

Geride Kalanlar II: Direniş Gücü
Left Behind II: Tribulation Force
Yonetmen: Bill Corcoran
Vizyon Tarihi: 29 Ekim 2002
Konu
Kıyametin ardından bir hafta geçmiştir ve milyonlarca insan hâlâ kayıptır. Umutsuzluğa kapılan insanlık, karizmatik BM Başkanı Nicolae Carpathia'ya umut bağlamıştır. Ancak onun karanlık sırrını bilen dört kişilik küçük bir grup – bir televizyon gazetecisi, bir rahip, bir pilot ve pilotun kızı – Carpathia’nın gerçek kimliğini ortaya çıkarmaya kararlıdır. Dünya gözlerini onun sahte barışına kapatmışken, bu grup tehlikeli bir mücadeleye atılır: insanlığa gerçeği göstermek.
Oyuncu Kadrosu

Kirk Cameron
Buck Williams

Brad Johnson
Rayford Steele

Clarence Gilyard Jr.
Pastor Bruce Barnes

Janaya Stephens
Chloe Steele

Gordon Currie
Nicolae Carpathia

Chelsea Noble
Hattie Durham

Krista Bridges
Ivy Gold

Lubomir Mykytiuk
Rabbi Tsion Ben Judah

Christopher Bondy
Steve Plank
Christie MacFadyen
Irene Steele
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Pevensie ailesi, savaş nedeni ile güvende olmadıkları ülkelerini tahliye ettiklerinde karşılaşacakları maceradan haberdar değildiler. Dört kardeş, bir profesörün yanında yaşamaya başlarlaR. Bu sırada saklambaç oynayan en küçük kardeş Lucy, kendisini Narnia topraklarına götüren bir elbise dolabı keşfeder. Karlar altındaki Narnia tuhaf ama eşsiz yaratıklarla doludur. Beyaz Cadı Jadis tarafından da gözlenmektedir. Ailenin tüm çocukları bu dolabın içinden geçtiklerinde bambaşka bir dünya kurulur içlerinde. Hayvanların dile geldiği bu dünyanın yöneticisi Aslanı bulmaları ve Cadıyı da etkisiz hale getirmeleri gerekmektedir.
Narnia Günlükleri: Aslan, Cadı ve Dolap

John Forbes Nash kazandığı bir bursla Princeton Üniversitesi'nde öğrenim görmeye başlar. Bu süreçte parlak zekasını her daim hissettiren ancak çevresindekilerle uyum sorunu yaşayan dahi Nash, inanılmaz bir teoriyi ortaya sürüp kanıtlama aşamasına kadar gelir. Böylece matematik çevrelerince ününü yayan dahi adam zamanla şizofreni belirtileriyle mücadele etmeye başlar. Nash artık kendi kurgusal gerçekliklerinden oluşturduğu dünyasıyla asıl gerçekleri ayırt edemeyecek bir aşamaya gelir.
Akıl Oyunları

Efsane siyahi dedektifin maceralarını konu alan filmde Samuel L. Jackson başrolde. Bir dönemin umut veren yönetmenlerinden John Singleton, Shaft’ın devam filmiyle karşımızda. Kahramanımız ise 1971 yapımı aynı adlı filmin dedektifinin adaşı ve yeğeni John Shaft (Samuel L. Jackson). New York şehri dedektifi John Shaft’a, Trey Howard’ın (Mekhi Phifer), zengin bir emlakçının oğlu olan Walter Wade, Jr. (Christian Bale) tarafından ırkçı nedenlerle öldürülmesi olayını soruşturma görevi verilir. Shaft, cinayetin görgü tanığı Diane Palmieri’yi (Toni Collette) bulur ama kadın çabucak ortadan kaybolur ve mahkemeye çıkmaz. Wade Jr. kefaletle serbest bırakılır, İsviçre’ye kaçar. İki yıl sonra geri döndüğünde Shaft onu ülkeden ayrıldığı için yeniden tutuklar. Pasaportu elinden alınan Wade Jr., emniyet amirliğinde Dominikli uyuşturucu kaçakçısı Peoples Hernandez’e (Jeffrey Wright) rastlar. Katil zanlısı yeniden kefaletle serbest bırakılınca, Shaft görevinden istifa eder.
Korkusuz

New Orleanslı asi ruhlu gençler Lula ve Sailor birbirlerine çılgınca aşıktır. Lula'nın dengesiz annesi, nefret ettiği Sailor'ın üstüne belalı bir tipi salar. Sailor biraz amacını aşan bir şekilde istemeden adamın canını aldığında hapsi boylar. Genç adam bir gün şartlı salıverilir ve kendisini onca zaman beklemiş olan Lula ile birlikte Kaliforniya'ya doğru yola çıkarlar. Lula'nın annesi bu kez peşlerine bir özel dedektif ve bir de kiralık katil saladursun, genç aşıklar, birbirlerini ve Amerika'nın garipliklerini keşfedecekleri bir yolculuğu yaşarlar. Hayatı kaba saba çizgileriyle, televizyondan ve filmlerden öğrendiğini sanan bir kuşağın gözünden epeyce sert ve kimi zaman sürrealist bir yolcuğuluğa çıkarıyor bizi David Lynch. Yönetmenin, popülerliğinin zirvesindeyken gerçekleştirdiği bu dört dörtlük filmine Nicolas Cage ve Laura Dern uyumunun katkısı tartışılmaz...
Vahşi Duygular

