

Il cavaliere misterioso
Yonetmen: Riccardo Freda
Vizyon Tarihi: 1 Kasım 1948
Oyuncu Kadrosu

Vittorio Gassman
Giacomo Casanova, cavaliere di Seingalt

María Mercader
Elisabetta

Yvonne Sanson
L'imperatrice Caterina II di Russia

Gianna Maria Canale
La contessa Lehmann
Alessandra Mamis
La contessa Ipatieff
Hans Hinrich
Il grande inquisitore

Dante Maggio
Gennaro, il servo di Casanova
Guido Notari
Il conte Ipatieff

Vittorio Duse
Ivan

Elli Parvo
La dogaressa
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Kaptan Jack Sparrow, özgür ve çılgın bir hayat süren sevimli fakat üçkağıtçı bir korsandır. Ancak, düşmanı kurnaz Kaptan Barbossa, Jack'in gemisi olan Siyah İnci'yi çaldığında, Jack'in korsanlık yaşamı altüst olur. Bu da yetmezmiş gibi, Barbossa, Port Royal kasabasına saldırır ve belediye başkanının güzeller güzeli kızı Elizabeth Swann'ı kaçırır. Elizabeth'i kurtarmak ve Siyah İnci'yi geri almak için Elizabeth'in çocukluk arkadaşı Will Turner ve Jack güçlerini birleştirirler. Ancak Will'in bilmediği, lanetli bir hazinenin Barbossa'nın ve mürettebatının kaderini sonsuza kadar ölümsüz olarak değiştirdiğidir. Laneti bozmak için hazinenin tamamının geri dönmesi gerekmektedir, yoksa Barbossa ve mürettebatı birer iskelete dönüşeceklerdir.
Karayip Korsanları: Siyah İnci'nin Laneti

Film detaylari icin tiklayin...
ਚਾਰ ਸਾਹਿਬਜ਼ਾਦੇ: ਬੰਦਾ ਸਿੰਘ ਬਹਾਦਰ ਦਾ ਉਭਾਰ

Öykü, belirsiz bir zaman diliminde, feodal düzenin hakim olduğu Çin topraklarında geçiyor. Çalınan bir kılıcın ve ünlü bir kaçağın peşindeki iki savaşçı, iz üstündeyken soylu bir adamın kızına rast gelirler. Fiziksel açıdan şaşırtıcı derecede iyi eğitilmiş bir dövüşçü olan bu genç kız, hayatının kritik kararlarından birini vermek üzeredir. Mucizelerin olağan karşılandığı, havada yürüyen zen savaşçılarının cirit attığı bir düşsel gerçekliği koreografik olarak sinemaya taşıyan yönetmen Ang Lee, romantizm ve aksiyonun dinamik bir öykü içindeki birleşimi olarak tanımlıyor filmini.
Kaplan ve Ejderha

Savaşmaya pek de hevesli olmayan bir kahraman olan Benjamin Martin, İngilizler Benjamin'in değer verdiği insanları tehdit etmeye başlayınca kendini Amerikan Devrimi'nin içinde buluverir. İdealist bir vatansever olan oğlu Gabriel ile birlikte silah kuşanıp Amerikan milislerinin başına geçer ve "kırmızı urbalılarla" göğüs göğüse çarpışır. Bunlar olurken kendi ailesini korumasının tek yolunun genç Amerikan ulusunu topyekün bağımsızlığa taşımak olduğunu keşfeder fakat karanlık geçmişi, savaşta da peşini bırakmaz.
Vatansever

Kaptan Jack Sparrow, efsanevi Gençlik Pınarı'nı bulmak için yeni bir maceraya atılır. Bu kez, Jack eski sevgilisi ve tehlikeli bir kadın olan Angelica ile karşılaşır. Angelica, Jack'i, onun eski düşmanı Kaptan Kara Sakal ile yüzleşmeye zorlar. Kara Sakal, Gençlik Pınarı'nı bulmak ve ölümsüzlüğü elde etmek için her şeyi göze almıştır. Jack, Angelica ve Kara Sakal'la birlikte, İngiliz ve İspanyol donanmalarının da arayışta olduğu Pınar'ı bulmak için tehlikeli bir yolculuğa çıkar.
Karayip Korsanları: Gizemli Denizlerde

Film detaylari icin tiklayin...
Sandok, il Maciste della giungla

Truffaut’nun sağır ve dilsizler için kurulan bir enstitüde çalışan doktor Itard’ı canlandırdığı filmde, ormanda bulunan ve konuşmayı bilmeyen Victor adlı bir ‘vahşi’nin uygarlığa döndürülme macerası anlatılıyor. Enstitünün sert yöntemlerinin Victor’u daha da uzaklaştıracağını düşünen Itard onu evine almaya karar veriyor.
Vahşi Çocuk

Jean Baptiste Grenouille, 18.yy da Paris’te dünyaya gelmiş olup, son derece değişik bir karakterdir. Her türlü kokuya karşı sıra dışı bir algısı vardır. Duyarlılığı çok yüksektir. Öte yandan diğer duyuları aksine gelişmemiştir. Arzu ettiği kokulara sahip olmak uğrunda her şeyi yapmaya hazırdır. Buna insan öldürmek de dahil. Bir gün kendine ait bir ten kokusunun olmadığını fark eder. Bu durumda tek çare vardır. Ona insan kokusu gerekir. Yeni baştan yaratacağı bir insan kokusu. Bunu elde etmek için de insanlara gereksinimi vardır. Patrick Süskind’in aynı adlı romanından uyarlanan film, koku ile var olabilen Jean Baptiste’in trajedisini anlatmaktadır.
Koku: Bir Katilin Hikayesi

Film detaylari icin tiklayin...
L'Anglaise et le Duc

1787 yılında İngiltere Kraliyet Donanması'na ait HMS Bounty gemisinin William Bligh komutasında Tahiti'ye doğru yaptığı yolculuğu ve ardından gemide çıkan isyanı anlatıyor. Başlangıçta, Bligh ve mürettebatı Tahiti'ye, oradan ekin (özellikle ekmek ağacı fidanı) almak üzere gönderilir. Ancak uzun ve zorlu yolculuk, aşırı disiplinci ve sert yapılı Kaptan Bligh ile mürettebat arasında büyük gerilimler doğurur. Özellikle ikinci kaptan Fletcher Christian, Bligh'ın baskıcı tutumuna karşı isyan eder. Tahiti'deki rahat ve özgür hayatı gören mürettebat da Kaptan Bligh'ın sert disipliniyle daha fazla baş edemez. Sonunda Fletcher Christian önderliğinde bir grup denizci, Bounty'de isyan çıkarır. Bligh ve ona sadık kalanlar küçük bir sandal ile okyanusa bırakılır. Christian ve isyancılar ise gemiyi alıp kendi kaderlerini çizmeye çalışır.