🔍 Filmleri Keşfet
Yıl, tür, puan — hangi modda olursan ol, sana uygun filmi bul.
Filtrele
12.440 film bulundu

Dìdi, lise başlamadan bir ay önce paten yapmayı, flört etmeyi ve anne sevgisinin, ailesinin öğretilerinin ötesindeki gerçek özünü keşfeden 13 yaşındaki Tayvanlı Amerikalı bir çocuğun hikayesini konu ediyor.
Dìdi

Orta Amerika’da bir üniversitede fizik profesörü olan Larry Gopnik, karısı Judith tarafından terk edildiğini öğrenir. Judith, kendisine daha fazla değer veren Larry’nin iş arkadaşı Sy Ableman’a aşık olmuştur. İlişkisini gizlemeyen Judith’in evden ayrılması ile aylak kardeşi Arthur’un eve taşınması ve tüm sorumluluğunu Larry’e yıkması bir olur. Oğlu Danny’nin ciddi bir disiplin sorunu vardır ve kızı tam bir alışveriş delisidir. Larry’nin sorunları bununla da kalmaz, kendisine gönderilen sabotaj mektupları ve rüşvet teklifleri ile de uğraşmaktadır. Tüm bunların ortasında Larry yapayalnızdır, gerçek bir tavsiyeye ve yardım edebilecek bir arkadaşa ihtiyacı vardır; ciddi bir dosta!
Ciddi Bir Adam

1950'lerin Londra'sının Batı Yakasında, çok sevilen bir oyunun film versiyonu için yapılan planlar, ekibin önemli bir üyesinin öldürülmesinden sonra aniden durur. Dünyadan bıkmış Müfettiş Stoppard ve hevesli acemi Memur Stalker davayı üstlendiğinde, ikisi kendilerini yeraltındaki göz alıcı, sefil tiyatroda şaşırtıcı bir eşkiyanın içinde bulurlar ve gizemli cinayeti kendi tehlikeleri pahasına araştırırlar.
Bak Nasıl Da Kaçıyorlar

Jane’in (Streep) üç yetişkin çocuğu, başarılı bir Santa Barbara pastahane/restoranı ve on yıl önce boşandığı eski kocası avukat Jake’le (Baldwin) dostça bir ilişkisi vardır. Fakat Jane ve Jake oğullarının üniversite mezuniyeti için kendilerini şehir dışında bulduklarında, işler karışmaya başlar. Birlikte yedikleri masum bir yemek düşünülmeyen bir şeye dönüşür—yeni bir ilişki. Jake, çok daha genç olan Agness’le (Lake Bell) evlidir ve Jane artık, diğer kadındır. Jane’in mutfağını değiştirmek için işe alınan mimar Adam (Martin), yeniden alevlenen bu aşkın ortasında kalır. Boşanmasının etkilerini atlatmaya çalışan Adam, Jane’e aşık olmaya başlar, ancak çok geçmeden bir aşk üçgeninin parçası olduğunu fark eder. Jane ve Jake kendi hayatlarına mı devam etmeli, yoksa aşk ikinci turda gerçekten daha mı güzeldir?
İlişki Durumu: Karmaşık

Joy Mangano henüz küçüklüğünden itibaren hayal gücü çok gelişmiş olan, yeni icatlar üretme peşinde bir kadındır. Hayatında ve ailesinde yaşadığı zorluklara rağmen üretkenliğini hiç yitirmez; günlük yaşamda pratik konulara dair elinden her türlü iş gelir. Bu arada boşandığı eşi, sorunlu annesi, ilgi isteyen iki küçük çocuğu ve yarı belalı babasıyla "normal" bir hayat sürdürmeye çalışır. Fakat bir gün her şey canına tak eder ve Joy yarım bıraktığı hayallerinin bir ucundan tutmak için yeniden kolları sıvar. Attığı bu adım, bütün hayatını tamamen değiştirecektir.
Joy

Çiftlikteki işlerden bunalan koyun Shaun ve kuzu arkadaşlarının hayallerini bir gün tatile çıkma ihtimalleri süsler. Nihayet o gün geldiğinde planları devreye girer ve hem çiftlik sahibini hem de çiftliğin köpeğini atlatarak firar ederler. Çiftçi uyuyakalınca karavanı kendiliğinden şehre gidip ortadan kaybolur. Kuzular sahipsizkalmıştır ve köpek dostlarıyla işbirliği yapıp sahiplerini bulmak için şehre giderler. Sırf biraz eğlenmek için atıldıkları bu macera beklediklerinden çok daha maceralı bir deneyime dönüşecektir.
Kuzular Firarda

13 yaşındaki Adam çok uzun süredir kayıp olan gizemli babasının peşinden bir yolculuğa çıkar. Bir süre sonra Adam babasının ünlü Kocaayak efsanesinden başkası olmadığını anlar. Babası yıllardır ormanda saklanmaktadır, böylece kendisini ve ailesini DNA'sının peşinde olan Hair Co. Adındaki şirketten koruyacaktır. Baba oğul kaybettikleri zamanı telafi etmeye çalışırlarken, Adam kendisinde de gizli güçler olduğunu keşfeder. Ancak babasını ararken Hair Co. yetkililerinin de peşinde olduğunu fark ettiğinde çok geç olacaktır.
Kocaayak ve Oğlu

