🔍 Filmleri Keşfet
Yıl, tür, puan — hangi modda olursan ol, sana uygun filmi bul.
Filtrele
15.478 film bulundu

CBGC 1970′li yıllarda, New York’ta punk müziğin doğduğu yer olarak kabul edilen bir gece kulübü. 2006 yılında kapanan bu kulüp aslında çok da punk müziğe mekan olsun diye açılmış bir yer değildi aslında. Zaten adından da anlaşılıyor bu durum: CBGB yani Country Bluegrass Blues. Ama kader bu ya, punk müziğin öncü gruplarından The Ramones ilk kez bu mekanda sahneye çıkınca müzik tarihi yeniden şekilleniyor ve CBGB’nin sahibi Hilly Kristal da adını efsaneler arasına yazdırmış oluyor. Kimler çıkmıyor ki CBGB sahnesine? Blondie, Misfits, Patti Smith, Television, Talking Heads, Mink deVille, The Dead Boys… Liste uzayıp gidiyor. Hemen hemen aynı sıralarda Londra’ya da sıçrıyor punk alevi Sex Pistols, The Clash gibi gruplarla yeni bir dönem başlıyor. CBGC ise yıllar içinde eski ününü kaybediyor ve ne yazık ki 2006 yılında Hilly Kristal kulübün kapılarına kilit vuruyor. Kulüpte sahneye çıkan son isimse Patti Smith.
CBGC

Film detaylari icin tiklayin...
Sugar Daddy

On yedi yaşındaki Fatima, üç kız kardeşin en küçüğü. Dünyaya karşı arzuları, yeni keşfettiği cinselliğiyle kendine güveni tam, dikkatle hayatta kendi yolunu bulmaya çalışıyor, bir yandan da sevgi dolu Cezayir kökenli ailesine bağlılığını el üstünde tutuyor. Fatima Paris'te üniversiteye başlıyor, yeni arkadaşlar ediniyor, flört ediyor ve bambaşka bir dünyanın kapılarını aralıyor, derken her daim düşündüren, zorlu bir açmazla yüzleşiyor: Kendi kişiliğinden ödün vermeden hayatı sürdürmek mümkün müdür? Fatima Daas'ın aynı adlı otobiyografik ilk romanından ödüllü oyuncu ve yönetmen Hafsia Herzi tarafından sinemaya uyarlanan Kız Kardeş kültür çatışmaları ve hoşgörü meselelerine de değiniyor.
Kız Kardeş

Bir genç erkek melek, suç işledikten sonra başıboş dolaşan bir ruha, dünyaya dönerek yeniden yaşamaya gayret etme hakkı kazandığını anlatır. Büyük bir suç işlemiş olduğu söylenen “ruh”, sınıfın en tembeli, hiç arkadaşı olmayan, tek eğlencesi okuldan sonra sanat kulübünde resim yapmak olan Makoto Kobayashi isimli bir gencin bedenine yerleşecektir. Bir yabancının bedenine misafir olmanın rahatlığıyla, gayrimeşru ilişkisi olan annesine, yalnız insanların iyiliğini önemseyen iyimser babasına, derslerinde çok başarılı olan ve onu aşağılayan ağabeyinin küskün tavırlarına karşı koymasının ardından bir gerçeğin farkına varmaya başlar.
Rengarenk

Saldırgan mizaçlı senaryo yazarı Dix Steele (Bogart), bir cinayetten sorumlu tutulur ama yan komşusu Laurel Gray (Grahame), suç işlendiği sırada onun orada bulunmadığına dair tanıklık eder. Bu durum ikisi arasında tutkulu bir ilişkinin başlamasına yol açar; ne var ki Laurel, Dix’in vahşi yanıyla karşılaşınca çok korkar ve cinayeti gerçekten onun işleyip işlemediği noktasında şüpheye düşer. Bogart, yıllar boyunca romantik sert adamları canlandırdıktan sonra, bu filmde kendi beyazperde kişiliğinin daha derinlerine iner ve Sam Spade’e ya da Rick Blaine’e yakışmayacak bir nevrotik keskinlik sergiler. Gerek hak edenlere gerekse etmemiş olanlara tekme tokat saldırdığı öfke nöbetlerinde fazlasıyla korkutucu hale gelir.
Issız Bir Yerde

