

Četvrti čovek
Yonetmen: Dejan Zečević
Vizyon Tarihi: 20 Şubat 2007
Oyuncu Kadrosu

Nikola Kojo
Major

Dragan Petrović 'Pele'
Inspektor

Marija Karan
Teodora

Bogdan Diklić
Pukovnik

Dragoslav 'Dragan' Nikolić
Političar

Miodrag 'Miki' Krstović
Doktor

Boris Milivojević
Mafijaš

Radoslav 'Rale' Milenković
Biznismen

Feđa Stojanović
Inspektor

Semka Sokolović-Bertok
Komšinica
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Parti başlıyor... Kendini göstermenin tam sırası... Daha şimdiden üç gün oldu. Burada öğreneceklerini asla annenden ya da okuldan öğrenemezsin. Ne yaptığın sadece seni ilgilendirir. Çok korkaksan, bunu yapmasını bir başkasından da isteyebilirim. 18 gün boyunca 4 genç kayıplara karışmıştır. Sonunda bu dört gençten biri olan Liz ortaya çıkar, korkmuştur ve yalnızdır... Partinin sonu... Bir okulun 4 öğrencisi ansızın ortadan kaybolmuştur... Balangıçta hepsine bir heyacan ve oyun gibi gözüken bu olay tam 18 gün sürer. Hayatta kalmayı başaran Liz olan biteni anlatmaktadır...
Delik

Efsane siyahi dedektifin maceralarını konu alan filmde Samuel L. Jackson başrolde. Bir dönemin umut veren yönetmenlerinden John Singleton, Shaft’ın devam filmiyle karşımızda. Kahramanımız ise 1971 yapımı aynı adlı filmin dedektifinin adaşı ve yeğeni John Shaft (Samuel L. Jackson). New York şehri dedektifi John Shaft’a, Trey Howard’ın (Mekhi Phifer), zengin bir emlakçının oğlu olan Walter Wade, Jr. (Christian Bale) tarafından ırkçı nedenlerle öldürülmesi olayını soruşturma görevi verilir. Shaft, cinayetin görgü tanığı Diane Palmieri’yi (Toni Collette) bulur ama kadın çabucak ortadan kaybolur ve mahkemeye çıkmaz. Wade Jr. kefaletle serbest bırakılır, İsviçre’ye kaçar. İki yıl sonra geri döndüğünde Shaft onu ülkeden ayrıldığı için yeniden tutuklar. Pasaportu elinden alınan Wade Jr., emniyet amirliğinde Dominikli uyuşturucu kaçakçısı Peoples Hernandez’e (Jeffrey Wright) rastlar. Katil zanlısı yeniden kefaletle serbest bırakılınca, Shaft görevinden istifa eder.
Korkusuz

New Orleanslı asi ruhlu gençler Lula ve Sailor birbirlerine çılgınca aşıktır. Lula'nın dengesiz annesi, nefret ettiği Sailor'ın üstüne belalı bir tipi salar. Sailor biraz amacını aşan bir şekilde istemeden adamın canını aldığında hapsi boylar. Genç adam bir gün şartlı salıverilir ve kendisini onca zaman beklemiş olan Lula ile birlikte Kaliforniya'ya doğru yola çıkarlar. Lula'nın annesi bu kez peşlerine bir özel dedektif ve bir de kiralık katil saladursun, genç aşıklar, birbirlerini ve Amerika'nın garipliklerini keşfedecekleri bir yolculuğu yaşarlar. Hayatı kaba saba çizgileriyle, televizyondan ve filmlerden öğrendiğini sanan bir kuşağın gözünden epeyce sert ve kimi zaman sürrealist bir yolcuğuluğa çıkarıyor bizi David Lynch. Yönetmenin, popülerliğinin zirvesindeyken gerçekleştirdiği bu dört dörtlük filmine Nicolas Cage ve Laura Dern uyumunun katkısı tartışılmaz...
Vahşi Duygular

İki çocukluk arkadaşı Bastille Günü'nde Paris'te büyük bir banka soygunu gerçekleştirirler. Soygunculardan biri, bu bankada çalışan memurlardan biriyle ilişki yaşamaya başlar. Banka memurunun geceleri ek gelir elde etmek için fahişe olarak çalışıyor olması soygunu tehlikeye atar.
Killing Zoe

