

Çete
Bande à part
Yonetmen: Jean-Luc Godard
Vizyon Tarihi: 5 Ağustos 1964
Konu
Arthur ve Franz her ne pahasına olursa olsun büyük bir vurgun yapıp zengin olmak isteyen iki yakın arkadaştır. Franz yeni tanıştığı genç ve güzel Odile'in büyükannesinin evinde gizlediği paralardan haberdar olduğunda hemen harekete geçerler. Sıfır hatayla planladıkları soyguna genç kızı ikna etmeleri kolay olmasa da, sonunda harekete geçerler. Ancak hayat her zaman planlananı vermez ve bazı sonuçlar beklenenden ağır olabilir * Fransız Yeni Dalgası'nın müstesna ismi Jean-Luc Godard, Serseri Aşıklar'daki üslubunu, teknik olarak daha az deneysel olsa da, tematik olarak sürdürerek, unutulmaz bir yapıma imza atıyor. Ve dikkatli sinemaseverlerin farkedeceği üzere, Quentin Tarantino'ya kuracağı yapım şirketi ismi için de ilham veriyor: 'A Band Apart'
Oyuncu Kadrosu

Anna Karina
Odile

Claude Brasseur
Arthur

Sami Frey
Franz

Danièle Girard
English Teacher

Louisa Colpeyn
Madame Victoria

Chantal Darget
Arthur's Aunt

Georges Staquet
Legionary

Ernest Menzer
Arthur's Uncle

Jean-Claude Rémoleux
The Alcoholic Student

Michel Delahaye
The Doorman
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
La Noche Del Halcon

Kriminal ve duygusal anlamda hırsızlık üzerine bir öykü olan “Breaking and Entering”de, farklı dünyalardan gelen ve yolları Londra’da kesişen iki grup insan vardır. Bunlardan birincisi, uzun süreden beri bu kentte yaşayan Londra’lılar: ikincisi ise, bu kente sonradan gelip King’s Cross bölgesine yerleşen yabancılardır. Londralı bir peyzaj mimarının kentin yoksul kesiminde açtığı lüks ofisi üst üste birkaç kez soyulur. Genç mimarın hırsızlık olayının sorumlusunu bulmak için yaptığı araştırmalar, onu alışkın olduğu dünyanın güvenli ortamından çok uzaklara düşürecektir.
Hırsız

Film detaylari icin tiklayin...
L'Homme qui aimait les femmes

Jean Baptiste Grenouille, 18.yy da Paris’te dünyaya gelmiş olup, son derece değişik bir karakterdir. Her türlü kokuya karşı sıra dışı bir algısı vardır. Duyarlılığı çok yüksektir. Öte yandan diğer duyuları aksine gelişmemiştir. Arzu ettiği kokulara sahip olmak uğrunda her şeyi yapmaya hazırdır. Buna insan öldürmek de dahil. Bir gün kendine ait bir ten kokusunun olmadığını fark eder. Bu durumda tek çare vardır. Ona insan kokusu gerekir. Yeni baştan yaratacağı bir insan kokusu. Bunu elde etmek için de insanlara gereksinimi vardır. Patrick Süskind’in aynı adlı romanından uyarlanan film, koku ile var olabilen Jean Baptiste’in trajedisini anlatmaktadır.
Koku: Bir Katilin Hikayesi

Polis müfettişi Ramon Mike Vargas ile Susan Vargas, henüz evlenmiş ve balayı için Meksika sınırında bir kasabayı seçmiş, kendi halinde bir çifttir. Karısıyla huzurlu bir kaç gün geçirmek isteyen genç müfettiş, kasabaya adımını atar atmaz bir bomba patlar ve Vargas, kendini olayın içinde bulur. Arabaya yerleştirilmiş bir bombanın patlamasıyla şok geçiren kasaba sakinleri ve tabii ki Vargas, olayın içinde bölge polislerinden Hank Quinlan'ın parmağı olduğundan bihaber suçluyu aramaya koyulurlar.
Bitmeyen Balayı

Film detaylari icin tiklayin...
Wildfire

Andras, Bir Macar yahudisi olan Laszlo'nun işlettiği restoranda piyanist olarak işe başlar. Aynı restoranda çalışan ve Laszlo'nun sevgilisi Ilona ile aralarında bir ilişki başlar. Ilona'ya aşık olan bir diğer adam ise, restoranın müdavimi, genç Alman işadamı Hans Wieck'dir. Birgün Andras, Ilona'ya doğum günü hediyesi olarak bir beste yapar. Daha sonraları bu beste küçücük bir Macar restoranından tüm dünyaya yayılır ve intiharlar baş göstermeye başlar. Aynı zamanda, Naziler Avrupa'yı ele geçirmeye ve Yahudi soykırımına başlamıştır. Bu 4 kişi arasındaki ilişki ise, söz konusu dönemin getirdiği sorunlarla beraber şarkının kasvetine uygun şekilde ilerleyecektir.
Kederli Pazar

Öğrencilerin sesini yükseltmeye başladığı, o ünlü 68 Baharı'ndayız. Isabelle ve erkek kardeşi Theo, bohem aileleri tatilde olduğu için Paris'te yalnız kalmışlardır. Matthew isimli Amerikalı bir öğrenciyi evlerine davet ederler. Üçünün de ortak özelliği ise filmlere olan düşkünlükleridir. Zaman içinde konukla aralarındaki ilişki tutkularının peşinden cinselliği tüm yönleriyle keşfedecekleri arzu dolu bir oyuna dönüşür. Dışarıda ise devrim sesini çoktan yükseltmeye başlamıştır.
Düşler, Tutkular ve Suçlar

Kendine ait bir hayatı olmayan, diğer insanların yaşamına, kendi yöntemleriyle ortak olan bir adam... Yardıma ihtiyacı olan genç bir kadın...Tatile giden insanların boşalttığı evlerini kullanarak yaşayan ve karşılığını kendince, bozulmuş ev aletlerini onararak ödeyen tuhaf bir adamın hikayesi Boş Ev. Yine böyle bir misafirliği sırasında kaldığı evde yalnız olmadığını fark eder. Evde kocası tarafından işkence gören genç bir kadınla karışılaşan adam şaşkındır. İlk başta birbirlerinden çok farklı görünen bu iki insan giderek yakınlaşır ve aralarında sıradışı bir ilişki başlar.Sinemanın görsel gücünü kullanmayı büyük bir ustalıkla başaran Kim Ki-Duk'un Boş Ev'i, bunu en iyi kanıtladığı filmlerinden biri.
Boş Ev

Erkek arkadaşından bıkan Arkansaslı garson kız Louise (Susan Sarandon), ihmalkar ve cinsiyet ayrımcısı kocasıyla birlikte sıkıcı bir hayatı olan arkadaşı Thelma'yı (Geena Davis) ayartır. Birlikte özgürlükle dolu bir haftasonu araba seyahatine çıkarlar.İlk uğrak yerleri olan barda gevşeyip dansederler ve yöre erkekleriyle eğlenip hoş bir akşam geçirirler. Ancak bir adam Thelma'yı park yerine kadar izleyip tecavüze yeltenince Louise yetişip onu öldürmek zorunda kalır. Polisin kendilerine hiç bir zaman inanmayacağı paranoyasına kapılan kadınlar kaçmaya karar verirler ve bir anda kanun kaçağı durumuna düşerler. Son olaylardan kötü etkilenen Thelma kafayı toparlamak için genç bir kovboy olan J.D (Brad Pitt) ile bir gecelik ilişki yaşar ve işler daha da sarpa sarar.