

Пиры Валтасара, или Ночь со Сталиным
Yonetmen: Юрий Кара
Vizyon Tarihi: 6 Kasım 1989
Oyuncu Kadrosu

Александр Феклистов
Sandro Chegemba

Алексей Петренко
Stalin

Евгений Евстигнеев
Kalinin

Сергей Никоненко
Voroshilov

Валентин Гафт
Beriya

Михаил Кононов
KGB officer

Юрий Кара

Лариса Белогурова
Nina, Beria's wife

Алексей Сафонов
Nestor Lakoba

Тамара Яндиева
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Fatal Deception: Mrs. Lee Harvey Oswald

Film detaylari icin tiklayin...
The Bedroom

Film detaylari icin tiklayin...
Fransız Devrimi

Film detaylari icin tiklayin...
Zaseda

Judy Davis’in canlandırdığı Joan Fraser, 1950’lerde fanatik bir komünisttir ve Joseph Stalin’e (F. Murray Abraham) hayrandır. Stalin’e yazdığı mektuplar dikkat çeker ve Moskova’ya davet edilir. Orada Stalin’le bir gece geçirir, Stalin aynı gece ölür ve Joan hamile kalarak Avustralya’ya döner. Çocuğunun babasının Stalin mi yoksa aynı gece birlikte olduğu ajan Nine (David Ogden Stiers) mı olduğundan emin değildir. Joan, oğlu Joe’yu (Richard Roxburgh) devrimci ideallerle yetiştirir, ancak Joe annesinin sol siyasetine isyan eder ve polis sendikası lideri olur, Avustralya’yı 1989’da iç savaşın eşiğine getirir. Mockumentary tarzındaki film, absürt komediyle politik taşlama sunar. Judy Davis’in performansı ve güçlü kadro (Sam Neill, Geoffrey Rush) öne çıkar, ancak yavaş tempo eleştirilmiştir.
Devrim Çocukları

Mezun olmak üzere olan, koşuya tutkun Babe (Oscar® ödüllü Dustin Hoffman) New York'ta yaşıyor. Ağabeyi, Avrupalı kız arkadaşı ve saklanan bir Nazi'nin dahil olduğu garip bir kumpasın ortasına sürüklenen Babe, bir ajan olan abisi sayesinde 'zor anlar' yaşıyor. Kaçak nazi Christian Szell rolünde Laurence Olivier, çizdiği akıl almaz sadist potresiyle Oscar® ödülüne aday gösterilmiştir. John Schlesinger yönetmenliğinde yıldız kadrosuyla Vahşi Koşu izleyenlere tırnak yedirtecek bir gerilim macera.
Vahşi Koşu

Film detaylari icin tiklayin...
Krótki dzień pracy

‘‘Şimdi pes etmeli miyim? Eğer pes edersem, insanoğlu hikayecisini kaybeder ve insanoğlu bir kez hikayecisini kaybetti mi, çocukluğunu da kaybetmiş olur!’’ Berlin üzerinde bir melek... Usta isim Wim Wenders’ın yönetimindeki film, Berlin’deki hayatı ve hayat içinde yorgun insanları izleyen meleklerin, özellikle de Melek Damien’in hikayesini anlatmaktadır. Masumiyetlerinden ve gönül gözlerinin açıklığından ötürü olsa gerek, bu melekleri yalnızca çocuklar fark etmektedir. Diğer melekler gibi, tüm dünyayı siyah-beyaz gören, kütüphanede kitap okuyan insanların okuduklarını dinleyen Damien’ın tüm düzeni, sirkte çalışan güzel bir kadına aşık olmasıyla değişecek ve insan olmaya karar vermesine neden olacaktır. Ses getiren Hollywood yapımlarından City of Angels’ın esinlenildiği film olan yapım, Bruno Ganz ve Peter Falk’ın oyunculukları, Nick Cave’in müzikleri, aldığı ve aday olduğu pek çok ödülle dikkat değer bir yapımdır...
Arzunun Kanatları

Film detaylari icin tiklayin...
Le Chevalier de la nuit

Salvador, dönemin anarşistlerinden biriydi ve banka soyguncusuydu. 1974′te idam edilmesinden önce Lluis Llach’ın ünlü protesto şarkısı I si canto trist’e ilham kaynağı olmuştu. Filmin en büyük sürprizlerinden biri, Llach’ın filmin şarkılarını hazırlayacak olması. Bir diğeri ise Brühl’ün fazla bilinmeyen bir özelliğini sergileyip İspanyolca konuşacak olması ki zaten annesi de İspanyol olan oyuncunun ana dillerinden biri de Katalanca.