

Midnight Crossing
Yonetmen: Roger Holzberg
Vizyon Tarihi: 13 Mayıs 1988
Oyuncu Kadrosu

Faye Dunaway
Helen Barton

Daniel J. Travanti
Morely Barton

Kim Cattrall
Alexa Schubb

John Laughlin
Jeff Schubb

Ned Beatty
Ellis
Pedro De Pool
Captain Mendoza

Douglas Weiser
Miller
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Tam sekiz yıl önce John Hammond,65 milyon yıl öncesi, dinazorların yaşadığı çağa ait sivrisinek fosilerinden alınan kan örnekleri sayesinde, DNA moleküllerinden yaratılan ve genetik mühendisliğin ürünü olan dinazorların özgürce dolaşmasını sağlayan Jurassic Park projesini hayata geçirmişti. Sekiz yıl sonra ise, Isa Sorna adası dışında bir başka ada da bilimsel çalışmalar yapılmış ve burada bazı yeni türlerde de dinazorlar üretilmiştir. Büyük bir Jurassic Park deneyimi yaşamış olan Paleog Dr. Allen Grant,dinazor kemikleri üzerinde yaptığı araştırmalarına devam etmektedir.Bir gün kapısını çok zengin olduklarını söyleyen bir karı-koca çalar. Çift, Grant'e Jurassic Park tesisine uçakla bir tur düzenlemek istediklerini ve kendisinin onlara eşlik etmesini isterler.Allen başta isteksiz görünse de teklifi güzel bir ücret karşılığında kabul eder. Ancak işler istedikleri gibi gitmeyecek ve kandırıldığını öğrenecektir.
Jurassic Park III

Cinnet, Alfred Hitchcock'un yıllar sonra sevgili kentine, yani Londra'ya dönüşünü simgeler. Bu dönüş ustaya ilham vermiş gibidir: Kentin son derece başarılı bir fon olarak kullanıldığı, herşeyiyle tipik İngiliz bir seri cinayetler öyküsü izleriz. Film, aynı zamanda Hitchcock filmlerinde görülegelmiş en kanlı cinayet sahnelerinden bazılarını da içerir. Ve bu nedenle kimi eleştirmenlerden "zevksiz" damgasını yer. Sanki biraz da bunu dengelemek için, katilin peşindeki polis komiseriyle eşinin evlerindeki yemek tartışmaları, ustanın mutfak kültürüne olan büyük ilgisinin bir yansıması ve ayrıca başlıbaşına bir mizah unsurudur. Ve film star oyuncuya sahip değilse de tipik İngiliz, birinci sınıf bir takım oyunculuğu içerir.
Cinnet

James Stewart ve Dorıs Day, korku sinemasının tartışmasız üstadı Hitchcock'un bu muhteşem geriliminde özgün ve dramatik bir performans sergiliyorlar. Stewart ve Day, Fas'ta oğulları Hank ile tatil yapan masum Amerikalılar Ben ve Jo McKenna'yı oynuyorlar. Marakeş pazarında bir Fransız ajanı Ben'in kollarında öldüğünde, çift oğullarının kaçırıldığını ve ingiltere'ye götürüldüğünü öğreniyor. Kime güveneceklerini bilmez halde olan McKenna ailesi uluslararası casusluk, suikastçilik ve terörle karşı karşıya kalır. Gerçeğe yaklaştıkça tüm hayatları değisecektir ve film meshur Albert Meydanı'nda gerilim dolu bir doruğa ulaşacaktır.
Çok Şey Bilen Adam

Suların artık güvenliği olduğu söyleniyor. Gerçek yakında ortaya çıkacak. Büyük beyaz köpekbalığının küçük sahil kasabası Amity'de yarattığı dehşetin üzerinden tam 4 yıl geçmiştir. Şimdi ise polis şefi Brody zamanla yarışmak zorundadır. Büyük beyaz köpekbalığı geri dönmüş, içinde kendi oğullarınında bulunduğu bir yelken yarışının içine sinsice dalmıştır. Yönetmen Steven Spielberg'ün 1974 yapımı gerilim başyapıtı ilk Jaws'ın ardından ikincisinin gelmesi gecikmedi. Ancak Spielberg bu devam filmini yönetmek istememişti. İlk filmin çekimlerde çok zor günler geçirmişti çünkü. Bu ikinci film, ilki gibi bir kült olmasa da yine de iyi bir devam filmi.
Jaws 2