Londra'nın arka sokaklarında bir devlet okuluna giden Daniel ve Ornshaw, birbirine zıt karakterdeki iki yakın arkadaştır. Yaramazlıklarıyla tanınan Ornshaw, utangaç ve hassas bir çocuk olan Daniel ile kıyaslandığında tam bir zıtlık oluşturur. Bir gün, Daniel, bale pratiği yapan kız öğrencileri izlerken Melody (Tracy Hyde) adında bir kıza aşık olur ve ikili birbirlerine evlenme sözü verir. Okulu asıp sahile giden çift, yetişkinlerin şaşkınlığına rağmen arkadaşlarının desteğiyle bir düğün töreni düzenler. Ornshaw'un "papaz" rolünü üstlendiği bu törende, mavi gökyüzü altında, okul arkadaşlarının alkışları eşliğinde oyuncak bir arabaya binen Daniel ve Melody, mutlulukla çevrelenmiş bir şekilde yol alırlar.. Bu hikaye, çocukların saf duyguları ile yetişkinlerin katı kurallarına karşı duruşlarını anlatıyor.
Küçük Sevgili

John, 35 yaşında bir cam temizleyicisidir ve dört yaşındaki oğlu Michael'ı tek başına büyütmektedir. Michael'ın annesi, doğumdan kısa bir süre sonra onları terk etmiştir. John'a ölümcül bir hastalık teşhisi konduğunda, oğlunun geleceğini güvence altına almak için ona yeni bir aile bulma çabasına girer. Bu süreçte, çeşitli aday ailelerle görüşmeler yapar ve oğlunun en iyi şekilde büyüyebileceği bir yuva arar .
Nowhere Special

Mickey evliliğin ne demek olduğunu biliyordu. Eşlerden birinin mutlu diğerinin mutsuz olmasının bir evliliği yürütemeyeceğinin farkındaydı. Çünkü mutlu bir evlilik için herkesin mutsuz olması gerekiyordu. Basketbol hakemi olan Mickey bir havayolu sirketinde çalışan Ellen (Debra Winger) ile tanıştı ve aşk bu hikayede tatlı bir acıya dönüştü. Paris'te birbirlerine deli gibi aşık oldular ve pek de istemeden kariyerlerini sürdürmek için ayrıldılar, fakat yine de tutku dolu buluşmalardan kendilerini alıkoyamadılar. Aci veren bölümse evliliğin aşklarını tedavi etmeyeceğinden emin olmaktı. Yapımcı, yönetmen ve senaryo yazarı olarak filme imza atan Crystal'la birlikte Joe Mantegna, Julie Kavner ve William Hickey'nin oyunculuklarıyla kattığı ışıltı bu tatlı romantik hikayeyi unutulmazlar arasına koyuyor.
Ah Paris

İlk görüşte aşk başka şeye benzemez; öyle değil mi? Genç mizah yazarı Jerry Falk (Jason Biggs), özgür ruhlu ve zor bir genç kız olan Amanda’ya (Christina Ricci) aşık olur. Ama ilişkilerinin yürümesi için tahmin ettiğinden çok daha fazla çaba sarf etmesi gerektiğini kısa sürede keşfedecektir. Üstelik 60 yaşında mizah yazarı olmaya kalkan akıl hocası David (Woody Allen) ve Amanda’nın gürültücü annesi Paula ( Stockard Channing) işini hiç de kolaylaştırmayacaktır.
Yok Ya!

Londra sokaklarında yaşayan genç bir bağımlıya, kendini kurtarması için bir şans verilir; ancak iyileşme yolu, asla kaçamayabileceği tuhaf bir yolculuğa dönüşür.
Serseri

1964'te İrlanda'da 3 genç kız, aileleri ve kilise tarafından acımasız ve insanlık dışı Magdalene Manastırı'na gönderilirler. Burada suçlarının cezasını çekeceklerdir. Suçları bekar bir kadın olmak, güzel olmak, saf olmak, çok zeki olmak ya da sessiz kalmak istemeyen bir tecavüz kurbanı olmaktır.Günahları için çalışmaları gereklidir... Yılda 364 gün ve karın tokluğuna! Üstelik başlarına hiç ummadıkları şeyler gelecektir.
Günahkâr Rahibeler

Film, 1970'li ve 80li yıllarda National Lampoon dergisinin başarısı ve etkisi ile kısmen Doug Kenney tarafından denetlenmeye başlayan yeni bir medya imparatorluğunun ortaya çıkışını konu ediniyor. Bir komedyenin ortaya çıkış ve medyayı sarsmasına ışık tutacak olan biyografik yapım.
A Futile and Stupid Gesture