Kız arkadaşı Ingrid tarafından terkedilen John'un yaşamı, esrarengiz komşuları Kim ve Anne'le tanışınca epey değişir. Bedeninde izlerle uyandığı tutku dolu sevişmelerin sabahlarını, iş arkadaşlarının şaşkınlıkla şahit oldukları halsizlikler ve hafıza kayıpları izler. Genç adam, giderek düş ile gerçeği birbirine karıştırmaya başladığı bir sırada, daha da şaşıracağı gelişmelerle sarsılacaktır.Norveçli Pal Sletaune, son yıllarda, dünya sinemasında, adından en çok söz ettiren yönetmenlerden biri. Anlatım diliyle olduğu kadar, gerilimi ve satır aralarıyla da çarpıcı bir yapım.
Kapı Komşusu

Cinnet, Alfred Hitchcock'un yıllar sonra sevgili kentine, yani Londra'ya dönüşünü simgeler. Bu dönüş ustaya ilham vermiş gibidir: Kentin son derece başarılı bir fon olarak kullanıldığı, herşeyiyle tipik İngiliz bir seri cinayetler öyküsü izleriz. Film, aynı zamanda Hitchcock filmlerinde görülegelmiş en kanlı cinayet sahnelerinden bazılarını da içerir. Ve bu nedenle kimi eleştirmenlerden "zevksiz" damgasını yer. Sanki biraz da bunu dengelemek için, katilin peşindeki polis komiseriyle eşinin evlerindeki yemek tartışmaları, ustanın mutfak kültürüne olan büyük ilgisinin bir yansıması ve ayrıca başlıbaşına bir mizah unsurudur. Ve film star oyuncuya sahip değilse de tipik İngiliz, birinci sınıf bir takım oyunculuğu içerir.
Cinnet

İngiliz Hükümeti, yüksek değerdeki işlenmemiş elmas sevkiyatları ortadan yokolunca harekete geçer. İngiliz ajan James Bond, konuyu araştırmakla görevlendirildiğinde, konuyu ilk önce basit bir kaçakçılık olarak değerlendirir ve fazla önemsemez. Fakat bir ipucu, 007'nin ezeli düşmanı Blofeld'in bu işin arkasında olduğunu gösterdiğinde, Bond onun planlarını bozmak karısı Tracy'nin ölümünün intikamını almak üzere çalışmaya başlar.
Ölümsüz Elmaslar

James Bond'a, kayıp bir cihazı bulma görevi verilmiştir. Cihaz, güneşin radyasyonunu kullanarak kontrol eden kişiye inanılmaz bir güç vermektedir. Bu arada, Fransisco Scaramanga adlı altın tabancalı bir katil, Bond'u öldürmek amacıyla peşine düşmüştür. Scaramanga, adasına çektiği Bond ile cüce yardımcısı Nick Nack ve çekici sevgilisi Andrea Anders'ın yardımıyla Bond'u öldürmeye çalışır.Bond, bir yandan Scaramanga'yı altedip hayatını kurtarmaya çalışırken, diğer yandan esas görevini yerine getirerek cihazı bulmayı deneyecektir.
Altın Tabancalı Adam

John ve Jane Smith, renksiz bir evlilik süren sıradan bir şehirli çifttir. Ancak her ikisi de diğerinin öğrenmek için cinayet işleyebileceği bir sır gizlemektedir: Bay ve Bayan Smith, yüksek ücretli, olağanüstü kiralık katildirler ve rakip kurumlar için çalışmaktadırlar. Bay ve Bayan Smith, birbirlerini öldürmek için kiralandıklarında evliliklerinde yeni bir heyecan kaynağı bulurlar ve eğlence başlar. Bay ve Bayan Smith, ölümcül yeteneklerini ortaya koyup evliliklerini müthiş bir sınava soktuklarında sonuç muhteşem bir macera yapıtına dönüşür.
Bay ve Bayan Smith

Son derece sakin gözüken bir Amerika kasabasında yaşayan Beaumont ailesi, babalarının geçirdiği krizle sarsılır. Oğul Jeffrey, babasını götürdüğü hastanenin dönüşünde eve doğru ilerlerken çimlerin üzerinde bir cisimle karşılaşır: Bu, bir insan kulağıdır. Kulağın kime ait olduğunu bulmaya çalışan ve bunu bir takıntı haline getiren Jeffrey'in yolu, histerik ama son derece etkileyici bir kadın olan Dorothy'ye çıkacaktır. Bir gece klubünde şarkıcılık yapan Dorothy, Jeffrey'e olayların düğümünün yeraltı dünyasının ünlü isimlerinden biri olan Frank ile çözüleceğini gösterecektir. Ancak Dorothy ne kadar güvenilirdir?