Film detaylari icin tiklayin...
Klute

Marnie - Hırsız Kız, tipik Hitchcock sarışınlarından biri olan (ve ayrıca Melanie Griffith'in de annesi) Tippi Hedren için özel bir armağan gibidir. Geçmişindeki karanlık olaylar nedeniyle kişilik bozulmasına uğramış ve bu yüzden kleptoman ve de 'frijid' olmuş bir genç kadın... Hedren de bu rolü gayet iyi biçimde oynar: yanı başında kendisine aşık olup onu iyileştirmeye çabalayan, geleceğin Sean Connery olduğu halde.
Hırsız Kız

SPECTRE, bir askeri pilotu öldürdükten sonra, kendi adamını estetik ameliyatla onun yerine yerleştirir. Bu pilot, nükleer bomba yüküyle deneme uçuşları yapmakta olan özel bir bombardıman uçağıdır. Sahte pilot görevini başarıyla yerine getirir ve uçağı kaçırarak Pasifik'te bir ada yakınlarında denize indirir. SPECTRE 2 nükleer bomba ele geçirmiştir. İstedikleri fidye ödenmeze, bu bombalarla Amerika ve İngiltere'de birer şehri yok edeceklerini açıklarlar. James Bond, sadece 4 gün içinde SPECTRE'nin izini sürerek etkisiz hale getirmeli ve ezeli düşmanı Blofeld'i durdurmalıdır. Bu zorlu macerasında Bond'a, güzeller güzeli Domino yardım edecektir.
Yıldırım Harekatı

James Bond’u Sean Connery’nin canlandırdığı nefes kesici bir aksiyon. Blofeld III. Dünya Savaşı’nı çıkarmak için hazır... Rus ve Amerika arasında büyük bir savaşa neden olacaktır. Böylesine tehlikeli duruma karşı çıkabilecek tek kişi James Bond’dur. Bir çok güzel kasının yardımıyla 007, Blefold’un bir yanardağın içinde gizli merkezine sızacaktır.
İnsan İki Kere Yaşar

Ruslar ve İngilizler, birer denizaltıları ortadan kaybolunca savaşın eşiğine gelirler. Ele geçirilen mikrofilm, denizaltıların üçüncü bir tarafın kontrolündeki bir teknolojiyle takip edilerek kaçırıldığını ortaya çıkarır. Bunun üzerine MI6'in gözde ajanı James Bond ve güzel Rus ajanı Anya Amasova, güçlerini birleştirerek olayların şüphelisi milyarder işadamı Carl Stromberg'in peşine düşerler. Stromberg'ın amacı, nükleer denizaltıları kullanarak yer yüzünü yok etmek ve kurtulan insanlara denizlerin altında yeni bir yaşam imkanı sağlamaktır. Anya'yla beraber çalışan Bond, kendisini güzel partnerine karşı da korumak zorundadır çünkü bir önceki görevinde onun sevgilisini öldürmek zorunda kalmıştır.
Beni Seven Casus

Genç bir kadın aşık olduğu yakışıklı Maxim De Winter'la evlendikten bir süre sonra Maxim'in eski eşi Rebecca'nın birkaç ay önce gizemli bir şekilde ölmüş olduğunu öğrenir ve kocası ile olan ilişkisinin her zaman Rebecca'nın gölgesinde kalacağını farkeder. Film boyunca adı telafuz edilmeyen kadın, aynı zamanda kendisini evin yeni kadını olarak kabul etmek istemeyen hizmetçi Mrs. Danvers'ın kıskanç ve takıntılı tavırları ile başa çıkmak zorundadır. Alfred Hitchcock'un Daphne Du Maurier'ın bir romanından uyarladığı Rebecca yönetmenin aynı zamanda ilk Amerikan yapımı filmi olma özelliğini taşıyor. 1940'ta En İyi Film dalında Akademi Ödülü'nü kazanan filmin yapımcısı David Selznick'in bir önceki filmi Rüzgar Gibi Geçti de, aynı dalda ödül sahibi olmuş ve efsaneleşmişti.