Beau yıldızı yeni yeni parlayan bir şarkı sözü yazarı, Kelly Carter ise altın çağları geçmişte kalan, orta yaşta bir country şarkıcısıdır. Tanışmaları ikisine de farklı açılardan ilham kaynağı olur. Öte yandan Kelly'nin menajer kocası da, eşinin kariyerini yükseltmek için, içerisinde eski güzellik kraliçesi Chiles Stanton'un da olduğu bir turne organize eder. Beau da bu ilişki ağına katılınca, dengeler karışır...
Country Strong

1831’de, köleliğin en ağır işlediği Virginia’da kölelerin isyanının başını çeken Nat Turner hakkındaki bu sert film, ilk gösterimini Sundance Film Festivali’nde yaptı. Film, sahibinin zoruyla, ülkeyi gezmek zorunda bırakılan köle Nat’in bu süreçte düzene karşı hınçlanarak silahlı bir isyana önayak olmasını anlatıyor. Oyunculuktan gelen yönetmen Nate Parker, hem İzleyici Ödülü hem de Büyük Jüri Ödülü kazandığı Sundance'te gösterildiği anda yılın sinema olaylarından birine dönüşen bu ilk filminde ülkesini tarihle yüzleştiriyor. Görsel tercihleriyle de dikkate şayan filmin adı DW Griffith’in 1915 yapımı aynı adlı filminin ırkçı yaklaşımına bir gönderme sayılıyor. Yönetmen, senarist ve yapımcı Nate Parker, filmde başrolü de üstleniyor. Uluslararası prömiyerini Toronto Film Festivali’nde yapacak olan The Birth of a Nation, daha şimdiden Oscar için konuşulan filmler arasına girdi.
Bir Ulusun Doğuşu

Clare, 1920’ler hayatını beyaz gibi davranarak yaşamaya karar veren açık tenli siyahi bir kadındır. Kendisi gibi olan okul arkadaşı Irene ise Afro-Amerikan toplumunun içinde yaşar. Yıllar sonra yeniden bir araya gelen Clare ve Irene, seçimleri nedeniyle çatışma yaşar. Renk çizgisinin zıt taraflarında yaşamayı seçen Clare ve Irene, zamanla birbirlerini kendi dünyalarına çeker.
Siyah Beyaz

Film detaylari icin tiklayin...
The Apostle

13 yaşındaki Amy, annesini bir trafik kazasında kaybettikten sonra Kanada'ya, pek tanımadığı eksantrik babasının yanına taşınır. Yeni hayatına uyum sağlayamayan Amy, derin bir üzüntüye kapılır. Ta ki bir gün terk edilmiş bir kaz yuvası bulana kadar... Yumurtalardan çıkan yavrulara annelik yapmaya başlayan Amy ve babası, kış geldiğinde bu savunmasız kuşları nasıl güneye götüreceklerini düşünürler. Sonunda Amy'nin bir uçakla kazları kendisinin götürmeye karar vermesiyle macera dolu bir yolculuk başlar.
Evden Uzakta

Kendine kendine genişleyen ve tüm yaşamı yok eden uçsuz bucaksız bir şehirde, gizemli ve yalnız bir adam, geride kalanlara yol göstererek ederek insanlığı kurtarmalıdır.
ブラム

Kenya McQueen (Sanna Lathan) istediği herşeye sahip olduğunu düşünüyordu: başarılı bir kariyer, iyi bir aile ve arkadaşlar. Kontrol altına alamadığı tek şey ise aşk hayatıydı. Bütün bunlar seksi, özgür ruhlu Brian Kelly'le (Simon Baker) tanışınca değişti. Ancak hepsi o kadar değildi. Birden sahneye ideal erkeği çıktı ve Kenya herkesin sahip olmak isteyeceği iki ilişki ve romantizm arasında bir karar vermek zorunda kalacaktı.
Aşk İçin Değer

Sokak vaizleri, İtalyan film yıldızları, hippiler ve klostrofobiyle dolu, eğlenceli olduğu kadar hüzünlü bu müzikal, duyguların doruğa çıktığı 1960’ların çarpıcı stilini ve kent kültürünü yakalıyor. Bu şirin aşk öyküsünün kahramanları “aşka âşık” müzikhol dansçısı Charity Hope Valentine ile utangaç ve ürkek muhasebeci Oscar Lindquist’tir. Fakat Bob Fosse’nin yönettiği ve koreografisini yaptığı bu ilk filmin erken tarihte klasikler arasına girmesini sağlayan öğe, konusundan çok, şaşırtıcı dans adımları ve dansçıların vücut hareketleridir. Fosse’nin 1966’daki özgün Broadway gösterisi 608 kez sahnelenmiş ve 12 kategoride Tony ödülüne aday gösterilmişti.