Edgecomb, hikayesini anlatırken bir huzurevinde yaşamaktadır ve hapishanedeki görevinin üzerinden yıllar geçmiştir. Hapishanedeki hücrelerinden alınan idam mahkumlarının elektrikli sandalyenin bulunduğu ölüm odasına giderken yürüdükleri, bir millik yeşil yolda yaşananlara her defasında tanık olan Edgecomb, ömrü boyu unutamayacağı olaylara tanık olur. Edgecomb, yıllar boyunca sayısız idam mahkumu nakleder ama hiç birisi onu John Coffey kadar etkilemez. Oldukça iri yarı bir adam olan Coffey, iki küçük kızı öldürmek suçundan idama mahkum olmuştur. Ürkütücü görünümünün aksine oldukça ince, kırılgan ve düşünceli bir yapıya sahip olan Coffey, bazı doğaüstü güçlere sahiptir. Edgecomb'un ona gerçekten suçlu olup olmadığını sorması ile aralarında bir diyalog başlar.
Yeşil Yol

Futbolun Çocukları, Büyük Burhan sırasında ayakkabısız ve hatta topsuz bir şekilde futbol oynamaya başladıktan sonra Teksas eyalet şampiyonalarında yer almayı başaran Fort Worth'teki bir yetimhanenin futbol takımı Mighty Mites'in gerçek hikâyesini anlatıyor. Galip oldukları sezon boyunca bu mazlum çocuklar ve güçlü kişilikleri, şehirlerine, eyaletlerine ve toparlanmaya ihtiyacı olan bir ulusun tümüne ilham kaynağı oldu, hatta Başkan Franklin D. Roosevelt'in bile dikkatini çekti. Gösterdikleri başarının arkasında, bir yetimhanede koçluk yapabilmek için sahip olduğu ayrıcalıklı konumdan vazgeçerek meslektaşlarını şaşırtan efsanevi bir lise koçu olan Rusty Russell vardı. Russell'ın çok az kişinin bildiği bir sırrı vardı, o da bir yetimdi. Fiziksel olarak zayıf olan oyuncularının diğer takımları kas gücüyle yenemeyeceklerini anlayan Russell, modern futbolu da tanımlayacak yenilikçi stratejiler geliştirdi.
Futbolun Çocukları

Film detaylari icin tiklayin...
Stříbrný vítr

Film detaylari icin tiklayin...
なぞの転校生

Dünyaca ünlü İngiliz yazarı Sarah Morton, tatil yapmak ve biraz da çalışmak amacıyla, editörünün Fransa'daki evine misafir gelir. Bir gece, Fransız editörün genç kızı Julie, Sarah'ın hayatına altüst edici bir giriş yapar ve kadın yazarın yaşamındaki tüm sükunet, bir daha geri dönmemek üzere bozulur. 8 Kadın ile tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de tanınıp sevilen yönetmen François Ozon, bu filminde de sadık oyuncusu Charlotte Rampling'ten (Kumun Altında) vazgeçmiyor. Bununla da kalmıyor ve 8 Kadın'ın en masumu ve küçüğünü, Ludivine Sagnier'i de 'fettan kız' rolüyle olaya dahil ediyor.
Havuz

Yerel bir TV kanalı olan Eyewitness TV'de haber muhabiri olan Bruce, New York'da, genelde insana odaklanan, herkesi mutlu eden haberleriyle tanınmaktadır; ancak o emekli olmak üzere olan haber spikerinin yerine geçmek ya da en azından önemli uluslar arası haberleri sunmak ister. Aslında Bruce'un temel sorunu, yaşamındaki pek çok şeyden tatmin olmaması, çevresindekileri mutlu etmesine karşı, kendisinin çok mutsuz olmasıdır.. Bir gün, Niagara Şelaleleri'yle ilgili bir haber kutlamanın haberini yapmak için bölgeye giden Bruce, canlı yayına saniyeler kala, TV kanalındaki en büyük rakibinin, haber spikerliğine yükseldiğini öğrenince çılgına döner ve milyonlarca izleyicinin önünde kendini tutamayarak küfreder. Doğal olarak işinden olan Bruce'un hayatında her şey -bu sefer şikayet etmeye değecek şekilde- kötü gitmeye başlar: Bir çete tarafından feci şekilde dövülür, arabasını çaldırır, vs. Kötü kader için yakardığı Tanrı, sesini duyunca, Bruce için her şey değişmeye başlar..