Büyük beğeni kazanan bir yarı otobiyografi olan Amarcord, 1930larda Mussolini hakimiyetinden hemen önce küçük bir Adriyatik köyündeki yaşam üzerine odaklanmaktadır. Bahar geldiğinde köyde bir festival düzenlenir ve yeni yaşamı kutlamak için sembolik bir şenlik ateşi yakılır. Meydandaki bu buluşma, film boyunca gerçekleşecek birçok buluşmanın ilkidir. Her bir araya geldiklerinde, topluluğun renkli üyeleri kendilerini bütünüyle ortaya koyup tuhaf kişiliklerinden övünç duyarlar. Fesat hâkim olur her yerde. Filme yayılan kaotik hava filmde açık bir olay örgüsü görülmesini zorlaştırır. Amarcord gerçeküstü birkaç sekansa bölünür ve bunlardan birkaçı rengârenk köy ortamında oradan oraya dolaşıp duran Titta adlı genç bir adamın çevresinde gelişir. Siyaset ve aile ilişkileri grotesk bir uyumsuzluk ortamında birbirine karışır. Amarcord 1975 yılındaki En İyi Yabancı Film Akademi Ödülü de dahil tam 13 ödül kazandı.
Hatırlıyorum

1930’lu yıllarda, birbirinden ilginç bireylere sahip olan bir ailenin en küçük oğlu Bobby Dorfman yaşadığı hayattan bezmiş durumdadır. Dönemin en popüler film yıldızlarının menajerliğini yapan dayısı Phil'in yanına gitmek ailesinin kuyumcu dükkanında çalışmaktan çok daha cazip gelince genç adam soluğu Hollywood'ta alır. Phil’in ajansında çalışmaya başlayan Bobby, Hollywood’un skandal, dedikodu ve güzel kadınlarla dolu göz kamaştırıcı dünyasına ilk başlarda hayran kalsa da orada gerçekliğin bir hayli esnek bir şey olduğunu keşfedecektir. Bildiği acı ve aşk kavramlarının bir bir yıkılışını gören genç adam edindiği deneyimlerle zaman geçtikçe farklı bir adam olmaya başlar. Hollywood'un deneyimlerinden sonra New York'a dönen Bobby sıfırdan yeni bir hayata başlasa da geçmişin acılı izleri onu rahat bırakmayacaktır.
Cafe Society

Pizzasever kaplumbağalar bu maceralarında 17. yüzyıldalar. Çizgi roman sayfalarından beyazperdeye transfer olan dört dost kaplumbağa; Leonardo, Donatello, Raphael ve Michelangelo bu kez zamanda bir yolculuğa çıkıyorlar. Onlar 17. yüzyıl Japonya'sına giderken, o devirde yaşayan dört samuray da günümüze geliyor. Kaplumbağalar, feodal Japonya'da kendilerini iki hanedan arasındaki iktidar savaşında buluyorlar ve tabii ki iyilerin yanında yer alıyorlar.
Ninja Kaplumbağalar 3: Zamanda Yolculuk

Genç bir kadın olan Emma’nın uçak korkusu vardır ve bir iş seyahatinden döndüğü sırada büyük bir paniğe kapılır. Uçakta yaşanan hafif sarsıntılar sonucu uçağın düşmek üzere olduğunu düşünen Emma, ölmeden önce kendisine sakladığı sırları paylaşmak ister. Son anlarını yaşadığını düşünen Emma, yanında bulunan adamın bir yabancı olduğunu düşünerek ona en özel sırlarını anlatır. Ancak tüm sırlarını anlattığı adam aslında ona pek de yabancı değildir. Genç kadın işe gittiğinde tüm sırlarını döktüğü adamı karşısında görünce oldukça şaşırır. Hayatına dair birçok şey bilen adamın şirketinin genç CEO’su Jack olduğunu öğrenen Emma için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
Sır Tutabilir Misin?

D.E.B.S., özel bir akademide gizlice eğitilmiş dört genç kadından oluşan elit bir ajan grubudur. Dışarıdan bakıldığında okul kızları gibi görünseler de, gizli görevlerde suçla ve tehditlerle mücadele ederler. Masum görünümlerinin altında yüksek eğitimli ve ölümcül ajanlar gizlidir.
Çıtır Ajanlar

