne geçen kült oyuncu, 80'li yıllarda çaptan düştü. Evli olmasına rağmen genç bir kadınla ilişkiye giren Holmes, bu dönemde uyuşturucularla da oldukça haşır neşir oldu. 81 yılında Wonderland Avenue'de işlenen dört cinayet ise Holmes'un ismini yeniden gündeme taşıdı. Kız arkadaşıyla birlikte bu cinayetlerde parmağı olduğu ileri sürülüyordu. Film özellikle bu karanlık ilişkiler ağı üzerinde duruyor.Toronto Film Festivali'nde gösterilecek olan yapımda Holmes'u Val Kilmer canlandırıyor.
Wonderland

Eddie Adams bir gece kulübünde çalışan bir gençtir. Yaptığı işi bir sanat olarak gören Jack Horner adındaki porno film yönetmeni tarafından keşfedilir. Eddie ismini Dirk Diggler olarak değiştirir ve 1970'lerin son zamanlarında porno endüstrisine hızlı bir giriş yapar.