Bu filmde Afganistan’daki Sovyet işgali sırasında komünizme karşı direnen mücahitlere gizli yollardan silah ve finans desteği sağlayan Teksas’lı kongre üyesi Charlie Wilson’un gerçek yaşam öyküsü anlatılıyor. Charlie Wilson, hayatını dolu dolu yaşadı… Kişiliğinin geri planına politik kurnazlığı, derin vatanseverlik duygusunu ve mazlumlara duyduğu tutkuyu başarıyla gizlemiş Teksaslı bir kongre üyesiydi. Charlie’nin yakın dostu, bir numaralı koruyucusu ve bazen de sevgilisi olan Joanne Herring, Teksas’ın en zengin kadınlarından biriydi ve çok önemli bir anti-komünist olarak tanınıyordu. O güne kadar hiç kimsenin yapmadığı birşeyi yaptılar ve mücahitlere gizli fon ve silah sağlayarak ülkedeki Sovyet işgalinin sona ermesini sağladılar. Sıradışı bir ittifak kurabilmek için dünyayı dolaştılar. Başarıları olağanüstüydü.
Charlie Wilson'ın Savaşı

Jerome genç bir sanatçı adayı. Gözünü biraz yukarılara dikmiş. Dünyanın en iyi sanatçısı olmak istiyor. Eğitimli bir sanatçı olmaya karar veriyor ve alanında son derece önemli bir okula kayıt yaptırıyor.Fakat zamanla farkediyor ki, kendisinde bir tutukluk var ve sanat dünyasında yükselmek o kadar da kolay olmayacak. Hedefi için başka bir yol düşünmeye başlıyor. Ve bir gün aniden cinayet suçlamasıyla tutuklanıyor. Çizgi roman dünyasının cool ismi Daniel Clowes’un Eightball serisinden uyarlanan filmin bir sürprizi de Amarika’da yaşayan Türk oyuncu Osman Soykut’un da kadroda bulunması. S. K.
Jerome'un Planı

Soyguncularla çatışmada hayatta kalan tek polis olan Jack Cates, sert ve sıkı birisidir ve katilin peşine düşerken hapiste olan Reggie Hammond adındaki sabıkalıyı 48 saatliğine dışarı çıkarır. Bu sırada katil saklı olan nakit paranın peşindedir. 80'lerin sonlarına damgasını vuran aksiyon/komedi sinemasının önemli örneklerinden '48 Saat' filminin gişe başarısı üzerine aynı kadroyla yapılmış devam filmi.
48 Saat Daha

Portokalos ailesi, 30 yaşına gelmesine rağmen halen evlenmemiş olan kızları Toula için endişelenmektedir. Ailesinin sahibi olduğu Yunan lokantasında çalışmakta olan Toula, bu hayatından bezdiği için artık büyük bir değişiklik istemektedir. Halasının turizm acentasında çalışmaya başlayan Toula, lan Miller adlı uzun boylu, yakışıklı bir lise öğretmenine aşık olur. Ancak ciddi bir sorun vardır. Lan Yunanlı olmadığı için eski moda bir adam olan Toula'nın babası Gus, bu birlikteliğe kesinlikle karşı çıkmaktadır.
Kalbinin Sesini Dinle

Film detaylari icin tiklayin...
映画ドラえもん のび太の新恐竜

Yeni mezun Oliver, çarçabuk iş hayatına atılmış yirmili yaşlarında bir gençtir. Yoğun geçen iş hayatı yüzünden sürekli seyahat etmektedir. Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır sözüne inanarak, iş hayatındaki hedeflerinde yalnız olmak istemez... İş seyahatlerinden birinde Emily’yle karşılaşır. Bu bir ilktir. Tanışmalarından itibaren, tam yedi yıl sürecek olan bir karşılaşma döngüsünün içine girerler. Bir türlü; kader mi, yoksa tesadüf mü kestiremezler. Hayatlarının farklı dönem ve durumlarında sürekli bir araya gelen ikili arasında adını koyamadıkları bir ilişki gelişir. Beraberken çok iyi vakit geçirdikleri halde zıt karakterlere sahip olmaları biraraya gelmelerini zorlaştırır. İsmini koyamadıkları bu ilişkileri sadece bir arkadaşlık olarak mı kalacaktır, yoksa daha ötesine mi dönüşecektir?Modern hayat koşuşturmaları arasında birbirlerine duydukları hisler yüzünden bocalayan iki gencin öyküsü, günümüz aşklarına değişik bir pencereden bakmamızı sağlıyor.
Aşk Gibi Bir Şey

İlk filmin üzerinden birkaç yıl geçmiştir. Mafya babası Paul Vitti (Robert DeNiro) hapishanededir ve orada öldürülmekten korkmaktadır. Aklına deli numarası yaparak hapishaneden kurtulmaktan başka çözüm yolu gelmez. Onunla ilgilenen psikiyatrist Ben Sobol (Billy Crystal) da deli raporu verince Paul hapisten çıkartılır. Artık şimdi bir televizyonda mafyalar üzerine yapılan bir araştırma için çalışmaya başlamıştır...
Anlatamadım mı?

40'larındaki üç yakın arkadaş, Fransa'nın güneyinde kendilerinden çok daha genç erkeklerle ateşli ilişkilere yelken açarken kayıp ve kalp kırıklığıyla mücadele eder.